Fotoğrafı Öğretmek : Bir Araya Toplanan Notlar / Philip Perkis

Hasan Kasapoğlu
Sep 6, 2018 · 3 min read

Çeviri: Hüseyin Yılmaz

Perkis’in “Fotoğrafı Öğretmek: Bir Araya Toplanan Notlar”ı şimdi bütünüyle okunması gereken bir klasik. Kitap fotoğrafik olarak nasıl düşünüleceği üzerine basit bir meditasyon.

Alıştırma #2 Raptiye

İki raptiyeyi bir duvarda altı inçlik mesafede birbirinden ayrı yerleştirin. 15 adım uzağa gidin ve takriben bir dakikalığına rahatlayın. Sağdaki raptiyeye bakın. Sertçe bakın. Şimdi dikkatinizi soldaki raptiye üzerine çevirin. Dikkat etmediğiniz raptiyenin daha az belirgin olduğunu göreceksiniz. Bir parça odağın dışında.

Alıştırma #3 Nasıl Bakmalı

Arkanıza yaslanın, gözlerinizin kaslarını rahatlatın böylece “alanı” daha bütünlüklü göreceksiniz ve gözleriniz bir nesneden diğerine daha az zıplayacak. Bu amaçlı bir etkinliği gerektirir fakat, fotoğrafik pratik için oldukça faydalıdır.

Dokuz ya da on yaşında bir çocukken “bilim” denen şeyi öğrenmek için küçük bir odanın içine itildim. Sanırım genç insanları bu tür odaların içine itmekle onların şeyler arasında ilişki kurma duyusu asla gelişmez. Eğer bunu yaparlarsa, adına “kültür” ve “üretken vatandaş” haline gelme dediğimiz sistemi daha uzun süre yeterince besleyemeyebilirler. Neyse şu “bilime” yeniden dönelim. Öğretmen nadiren bilimi seven bir insandır, okuldan sonra evde deney ve araştırma için koşturmaz.

Öğretmen gözün nasıl kamera gibi çalıştığını açıklar; ışık lensten içeri girer; çubuk ve konileri uyarır takip ve sinyalleri görüleni yorumlayan beyindeki optik sinire gönderir. Bu tek yönlü bir sokaktır.

Daha anlaşılabilir olması için tablo ve taslaklar olsa bile bu gerçekten derli topludur, bunun dışındakiler doğru değildir. Bir parktaki bankta ya da ormandaki kaya parçasının üzerinde bir anlığına sakin bir şekilde oturup nasıl gördüğüme dikkat etmeye başladığımda, bakışımın inanılmaz bir hızla bir noktadan diğer noktaya yer değiştirdiğini fark etmeye başlarım. Dikkatim bir nesneden bir diğerine odaklanır. Bir başka deyişle “etrafıma bakınırım.” Hafızam deneyimlediğim bütünü bir fotoğraf olarak bir araya toplar. Böylece aptalca olan tablodan, oldukça farklı olan bir şey ortaya çıkar ve devam eder. Her nasılsa aklım gözlerim söz birliği eder. Bu iki yönlü bir sokaktır.

Sokakta yürüyorum ve diğer tarafta ilgi çekici bir şey görüyorum. Hızla kameramı çıkarıyorum ve çıt! Resim benim fantazimin dışında dört araba, üç bina, iki köpek ve onsekiz insan açığa çıkarıyor. Kamera “fen bilgisi” öğretmeninin göz için söylediğini yaptı.

Bunun dışında bir yol var mı? Belki. Evet. Birkaç olasılık:

Caddeyi bir boydan diğerine geç ve konuya yaklaş. İşte sorun burada. Oraya ulaştığımda çok geç kaldım ya da konu portreydi ve beni fark etmişti veya kızıp sırtını dönmüştü. Teleobjektifle bir yöntem olarak çözüm olabilir, fakat bu muhtemelen beni ilk başta cezbeden konuyu içinde oluştuğu bağlamdan koparır.

Herhangi biri için çoğunlukla görünenin dışında uyumlu, anlaşılabilir ve muhtemelen heyecanlandırıcı; anlamlı ya da anlamsız fotoğraf mümkün değildir.

Yogi aniden düşmüştü. Koç ona vuruş yaparken yaptığı şeyi düşünmesini söylemişti. Tabelayı hedef alıp isabetli bir vuruş yaptı. Sonra kulübeye dönerek şöyle söyledi “Aynı anda hem vuruş yapıp hem de düşünemezsin”.

Fotoğraf çektiğim zaman “bütünü” yakalamaya çalışırım. Bu, benim sezgi ve dürtülerime güvenmemi gerektiriyor. Bunu sadece düşünerek yapamam.

Biri sürekli aynı lensi kullanırsa bu ona yardımcı olur çünkü o lensin bakış açısı bütünü daha hızlı yakalayabilir.

Zoom objektiflerle çalışmak çoğu zaman can sıkıcıdır. Köşelerinde nadiren keskinlik vardır ve daha da önemlisi gerçek “bakış açısını” oturtmaları için insanı cesaretlendirmezler. Dâhi Eugene Atget daima kamerayı tam olarak nereye yerleştireceğini biliyordu. Bu gerçekten sanat yapımının fiziksel, estetik ve felsefi bakış açısının mükemmel bir harmanlanması.

Konum (Pozisyon) her şeyin olup bittiği yerdir. –Frederick Sommer

Bu, kadrajın bütünüyle doğal bir şey olmadığını, bakış üzerinde bir dayatma olduğunu farkına varmamıza yardım eder. Tabii ki paradoks, kadrajın fotoğrafın bağlamına katkı sunmasında çok önemlidir. Bir fotoğrafta ana anlam sıklıkla neyin dahil olduğu, neyin dışarıda kaldığı ve neyin kesilebilecek olmasıyla ilgilidir.

Kaynak : Fotoğrafçının Eğitimi — Steven Heller / Espas Sanat Kuram Yayınları

photography Belgesel kuramsal espas-kitap egitim egzersiz philip-perkis

ifcollective

ifcollective fotografik düşünce ve üretim kafası

Fotoğraf ve Seyahat İnsanı

ifcollective fotografik düşünce ve üretim kafası

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade