6 Soruda Sosyal Girişimcilik: Toyi

Tüm yetişkinler bir zamanlar çocuktu… Ne yazık ki pek azı bunu hatırlıyor.” -Antoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens

Röportajı Gerçekleştiren: Fırat Okucu, Araştırma ve İçerik Sorumlusu, imece

Çocukken içimizde var olduğunu zaman zaman unuttuğumuz duyular: Keşfetme güdüsü, merak ve hayal gücü. Toyi, çocukların büyürken bu yetkinlikleri geliştirebilmeleri için oyun oynamanın eğlenceli gücünü kullanıyor. Tasarladıkları oyun kiti ile çocuklara etrafındaki bütün nesnelerin birer oyuncağa çevirerek hayal gücü ve yaratıcılıkları gelişmiş, üretken ve özgüvenli bireyler olmalarına yardımcı oluyor.

Çocuklar, Toyi oyuncak kiti ile etraflarındaki su şişesini rokete, eski bir kutuyu trene veya bir kozalağı sevimli bir dosta çevirebiliyor.

Toyi’nin kurucu ortakları Ögeday ve Elif, çay kutusu, kahve bardağı, kozalak gibi nesnelerden yaptıkları oyuncaklarla beraber

imece olarak Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden Nitelikli Eğitim’i sağlamaya yönelik çalışan girişimlerle 1. Destek Programı’nı gerçekleştirmiştik. Toyi de bu programa katılan takımlardan biri. Girişimin kurucu ortakları Elif ve Ögeday ile sosyal girişimcilik yolculuklarını ve projelerinin aşamalarını konuştuğumuz bir sohbet gerçekleştirdik.

Girişiminizi bir de sizden dinlemek isteriz. Toyi ile hangi probleme nasıl çözüm üretiyorsunuz? Şu ana kadar kimlere ulaştınız?

Elif: Toyi, çocuklar için yaratıcı bir oyun kiti tasarlamamız ile başladı. Sonrasında 2. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi Nitelikli Eğitim çatısında, oyunun eğlenceli gücünü kullanıp çocukların etraflarını keşfetmeleri, daha fazla hayal etmeleri ve hayal ettikleri şeyleri üretmelerini sağlamak motivasyonu ile devam etti. Eğitim sistemi, çocukların toplum içerisinde kendilerine biçtikleri kimlikte oldukça önemli rol oynuyor. Kalıplaşmış eğitim sistemi yerine çocukların ürettiği ve hayal kurduğu bir düzene katkı sağlamaya çalıştık.

Bizim için eğitim okul sıralarında matematik, coğrafya, fizik öğrenmenin de ötesinde merak etme, problem çözme, soru sorma gibi deneyimlerinde yaşandığı bir alan. Dolayısıyla öğrenme ve oyun deneyimini bir araya getirdiğimiz bir oyuncak kiti tasarlamak istedik.

Toyi, herhangi bir nesneyi oyuncağa çevirebilen bir oyun kiti ve bunun için gerekli olan tek şey hayal gücü ve bir kutu Toyi.

Kendinizi neden / nasıl sosyal girişimci olarak tanımlıyorsunuz? Sizce sosyal girişimci olmanın kriterleri nelerdir?

Elif: Ben aslında tasarımcıyım ve endüstriyel tasarım okudum. Tasarım kavramını, mevcut bir soruna olabilecek en faydalı çözümü bulmak olarak tanımlayarak, eğitimini aldığım yetkinlik alanını toplumsal fayda için kullanma fırsatı buldum.

Çocuklar benim hassas noktam olmuştur hep. Babamın görevi gereği çocukluğum süresince Türkiye’nin farklı bölgelerinde farklı sosyo -ekonomik gruptan gelen birçok çocukla birlikte vakit geçirme fırsatım oldu. Bu tecrübeyle birlikte özellikle dezavantajlı çocuklar için bir şeyler yapma hayali kurmaya başladım. Toyi, hem çocukların hayal gücünü geliştirmelerini, hem de etrafta bulabilecekleri objeleri oyuncağa dönüştürmelerini sağlıyor. Çocukların hayatlarını değiştirme ihtimalini düşünmek kendimi sosyal girişimci olarak tanımlamak için yeterli diyebilirim.

