6 Soruda Sosyal Girişimcilik: Öğrenme Tasarımları

Röportajı Gerçekleştiren: Fırat Okucu, Araştırma ve İçerik Sorumlusu, imece

Öğrenme Tasarımları ekibinden Tuğba Çanşalı ve Nurşah Yılmaz

“Çünkü öğrenmek eğlencelidir” sloganıyla yola çıkan Öğrenme Tasarımları, çocukların, öğretmenlerin, yetişkinlerin toplumsal konularda farkındalık edinmesi için kutu oyunları ve atölyeler tasarlayan bir sosyal girişim.

TEK kutu oyunu 6 farklı aşamadan oluşuyor.

Öğrenme Tasarımları, 9–14 yaş grubu çocuklara yönelik geliştirdikleri Toplumsal Eşitlik Kiti (TEK) ile imece ikinci Destek Programı’na seçilen 10 takımdan biriydi. Ekip, ön kuluçka süreci boyunca, TEK oyun kiti ile ebeveyn ve çocuklar için eşitlikçi bir yaklaşımla oluşturulmuş bilgi, aktivite ve oyunları bir araya getirdi. Ayrıca çocukların hayal gücüne ket vurmamak ve geleceğe cinsiyet kalıplarından çıkarak, özgür ve eşitlikçi bakmalarını sağlamak üzere çalıştı.

Sürekli olarak öğrenme metotlarını eğlenceli ve yaratıcı hâle getirmek için çalışmalarına devam eden Tuğba ile, Öğrenme Tasarımları’nın kuruluş hikâyesinden, kadın girişimci olmanın zorluklarına kadar birçok farklı konuyu ele aldığımız enerjisi yüksek keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öğrenme Tasarımları’nı bir de sizden dinlemek isteriz. Girişiminiz ile hangi probleme, nasıl çözüm üretiyorsunuz? Şu ana kadar kimlere ulaştınız?

Tuğba Çanşalı imece Destek Programı’na katıldıkları projelerini anlattı.

Öğrenme Tasarımları, eğitim alanında yenilikçi ve yaratıcı çözümler geliştirmek için oyunlar ve atölyeler tasarlayan bir sosyal işletme. Biz, kelime olarak eğitim yerine öğrenmeyi kullanmayı tercih ediyoruz. Çünkü tasarladığımız oyun ve atölyelerde, katılımcı olan herkesin birlikte öğrenme yolculuğuna çıktığı bir deneyim yaşamasını istiyoruz. Eğitimi tek yönlü gerçekleşen klasik düzeninden çıkarıp, oyunlaştırarak keyif verici ve akılda kalıcı olmasını sağlıyoruz. Şu ana kadar 52 farklı dijital, kutu ve yer oyunu tasarladık. Bunların içerisinde toplumsal cinsiyet eşitliğinden, kanser farkındalığına, çocuk haklarından, mülteci entegrasyonuna pek çok farklı tema var. Ayrıca, oyunlarımızı oynamak için herhangi bir yaş sınırı yok. Sadece çocuklara değil, yetişkinlere de uygun oyun kitlerimiz ve öğrenme atölyelerimiz mevcut.

Düzenlediğimiz atölyeler sayesinde ise çok fazla kişiye ulaşma fırsatımız oldu. Özel sektör, sivil toplum ve kamu kuruluşlarına düzenlediğimiz bu atölyelerde, deneyimsel ve dönüşümsel öğrenmeyi merkeze alıyoruz. Kurumlarla iş birliği yaptığımızda, onların üzerine çalışmak istediği alana özel atölyeler de tasarlıyoruz. Mesela, şu anda Kilis’teki kadınlara girişimcilik alanında verdiğimiz eğitimler devam ediyor. Hedefimiz, eğitimin sonunda kadınları girişimciliğe teşvik etmiş olmak.

Yani Öğrenme Tasarımları olarak farklı alanlarda, beraber öğrenmek ve sosyal konulara yönelik farkındalığı artırmak için çalışıyoruz. Hedef kitlemiz merak eden ve yeni şeyler öğrenmek isteyen herkes, biz toplumun her kesiminden insana ulaşıyoruz.

Kendinizi neden / nasıl sosyal girişimci olarak tanımlıyorsunuz? Sizce sosyal girişimci olmanın kriterleri nelerdir?

