Öğrenciler University Innovation Fellows ile kampüslerini dönüştürüyor— 3

University Innovation Fellows serisinin birinci ve ikinci yazısını da okuyabilirsin.

Silikon Vadisi’ne giden öğrenciler verimli bir yolculuğun ardından Türkiye’ye döndüler. Bir önceki yazımızda da paylaştığımız gibi imece ile University Innovation Fellows (UIF) programına dahil olan öğrenciler bu kapsamda ilk etapta Google kampüsünde çeşitli etkinlik ve workshoplara katıldılar. Ardından öğrenciler, UIF programının yaratıcısı olan Stanford Üniversitesi Hasso Plattner Tasarım Enstitüsü, diğer adıyla d.school’da yoğun bir program geçirdiler. Zaman farkına ve oldukça yoğun programlarına rağmen bizlerle anlık olarak yaptıkları aktiviteleri, izlenimlerini ve yazı boyunca görebileceğiniz fotoğraflarını paylaştılar. Öğrencilerin University Innovation Fellows’a dahil olmalarının en önemli yanlarından biri kuşkusuz bu deneyim ve öğrenimler. Bu nedenle de serimizin bu yazısını UIF öğrencileri Hazal, Ceren, Yalçın ve Orhun’un dönüş yolundaki his ve düşüncelerine ayırdık.

Koç Üniversitesi’nden University Innovation Fellows programıyla Silikon Vadisi buluşmasına katılan öğrenciler; Orhun, Yalçın, Hazal ve Ceren.

Silikon Vadisi buluşmasına bu sonbahar döneminde katılan öğrencilerin hepsi Koç Üniversitesi’nde okuyor ama disiplinleri birbirinden oldukça farklı. Ceren bilgisayar mühendisliği öğrencisi, Hazal hukuk okuyor. Orhun ve Yalçın ise çift anadal programındalar. Orhun endüstri mühendisliği ve medya & görsel sanatlar, Yalçın ise makine mühendisliği ve endüstri mühendisliği okuyor. Biraz da bu sayede her bir öğrenci ve farklı bakış açılara ve yetkinliklere sahip olarak projelerine daha verimli katkıda bulundular. Örneğin, Hazal bir hukuk öğrencisi olarak bu yolculuğa çıkmadan önce “Acaba Silikon Vadisi’ne gitmek bir hukukçu olarak bana nasıl bir katkı sağlayabilir?” diye düşünerek şüpheci yaklaştığını, ancak dönüş yolunda bu 4 günün “başına gelen en güzel şeylerden biri olduğunu fark ettiğini” söylüyor. Bu deneyim sırasında ilham alma şansı bulduğunu ifade eden Hazal, aynı zamanda hukuk dahil pek çok farklı disiplinde kullanılabilecek yaratıcı, yenilikçi fikirle karşılaşma fırsatı bulduğunu belirtiyor.

Ceren Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği programında okuyor.

Öğrencilerden Ceren’in vurguladığı nokta ise, bu 4 günde şimdiye kadar karşılaştıkları öğrenim tekniklerinden farklı olarak öğrendiklerini hemen test etme şansı bulmuş olmalarının çok değerli olduğu. Peki bu yöntemin avantajı nedir? Ceren bu yöntemle yerel çözümlere ulaşmanın kolaylaşacağını düşünüyor. Toplumsal meseleler üzerine çözüm geliştirmek isteyen gençlerin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri de hangi araçları kullanarak nasıl bir çözüm geliştireceklerini bulabilmek. Bu sebeple farklı altyapılardan gelen, küresel bir öğrenci grubunun konular üzerine fikir üretmesi ve bunları beraber pratiğe dönüştürmesi çok değerli. Bu noktada öğrencilerin uzaktan okuduğu, takip ettiği kaynaklar, üzerine düşündüğü çözüm araçları kendi hayatlarında uygulayabileceği somut çözümlere dönüşüyor. Tabii bir bilgisayar mühendisliği öğrencisi olarak Ceren için Silikon Vadisi’ni deneyimlemek farklı bir anlam da taşıyor. Çünkü pek çok genç bilgisayar mühendisi gibi onun da hayallerinden biri ileride Silikon Vadisi’nde çalışabilmek. Sana güveniyoruz Ceren! 🚀

UIF programına katılanların notları bize iyi bir fikir veriyor: “Herkes her şeyi yapabilir!”

Bu buluşmaya gelirken öğrencilerin aklında kampüslerini ve Türkiye’yi dönüştürmek adına zaten pek çok fikir vardı. Yalçın dünyanın değişik yerlerden gelen diğer ‘fellow’lar ile tanışınca tasarım odaklı düşünme basamaklarını onlarla birebir deneyimleme şansı bulabildiklerini söylüyor. Bu sayede projelerini nereye taşıyabileceklerini, nereleri geliştirebileceklerini daha iyi anladıklarını da belirtiyor.

Bu yolculuk boyunca Yalçın’ı en çok etkileyen noktalardan biri de insan odaklı tasarım ve inovasyonun kesiştiği yerlerde ortaya çıkabilen buluşlar olmuş. Yalçın aynı zamanda hikayelerin gücünün de farkında: “İnsanlığın tarihi hikayeler üzerinden anlatılıyor ve insanlar hikayeler üzerinden öğreniyor”. Bu yüzden Yalçın ileride tekrar Silikon Vadisi’ne dönüp kendi hikayesini ve deneyimini yeni ‘fellow’lara paylaşmak istiyor. Neden olmasın? 😊

Buluşma kapsamında d.school’da tasarım odaklı düşünme üzerine workshoplar da yapıldı. Öğrencilerden Orhun, workshopların oldukça verimli geçmesinin dışında takım çalışması halinde düzenleniyor oluşunun da bu konudaki zayıf yanlarını görmesini sağladığını ve becerilerini geliştirmesine destek olduğunu belirtiyor. Farklı ülkelerden ve o an tanıştığı insanlarla hızlıca beraber çalışma ve fikir üretme aşamasına geçen öğrenciler, böylece yaratıcılıklarını da farklı bir noktaya taşıyabildiler. İçinde bulundukları ortamın Google ve d.school olmasının kendi başına bile ilham verici olduğunu düşünen Orhun, bütün bu tecrübeyi, “Bambaşka bir dünyanın kapıları açıldı” diye tanımlıyor. Silikon Vadisi öğrenimlerini kendi kampüsünde paylaşabilecek ve uygulayabilecek olmak Orhun için daha da heyecan verici olmuş.

Özetle, öğrenciler için bu yolculuğun en iyi yanlarından biri dünyanın her yerinden ve farklı kültürlerden gelen insanlarla aynı çatı altında buluşup birebir etkileşime geçebilmek ve fikir üretebilmek oldu.

Öğrencilerin izlenimlerini ve kazanımlarını daha yakından öğrenebilmek için Medium serimizi takipte kal.

University Innovation Fellows programı ve Silikon Vadisi buluşması ilgini çektiyse, aşağıdaki alanda yorum yapabilir, sosyal medya hesaplarımızdan imece ile iletişime geçerek diyaloğa sen de dahil olabilirsin.


One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.