Sebastiao Salgado : Yerküre Üzerindeki Tanrısal Göz

Hasan Kasapoğlu
Sep 6, 2018 · 5 min read

Çeviri : Gökşen Coşkunyuva

Şu an hayatta olan en iyi fotoğrafçılardan birisi Sebatio Salgado, ilk fotoğrafını 26 yaşına kadar çekmedi. Bundan sonra memleketi olan Brezilya’dan ilk olarak Paris’te ekonomi üzerine doktora yapmak, daha sonra Londra’da Uluslararası Kahve Organizasyonu’nda mikroekonomist olarak çalışmak üzere ayrıldı. Bir gün mimarlık öğrencisi ve eşi olan Lelia eve bir Pentax kamerayla geldi. Bu konudaki görüşlerini Salgado bana şöyle aktarmıştı : ‘ İlk kez o makineye doğru baktığımda, nesnelerle ilişki kurabilmek için yeni bir yol bulduğumu anlamıştım.’ Paris’te aslında eski kömür deposu olan fotoğraf ajansının bodrum katında konuşuyorduk ve şöyle devam etti : ‘ Bir anı dondurma ve daha sonra onu elinde tutma yetisine sahip olmak harikaydı. İşte o anda fotoğraf benim hayatımın bir parçası haline geldi.’

Salgado dört dil bilmekte fakat “fotoğraf’ onun anadili. 40 yıl önce, işini bırakıp profesyonel olarak fotoğrafçılık kariyerine başladı, bundan hemen öncesinde üç yıl boyunca Afrika görevi üzerinde çalıştığı süreçte de kamerası hep yanındaydı. Bundan sonra Salgado’nun mesleği değişmişti ancak yaptığı şey aynıydı. Fotoğrafın üstün gücü ve cazibesini kullanarak politik, ekonomik ve eşitsizlik konusundaki soruları keşfediyordu. ‘Fotoğraf, tarafsız değildir. Tamamen özneldir, benim fotoğraflarım ideolojik ve etik olarak sadece bir kişiye bağımlı, o da benim.’ Eline bir kağıt parçası alır ve devam eder. ‘Bir fotoğraf sadece saniyenin 250’de biri kadardır.’ Bu oranı kağıda yazarak ‘Yani 250 fotoğraftan oluşan bir sergi açarsam, bu sadece 1 saniye eder. Yani tüm hikâyeyi anlatabilmek için sadece 1 saniye kullanmış olurum.’

Salgado’nun son hikayesini hazırlaması 8 yıl sürdü. Bu süreçte 32 ülkeyi dolaştı ve bunların çoğu dünya üzerindeki en ücra köşelerdi. Hem Natural History Museum (Doğal Tarih Müzesi)’daki sergisinin ve hem de kitabının adı olan Genesis’te Salgado’nun amacı insanoğlu tarafından en az keşfedilmiş yerleri fotoğraflamaktı. Genesis İncil’e değil ama Salgado’nun havaya, suya ve ateşe yani hayat veren şeylere duyduğu aşkı temsil ediyordu.

Salgado’nun dış görünüşüne baktığınızda 69 yaşındakel, mütevazi bir adam, ancak fotoğraflarına baktığınızda yerküre üzerinde yaşayan,tanrısal bakış açısına sahip olan birini görüyorsunuz. Genesis’teki fotoğraflarGalagapos Adasındaki dev kaplumbağaların saldırısından, Riwanda’daki dağ gorillalarına,Sibiryalı göçebelerden, Antarktika’daki buz tarlalarını geçerek Büyük Kanyon’aoradan da kuzey Habeşistan’a kadar uzanıyor ‘Evde oturup, iyi bir yazar olabilirsiniz.’diyor Salgado, ‘Ama fotoğraf çekiyorsanız eğer, hikaye her zaman kapınındışındadır, dışarı çıkmalısınız ve evden olabildiğince uzaklaşmalısınız.’

Salgado, Genesis projesine ilk başladığında filmli bir makine kullanıyordu, ancak daha sonra X-ray makinasının geleneksel filmli makine üzerindeki bozucu etkisi, kendi deyimiyle ‘Havaalanı Güvenliğinin Hışımı’ nedeniyle dijital makineye geçiş yapmak zorunda kaldı. Dijital makineyle yarattığı görüntülerin daha iyi olduğunu kabul etmekle birlikte, dijital makinenin getirdikleri konusunda dikkatli davranmaya çalışıyordu. ‘Deklanşöre bastıktan sonra ne çektiğime asla bakmam. Her zaman nasıl yaptıysam şimdi de aynı şekilde fotoğraf çekiyorum. Bazı fotoğrafçılar binlerce fotoğraf çekiyorlar ve birçoğunu siliyorlar. Ben hiçbir şeyi silmem. Benim için her zaman izlediğim yolu takip etmeye devam etmek çok önemli.’ Bu Salgado’nun sadece siyah-beyaz fotoğraf çekmesinin sebebini de açıklıyor. Şu açıklamayı da ekliyor. ‘Gri tonları asla dikkat dağıtmaz, eğer şu masayı çekiyor olsaydım, bu kırmızı kitap her şeyden daha çok dikkat çekecekti. Kırmızı her zaman tüm gücü üstüne alıyor.’

Salgado, Genesis projesine Galapagos’ta dev kaplumbağaları fotoğraflamaya çalışarak başladı. ‘Fotoğraf çekmek için ayağa kalktım ve kaplumbağalar utanıp, benden uzaklaşmaya başladılar. Ben de dizlerimin üzerine çöküp omuzlarımı alçaltmaya çalıştım. Onlarla aynı seviyeye gelene kadar onları fotoğraflamama izin vermediler. O an itibariyle anladım ki, diğer türlere de kendime duyduğum gibi saygı duymam çok önemli. Sonuçta fotoğrafladığım şey bir canlı.