Kendimi sosyal girişimci olarak tanımlamak yerine, öğrenme alanında yenilikçi çözümler bulmaya hevesli ve faydayı yaptığı her işin merkezine alan biri olarak tanımlıyorum. Üniversitede kamu yönetimi okuduğum zamanlarda kaymakam olarak, bulunduğum bölgede fark yaratmak istiyordum. Bu süreçte bir grup kaymakamla beraber AB projeleri tasarlarken buldum kendimi. Değişik bir tecrübeydi benim için. Birlikte çalıştığım arkadaşlarım ve çevremin yönlendirmeleriyle, kaymakam olarak tek bir bölgede çalışmalar yapmaktansa daha geniş kitlelere ulaşabilmek için kariyer hedefimi sosyal girişimciliğe döndürmüş oldum.

Bence sosyal girişimci olmanın en önemli kriteri, girişimcilerin çıkış noktası ve niyeti. Bizim çıkış noktamız, eğitim sisteminde farklı öğrenme metotlarına ihtiyaç olduğunu keşfetmemiz oldu. Bu soruna çözüm bulmak için çalışmamız gerekiyor diye düşündük.

Sosyal girişimciler kâr elde etmeyi sürdürülebilir olmak için istemeliler ve faydayı her zaman merkezlerine almalılar. Mesela, kahve zincirleri odağına insanları bir araya getirerek birlikte üretmelerine teşvik edecek mekân desteği vermeyi alsalar ve kahve satarak elde ettikleri geliri de sadece bu döngünün sürdürülebilirliği için kullansalardı, belki dünyanın en büyük sosyal girişimlerinden biri olurlardı.

Girişim sürecinizdeki kilometretaşları sizin için neydi? İlk ne zaman durup derin bir nefes alıp biz neler yaptık cümlesini kurdunuz?

Bu soruya cevap vermek biraz zor olacak, attığımız her adım bizim için önemli bir kilometre taşı sayılır. İlk kilometre taşımız henüz daha Öğrenme Tasarımları’nın temelini atmamışken Hollanda Kraliyet Fonu olan Matra Programı kapsamında Genç Gönüllüler Derneği iş birliğiyle aldığımız destek ile tasarladığımız Çocuk Hakları Seksek Oyununu oldu diyebilirim. Tasarladığımız bu oyun ile ilk etapta 50 öğretmene eğitim verdik ve onları oyunları çocuklara oynatması konusunda teşvik ettik. Sonra geriye dönüp rakamlara baktığımızda 6000’den fazla çocuğa dokunduğumuzu gördüm. Tasarladığımız bir oyunun bu kadar fazla çocuğa ulaşması “biz neler yaptık” cümlesini değil, “biz daha neler yapabiliriz” cümlesini kurdurdu.

İkincisi ise şu an sayısı 204’e ulaşan gönüllü ağımız. Birbirinden yetenekli ve yeni nesil öğrenme yöntemlerini herkese yaymayı hedef edinmiş gönüllü ağımızın bu kadar büyümesi bizi çok mutlu ediyor.

Öğrenme Tasarımları’nın gönüllü ağı

Durup nefes aldığım an ise, geçen sene Amerika’da gittiğim Uluslararası ve Karşılaştırmalı Eğitim yüksek lisansı sırasında oldu diyebilirim. Bu yüksek lisans programıyla öğrenme alanında yetkinliklerimi daha da geliştirdim. Bu sayede bu aralar üzerine çalıştığımız öğrenme metotlarının tohumları atıldı. Aynı zamanda 1 yıllığına işleri uzaktan yönetebileceğimi ve ekibimiz için en önemli disiplinlerden birinin durmadan öğrenmek ve birbirini desteklemek olduğunu yaşayarak anladım. Biz birbirine alan tanıyan, hata yapmaktan, tekrar başlamaktan korkmayan ve hep birlikte büyüyen güçlü bir ekibiz. Böyle bir ekipte çalışmak benim için en derin nefes.

Sosyal girişimci olarak en çok hangi alanda zorlanıyorsunuz ve sizi ne motive ediyor?

Genel olarak kadın girişimci olmanın kendisi zor. Hayatım boyunca para kazanmanın yanı sıra soysal fayda da sağlamak istedim. Bu yüzden de eğitim hayatımdan sonraki ilk süreçte bu faydayı akademide kalabilirsem yapabileceğimi düşünüyordum. Çevremdeki insanlar da beni bu konuda yönlendiriyordu. Açıkçası yaşamımı idame ettirecek geliri kazanırken bir yandan nasıl fayda sağlayabileceğim konusunda kafam karışıktı. Yaptığım işe olan inancım ve doğru insanlarla kurduğum bağlantılarla sosyal girişimcilik maceram başlamış oldu. İlk zamanlar bir şirketimiz yoktu. Gençlik Bakanlığı düzenlediği gençlik kampı için bizden oyun tasarlamamızı istemişti. O dönem çocuk gelişimi okuyan arkadaşım Miraç ile tasarladığımız oyunu 48 adet üretip paketlemesini evde yaptık.