Ögeday: Normal şartlarda girişimcinin içindeki parlayan ateşin kaynağı, daha fazla para kazanmak, rakipler arasında başarı göstermek veya kârını artırmakken, sosyal girişimcilikte yaratmaya çalıştığın etki bütün bunları geride bırakıyor olmalı. Yani, terazinin bir kefesine kâr amacı gütmeyi, diğer kefesine ise toplumsal faydayı koyduğumuzda toplumsal fayda senin için daha ağır basıyor olmalı. Benim için de öncelik toplumsal fayda. Kendimi bu yüzden sosyal girişimci olarak tanımlayabilirim.

Girişim sürecinizdeki kilometre taşları sizin için neydi? İlk ne zaman durup derin bir nefes alıp biz neler yaptık cümlesini kurdunuz?

Elif: Benim için imece’nin Destek Programı’ndaki girişimcilerin jüriye projelerini anlattığı Ön Kuluçka Finali ilk kilometre taşlarından bir tanesiydi. imece sürecine başvurmadan önce aklımızda bir şeyler vardı ve girişimci olduğumuzun, hatta sosyal fayda yapabileceğimizin farkındaydık. Fakat bu süreç boyunca birbirinden farklı çocuk gruplarıyla Toyi atölyeleri düzenlememiz etkimizin somut sonucunu görmemizi sağladı. Ayrıca, farklı yetkinlikten birçok insanın Toyi için yaptığı yorumlar bizim doğru yolda olduğumuzu gösterdi.

Derin nefes almak zor tabii. Toyi’nin kendisi fiziksel bir ürün olduğu için üretim aşamasından kutulamaya kadar attığımız her adım bir kilometre taşı olarak tanımlayabiliriz. En son, Toyi kutuları geldiğinde mutluluktan onlara sarılarak uyumuştum.

Ögeday: imece Ön Kuluçka finalinden sonra zaten durmadığımız sürekli ürettiğimiz bir sürece girdiğimiz için, sanırım durup derin nefes alıp, “biz neler yaptık” cümlesini kuracak pek zamanımız olmadı. Ama bu süreçte yaptığımız bir kurumsal işbirliği toplantısında yarattığımız sosyal faydanın herhangi bir ürün satışının önüne geçecek kadar sahiplenilmesi benim için bir gurur anı oldu diyebilirim.

Elif & Ögeday: Olabildiğince her gruptan çocuğa, eşit olarak ulaşabildiğimiz ve etkimizin alanını maksimum seviyeye getirdiğimiz zaman en içten biz neler yaptık cümlesini kurduğumuz an olacak.

Çocuklar Toyi kitiyle yapabileceklerini keşfediyor.

Sosyal girişimci olarak en çok hangi alanda zorlanıyorsunuz ve sizi ne motive ediyor?

Ögeday: Genel olarak Türkiye’de fiziksel bir şey üretmek oldukça zor. Sorumlu üretime dikkat etmek ve çalışanların haklarına önem veren imalatçılar bulmak ve neye inandığını unutmamak oldukça önemli. Biz bir şeyleri doğru yapmaya çalışırken, birilerinin bunu yokuşa sürmesi sanırım en zorlandığımız anlar oluyor. O zaman yaptığımız işe ve faydasına olan inancımız bizi motive edecek gücü tekrar kazanmamızı sağlıyor. Bu noktada kendimize şunu yapmaya söz verdik: Ne kadar yoğun olursak olalım, çocuklarla birlikte Toyi oynayabileceğimiz etkinliklerin sayısını sürekli artırmak ve daha fazla çocuğa ulaşmak.