Daha önceki yıllarda, Salgado endüstriyel devrimin ve küreselleşmenin temel sosyal haklardan mahrum kalmaya sebep olduğunu keşfetti ve kitabı Workers (İşçiler)’ı hazırlamak için 80’lerin sonları ve 90’ların başlarında olmak üzere 6 yıl boyunca 23 ülkeyi gezerek, maden işçileri, çay toplayıcıları, balıkçılar gibi büyük ölçekli sanayiye el emeğiyle katkı sağlayan insanları fotoğrafladı.

Bir sonraki kitabı Migrations(Göç) içinse 35 ülkeyi dolaşarak Amerika Birleşik Devletlerine kaçak olarak gelen Meksikalıları, Sovyetler Birliği’ni terkeden Yahudileri ve Avrupa’ya ulaşmak için hayatlarını riske atan Afrikalıları belgeledi.

Migration’ı bitirdiğimde gördüğüm şey insanoğlunun çok güçlü, çok acımasız ve çok agresif olmaya başladığıydı, hastalandım.’ diyor Salgado. Tüm vucüdunu saran suçiçeği benzeri bir hastalık sebebiyle yataklara düşmüştü. Doktoru iyileşmesi için yedi kız kardeşi ve babasıyla birlikte yaşadığı, Brezilya’daki çiftliğe bir süreliğine geri dönmesini önerdi. Ancak çiftliğe vardıklarında karşılaştıkları şey kuraklık ve erozyon sebebiyle tahrip olmuş, kendine bile faydası olamayan bir topraktı. ‘Eşim bana şöyle dedi ‘Bana her zaman cennette büyüdüğünü anlatırdın, ama burası adeta cehennem. Neden bir yağmur ormanı yetiştirmeyi, burayı eski haline geri döndürmeyi denemiyorsun?’’. Birkaç sıra ağaç diktikten sonra -hesapladığına göre iki milyondan fazla- daha önce orada yaşayan kuşlar ve hayvanlar geri dönmeye başlamış. Doğanın kendini yenileme konusundaki bu başarısını görmek, onu Genesis projesine başlatan sebeplerden biri oldu.

Salgado’nun fotoğrafları bizi Salgado’yu asil, kahraman, kabilesinden uzaklara göç eden, balinaların yanında yüzen, buzullar arasından yelkenlisiyle geçen, tüm diğer ruhlardan uzaklarda, yalnız biri olarak hayal etmeye itiyor. Ama gerçekte Salgado’nun yalnız kaldığı çok nadirdi. ‘Bazen yanımda bir asistan ve bir kaç yerli insan olur, diğer zamanlarda ise neredeyse 20 kişi.’ diyor Salgado. ‘Toplumumuzda kahraman hep yalnız kovboy olmalı diye düşünülüyor, tamamen özgün birisi, Ama aslında özgün olmak için çevrende bir çok insan olmalı, çünkü kendi kendinle hiçbir şey yapamazsın.’ Genesis için yaptığı 50’den fazla gezide, 50 yıldır birlikte olduğu, eşi Lelia yanındaydı. Amazonas fotoğraf ajansını da birlikte yürütmekteydiler.

Salgado Genesis projesini ‘yeryüzüne ve doğanın kendin yenileme özelliğine atfedilen bir aşk mektubu’ olarak tanımlıyor.’ Fotoğraflara bakıp Genesis’in ağıt mı yoksa ilahi mi olduğunu merak etmemek elde değil. ‘Ben Genesis’i bir haberci, antropolog ya da biyolog gözüyle yapmadım. Sadece zevk için yaptım. Benim için eğlenceli bir fikirdi. İki ay boyunca yürümek, Himalayalar’a ve Antarktika’ya gitmek bana büyük bir zevk verdi ve bende bunu paylaşmak istedim. Bu projeyi tamamladığımda gezegenin geleceğine olan umudum daha da arttı, ilk başladığımda bu kadar umutlu değildim.’

‘Benim fotoğraflarımın tek başına bir şeyi değiştirebileceğine inanmıyorum. Ancak şu an sahip olduğumuz bilgi dağarcıyla birlikte belki bir şeyler değişebilir.’

Genesis projesiyle itibari iyice artan, günümüzün en kayda değer fotoğrafçılarından biri olan Salgado şöyle diyor : ‘Fotoğrafçılar için en büyük tehlike önemli olduklarını düşünmeye başlamalarıdır.’ Salgado 2005 yılında, Genesis projesine daha yeni başlamışken, verdiği bir röportajda Genesis’in büyük ihtimalle son büyük fotoğraf projesi olduğunu söylemişti. Fikrini değiştirip değiştirmediğini merak ederek sordum. Salgado kafasını salladı ve şöyle dedi ‘Genesis projesine başladığımda 59 yaşındaydım ve çok yaşlı olduğumu düşünüyordum. Şimdi 70 yaşındayım ve gayet iyi hissediyorum. Tekrar başlamaya hazırım. Hayat bir bisiklettir: İleri doğru gitmeye ve düşene kadar pedal çevirmeye devam etmelisin.’

Sebastiao-Salgado Amazonas genesis Workers photography fotograf Belgesel documentary


Originally published at www.ifcollective.org.

ifcollective

ifcollective fotografik düşünce ve üretim kafası

Hasan Kasapoğlu

Written by

Fotoğraf ve Seyahat İnsanı

ifcollective

ifcollective fotografik düşünce ve üretim kafası

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade