9 günde 70.000 e-mail adresini nasıl topladık?

Marka bilinirliğimizi artırmakta zorlanıyorduk. Kısa sürede yüz binlerce kişiye ulaşmak için tam olarak ne yaptığımız işte burada.

Biz IAMNOTBASIC olarak başarılı e-ticaret girişimlerinin sıkı bir takipçisiyiz. Kendimize örnek aldığımız, yakından incelediğimiz bazı girişimler pek tabii bulunuyor. Bunlardan biri Harry’s. Kendileri kaliteli, modern ve uygun fiyatlı traş malzemeleri üretiyor. Yani fikir olarak da bize hiç uzak değiller.

Lansmanlarında yaptıkları referral kampanyası dikkatimi çekmişti. Daha sonra Tim Ferriss’in blogunda bu kampanyayı nasıl yaptıklarını adım adım açıkladıkları yazıyı gördüm. Biz de hemen benzer bir kampanya yapmaya karar verdik.

Bu kampanya sayesinde bizim için oldukça hareketli, heyecanlı ve stresli geçen günlerin sonunda nasıl 70.000 e-mail adresini topladığımızı ise şimdi adım adım anlatıyor olacağım.

Öncelikle kampanya, insanların bizi arkadaşları ile paylaşması ve paylaştıkça hediye ürün kazanması esasına dayanıyor. Ne kadar çok kişiye bizi tanıtırsan, ne o kadar büyük bir ödüle kavuşuyorsunuz.

Kampanyanın ilk sayfası oldukça basit bir landing page. Burada yeni çıkacak ürünlerimizin sinyalini verdik. İstediğimiz; bize e-posta adreslerinizi bırakmanız idi, bu yüzden sayfada tıklanabilen tek şey “Bize Katıl” butonuydu.

E-posta adresinizi bıraktığınızda ise kampanyanın mekanizmasını anlatan ikinci sayfaya yönlendiriliyordunuz. Burada ise size özel bir link, sosyal medya paylaş butonları gösteriliyordu. Kendi linkini arkadaşlarınız ile paylaşarak farklı ödüller kazanabiliyordunuz ve hangi aşamada olduğunuzu bu sayfadan takip edebiliyordunuz.

İlk ödülümüzün ulaşılabilir olması gerekiyordu. Bu yüzden yalnızca bir arkadaşınız katılsa bile ödül vermek istedik. Bu ödülü de düzenleyeceğimiz lansman partimize davetiye olarak belirledik.

10 arkadaşınız katıldığında 1 adet tişört, 25 arkadaşınız katıldığında ise 4 adet tişört kazanıyordunuz. Büyük ödülümüz için ise bariyeri 50 arkadaşa yükselttik. Başarabilirseniz ödül 12 adet tişörttü.

Sayfanın altına, çirkin görünmesine rağmen, bazı uyarılar yerleştirdik. Bunun nedenlerini aşağıda yazacağım. Maalesef insanlar okumayı sevmiyor, bazı katılımcıların gözünden bu uyarılar kaçtı.

Kampanya öncesi mail listemiz 2.500 kişi civarlarındaydı. Neredeyse hepsi aktif müşterilerimizden oluşuyordu. Küçük ama etkili bir gruptular. Kampanyayı duyurmaya onlardan başladık.

Facebook fanlarımız ile devam ettik.

Bazı yakın arkadaşlarımıza da e-mail ve Facebook’tan mesaj atarak paylaşmaları için ricada bulunduk. Bunun dışında herhangi bir basın yayın organında yer almamaya özen gösterdik.

Hileyi engellemek için de bazı önlemler aldık. Aynı IP adresinden yapılan çoklu girişleri geçersiz saydık. E-mailini girenlerin double opt-in ile e-maillerini doğrulamasını zorunlu kıldık. Bunlara rağmen birçok yurdum insanının bin bir yaratıcı yöntem ile üç kağıda başvurduğunu hiç şaşırmadan gözlemledik.

Kampanya daha ilk günden hızlı başlamıştı. Ancak ikinci gün başımıza bir felaket geldi. Facebook fazla paylaşılmadan dolayı linkimizi blokladı. Bunu farkedip yeni bir link daha oluşturmamız bir günümüzü aldı. Sonrasında da her şey kartopu etkisiyle çoğalarak gitti.