Elif: Bulunduğumuz çevrede, işbirliği yaptığımız, birlikte çalıştığımız kurumlar ve bizi bilen ve seven insanlar, bizi anlıyorlar. Ama bu ekosistemin dışına çıktığımızda etkimizi ve ürünü anlatmakta zorlanıyoruz. Bazen bir balonun içindeymişiz gibi hissediyorum ve Toyi’nin bir oyuncağın ötesinde yarattığı etkiyi paylaşırken karşı tarafta aynı heyecanı görmemek moralimi bozuyor. İşin kendisi zaten motive edici olduğu için ne yaptığımızı gündelik işler içinde kaybolduğumuz anlarda hatırlamam yeterli oluyor.

Girişiminizdeki şu anki mevcut gündem nedir? imece komünitesi ile paylaşmak istediğiniz bir mesajınız var mı? Önümüzdeki 1–2 yıl içerisinde Toyi ile ilgili sizce neler duyarız?

Elif: En öncelikli gündemimiz kitlesel fonlama. imece’nin UNDP Alternative Finance Lab ve Crowdfunding Academy ile yaptığı iş birliği kapsamında önce kitlesel fonlama stratejileri, başarılı iletişim kampanyaları gibi konular üzerine eğitim aldık. imece ve AltFinLab’in de destekleriyle, 7/24 kitlesel fonlama kampanyamız üzerine çalışıyoruz. Kampanyayı Kasım ayı içerisinde Kickstarter’da başlatmayı planlıyoruz. ATÖLYE ile güzel bir ortaklığa imza attık. Bize iletişim ve strateji alanında destek oluyorlar. Sosyal medya hesaplarımızı güncelledik. Bizi Facebook ve Instagram hesaplarımız üzerinden takip edebilir ve internet sitemizi ziyaret edip gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Ögeday: Kitlesel fonlama kampanyamız gerçekten en önemli gündemimiz şu aralar. UNDP ile bir operasyon partnerliği söz konusu ve bu iş birliğinin gerçekleşmesi hâlinde dünyanın farklı yerlerinde yaşayan dezavantajlı çocuklara ulaşabileceğiz. Kitlesel fonlama için sizlerden destek bekliyoruz. Kampanya ile ilgili detayları önümüzdeki günlerde sosyal medya hesaplarımız üzerinden paylaşacağız.

Bunun dışında Toyi üretimini tamamladık. Pazarda kendimize bir yer edinmek ve 21. yüzyıl oyun deneyimine yaratıcı bir ses getirmek planlarımız arasında.

Kendinizi beslediğiniz, sosyal inovasyon veya genel olarak girişimcilik ekosisteminden takip ettiğiniz ve bizimle paylaşmak istediğiniz bülten, internet sitesi veya blog önerileri var mıdır?

Elif & Ögeday: Oyun ve çocuk alanında çalışan takip ettiğimiz, ilham aldığımız sosyal girişimler, haber kaynakları ve blogları şöyle sıralayabiliriz:

DFC World — Çocukların kendilerini daha iyi ifade etmelerini sağlamayı amaçlayan global bir hareket.

Playworks — Çocukların iyi, sağlıklı ve daha aktif olmaları için fiziksel oyun alanlarının, daha güvenli ve ulaşılabilir olmasını amaçlayan bir oluşum. Okullarla iş birliği yaparak, hem çocukların okuldaki oyun alanlarının daha verimli hâle gelmesi, hem de okul zamanına fiziksel oyunun daha fazla entegre edilmesi için çalışıyorlar.

Right to Play — Yolsuzluk, hastalık ve çatışma ortamında yaşama gibi olumsuz şartlarda bulunan çocukları güçlendirmek için spor ve oyunu kullanan global bir hareket.

Mashable / Social good — Sosyal fayda hakkında güncel gelişmeleri takip etmek için iyi bir kaynak.

Social Good Stuff: Sosyal girişimciler için zihin açıcı ve keyifli içeriklerin paylaşıldığı eğlenceli bir blog.


Etkiyi odağına alan girişimlerle röportajlarımız devam edecek. Toyi ile birlikte çalışabileceğini düşündüğün alanları, girişime dair geribildirim ve düşüncelerini yorumlarda bizimle paylaşabilirsin. Kitlesel fonlama kampanyasına destek olmak için takipte kal.