Öğrenme Tasarımları olarak ise, en büyük sıkıntımız pazarlama alanında yeterince yetkin olmamamız. Zaten ekibimizdeki herkes iş geliştirme ve proje koordinasyonu üzerine yetkin. En büyük endişemiz bir kurumla pazarlık aşamasına oturduğumuzda, maddi konuların eğitim içeriğinin önüne geçmesi. Böyle zamanlarda inancımın kırılmasından çok korkuyorum.

Bizim en büyük motivasyonumuz, çocuklar, gençler ve yetişkinlerin nerede ve ne şekilde olursa olsun oyunlarımızı oynadıktan veya eğitimlerimize katıldıktan sonra bir şeyler öğrenmiş ve merak ederek ayrılıyor olması.

Kendinizi beslediğiniz, sosyal inovasyon veya genel olarak girişimcilik ekosisteminden takip ettiğiniz ve bizimle paylaşmak istediğiniz bülten, internet sitesi veya blog önerileri var mıdır?

IDEMA Haber — Dünyadan kalkınma, çevre, iklim değişikliği, tarım, göç ve mülteciler, doğal kaynaklar, afetler, yerel yönetimler gibi konularda haberler yayınlayan platform.

Stanford Social Innovation Review— İnsan hakları, enerji ve sağlık gibi toplumsal meseleler, iş dünyası, sosyal girişimcilik ve sivil toplum kuruluşları gibi sektörler ve iyi yönetişim, etki yatırımcılığı ve tasarım odaklı düşünme gibi çözüme yönelik konularda akademik içerik yayınlıyor.

Social Innovations Journal — Girişimcilere yönelik bölgesel ve gönüllü odaklı çevrimiçi yayın ve bilgi platformu.

Institute of Playing— Öğrenmeyi daha yaratıcı ve eğlenceli hâle getirmek için yeni çözümler üreten kâr amacı gütmeyen bir tasarım stüdyosu.

Girişiminizde şu anki mevcut gündem nedir? imece komünitesi ile paylaşmak istediğiniz bir mesajınız var mı? Önümüzdeki 1–2 yıl içerisinde Öğrenme Tasarımları ile ilgili sizce neler duyarız?

Şu anda birkaç gündemimiz var. Uluslararası Mavi Hilal Vakfı ile ortak Kilis’te yürüttüğümüz mülteci çocuk ve kadınları kapsayan eğitim ve entegrasyon çalışmaları çok hızlı ve yoğun şekilde devam ediyor. Aynı zamanda kendi gönüllerimizin yetkinliklerini geliştirmesi ve tasarladığımız oyunların kolaylaştırıcılığını daha kapsayıcı yapabilmeleri için onlara yönelik eğitimler düzenliyoruz.

Çocuklar TEK oyun kitini oynuyor.

Bütün bunlara paralel olarak da Toplumsal Eşitlik Kiti kutu oyunumuzu kitlesel fonlama kampanyasına çıkıyoruz. Hedefimiz, eşit bir toplumu desteklemek ve çocukların daha büyük hayaller kurmasını sağlamak için topladığımız destek ile 100 kutu oyunu tasarlayıp bunu 100 okula ulaştırmak. Bu konuda herkesten maddi manevi desteklerini bekliyoruz.

Son olarak, gönüllülerimizin desteği ile başlattığımız Gezici Oyun projesi kapsamında, çocukları sahip oldukları çocuk hakları konusunda bilinçlendirmek için tasarladığımız Çocuk Hakları Seksek oyunumuzu, Türkiye farkı şehirlerine dağılmış gönüllülerimiz aracılığı ve kurduğumuz bağlantılarla çocuklara oynattık ve yeni dönemi başlatma hazırlığındayız. Önümüzdeki yıllarda hedefimiz, bu oyunun sağlanacak desteklerle 81 ili de dolaşması ve bir etki raporunun çıkarılması.


6 soruda sosyal girişimcilik serisinin ikinci röportajını Öğrenme Tasarımları’nın kurucusu Tuğba ile gerçekleştirdik. Öğrenme Tasarımları ile birlikte çalışabileceğini düşündüğün alanları, girişime dair geribildirim ve düşüncelerini yorumlarda bizimle paylaşabilirsin. Kitlesel fonlama kampanyasına destek olmak için takipte kal.