9 gün sonunda kampanyayı bitirdiğimizde, kampanya sayfamız 199bin farklı kişiden 481bin görüntülenme almıştı. Toplam bırakılan e-mail sayısı ise 69.200'dü.

Günlere göre e-mailini bırakan kişi sayısı

Kampanya bitiminden sonra hemen kontrollere başladık. Yandaki gibi geçici e-mail adresi generate eden yazılım kullananlar, modemini aç-kapa yapıp IP adresini değiştirenler, VPN ile dünyanın çeşitli yerlerinden uydurma e-mailler girenler gibi birçok sapkın yola düşmüş kişiyi eledik. Elenme nedenlerini söylediğimizde kimisi hatasını kabul ederken cazgırlık yapıp tepemize çıkanlar da oldu pek tabii.

Aynı modemden, yalnız farklı bilgisayarlardan kaydolan farklı kişilerin girişlerini de geçerli sayamadık. Farklı kişiler olmalarına rağmen, bunu bizim anlayabilme olasılığımız olmadığı için en baştan kampanya kurallarında yazarak önlem aldık. Bu kişilerin kazanamadıkları tişörtleri ise hayır kurumlarına bağışlamayı kararlaştırdık.

Kontrollerden sonra geçerli e-mail adresi sayısı ise 69.000'den 44.000'e düştü.

Son durumda ödül kazananların tablosu şu şekilde gerçekleşti:

Toplamda 2.653 adet tişört ve 7.046 davetiye. Artı olarak bağışlanacak 300 tişört daha.

7.000 kişinin ve +1'lerinin katılma ihtimali olan bir organizasyonun bizi aşacağı ve birçok insandan davetiye yerine indirim talebi geldiğinden dolayı bu ödülü %15 indirim ile değiştirdik. Genel olarak olumlu karşılansa da bu değişiklik bazı kişilerden tepki topladı. Bazı insanların sadece negatif tepki vermek için fırsat kolladığını düşünüyorum.

İşin en zorlu kısmı ise önümüzdeydi: Hediyeleri sahiplerine ulaştırmak. Kazananlara tişörtleri ücretsiz şekilde alabilecekleri kupon kodlarını verdik. Herkes istediği tişörtü alabilecekti, kimseye belli bir model zorlamayacaktık ve hediyelerin gönderim kargosu ücretsiz olacaktı.

Normalde siparişlerimizi saat 15.00'e kadar aynı gün kargoya veriyoruz. Ancak hediyelerin siparişleri kapasitemizin kat kat üzerinde gelince sistemimiz açıkçası çöktü. Biz günde maksimum 200 sipariş hazırlayabilirken bir anda binin üzerinde sipariş sistemimize düştü. Bunu açıkçası düşünmemiştik!

Hemen herkese e-mail atarak kargoların gecikmeli olarak geleceğini, endişe etmemeleri gerektiğini söyledik. O hafta bütün ofis sabah-akşam paket yaptı.

Sonuç

Peki kampanyanın maliyetine gelirsek. Hediyelerin ürün ve kargo maliyetleri yaklaşık 60.000TL’yi buldu. Buna karşılık önemli bir kısmı hedef kitlemizden oluşan 44.000 kişi listemize kaydoldu, Facebook ve Twitter’da binlerce kez linkimiz paylaşıldı, yüz binlerce kişi markamızı görmüş oldu. Biz bu kampanyayı yaptığımıza hiç pişman değiliz:)

Bu tarz bir aktivite yapacak olanlara ise naçizane tavsiyelerim:

Maliyetleri iyi hesaplayın, bedava gibi görünmesine rağmen ürün maliyeti var. Kapasitenizi iyi bilin. Yerine getiremeyeceğiniz sözlerin altına girmeyin.
Sürekli iletişimde olun. Günün her saati kampanyayla ilgili soru geliyordu. İnsanların önemli bir kısmı yazıları okumuyor, kabak gibi yazsanız da aynı şeyi tekrar tekrar sorabiliyorlar.
Hileye hurdaya dikkat edin. Siz ne kadar iyi niyetli olursanız olun, sizi düdüklemek için fırsat kollayan bir kesim maalesef var. Ne olursa olsun kibarlığınızdan ve iyi niyetinizden ödün vermeyin.

@orkanorgun