Küresel Isınmaya Karşı Büyükanne Kazağı

Küresel ısınmaya karşı Kanadalı büyükanneler Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) ile birlikte bir kampanya başlattı: Büyükanneler bizleri kalın giyinmeye davet ediyor.

Medyaloji.net’ den alınan bilgiye göre, küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine dikkat çekmek, ısınmaya karşı enerji tasarrufu sağlamak ve ısınmaktan kaynaklanan sera gazını salınımını azaltmak için 12 büyük anne WWF ile iş birliğinde bulunarak bir kampanya başlattı. Her yıl 7 şubat olarak belirlenen ‘Ulusal kazak giyme günü’ nü unutmamak için www.sweaterday.com adresinden bir büyükanne seçilip, e-mail yada mesaj yoluyla size hatırlatmaları isteniyor.

John St. tarafından hazırlanan ve prodüksiyonu Vapor Music’e ait kampanyaya geçen yıl 1.5 milyon Kanadalı ve 300 organizasyon katılmış. Eğer herkes bir kazak giyer ve ısı tüketimini azaltmaya katkıda bulursa, hava sıcaklığı 2° düşer, sera gazı salımı ise tam 4 Megaton azalmış olur diyen büyük anneler ulusal kazak giyme gününü okulunuza veya ofisiniz de getirmeniz için de aynı web sitesinden ulaşabileceğiniz çeşitli posterler hazırladılar.

Boynuzları için öldürülen gergedanların soyları tükeniyor.

TRAFFIC adlı doğal yaşam örgütünün son raporuna göre, av nedeniyle Güney Afrika gergedanlarının sayısı hızla azalıyor. Boynuzunun özellikle Yemen ve Çin’deki talebi sebebiyle, avcıların hedefi olmakta. Çin ve Vietnam gibi ülkelerde öğütülmüş gergedan boynuzunun ilaç etkisi gösterdiğine ve kanser gibi hastalıkları tedavi ettiğine inanılıyor.

BBC’de yayınlanan haber göre gergedan boynuzunun kilosu 65 bin dolara satılıyor. Bu karlı ticaret suç çetelerini yasak gergedan avına yöneltiyor. Günümüzde yalnız 5 türü kalmış olan Gergedanın geçmişte, özellikle 19. ve 20. yüzyılda yapılan aşırı avlanma sonucunda türün büyük kısmı yok edildi. Öyle ki 1960’lı yıllarda 70.000 civarında olan siyah gergedan türünün , 20 yıllık bir süre içerisinde %96’sı tükenmiştir. Yeni yasalar ve yasadışı av nedeni ile tutuklananlara verilen uzun cezalar gergedan avının henüz önüne geçebilmiş değil.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.