imece
Published in

imece

Pandemi Döneminde Program ve Komünite Oluşturmak: imeceLAB Sağlıklı Bireyler ve Topluluklar Süreci

imeceLAB’in ikinci mesele sürecinde; sosyal inovasyonun temel prensipleri olan sürdürülebilirlik, kapsayıcılık, eşitlik gibi kavramları içselleştiren gençler, insan odaklı tasarım metodolojisini takip ederek atölyelere katıldılar ve uzman mentor ağı desteği ile sosyal fayda odaklı çözüm fikirleri geliştirdiler. Pandemi döneminde sıfırdan bir program tasarlayıp, yepyeni bir komünite oluşturduk. Peki ama nasıl?

Yazı: Can Pürüzsüz , Melike Kılıç
Katkı Sağlayanlar: Buğra Çelik, İdil Lopez, Kaya Demiral, Zeynep Çelik

imeceLAB’in Hedef Kitlesindeki Davranış Değişiklikleri ve imeceLAB’teki Etkileşim Geçmişimiz

“Gelecek Z kuşağının elinde” tespitini yapan Gezici Araştırma şirketi, Türkiye genelinde yaptığı anket çalışmasının sonuçlarında, “Z Kuşağı insan hakları, hayvan hakları, cinsiyet ayrımcılığı gibi konularda duyarlılığı ön planda olan, haklar konusunda eşitlik temelli bir anlayışa sahip” çıkarımına yer veriyor: “Z kuşağının yüzde 45 gibi oldukça önemli bir oranı herkesin eşit ve benzer haklara sahip olduğu görüşünü savunuyor.” Gençlere ekonomik, ekolojik, sosyal ve kültürel dinamikleri belirleyecek yetkinlikler ile beceriler kazandıran imeceLAB programımızda, lise ve üniversite öğrencileriyle beraber yaptığımız her projede bizim de gördüğümüz bu donanım, aynı zamanda dünyanın gidişatı karşısında bir umut kaynağı da oluyor. Peki bu kuşak, KOVİD-19’un getirdiği yeni dünyada nerede konumlanıyor?

Uzaktan eğitim ile hayatlarının yeniden şekillendiği bir dönemde, lise son sınıfta olan gençlerin gündemine YKS’nin ne zaman ve ne şekilde yapılacağının endişesi; üniversite son sınıfta olanların gündemine ise işsiz kalma korkusu ve mezuniyet töreni olmadan okullarına veda edecek olmanın burukluğu dahil oldu. Bu durumun da, bu gençleri daha kırılgan hale getirdiğini söylemek mümkün.

Koronavirüs krizinin farklı kuşaklar üzerindeki etkisini ele alan yazısında, Sabah Gazetesi yazarı Ferhat Ünlü ise şu yorumda bulunuyor: “Bu kuşağın mensupları, zaten evde teknoloji ile barışık bir hayat yaşadığı için sokağa çıkma kısıtlamalarının muhatabı bir nesil olarak pandemiden sınırlı ölçüde etkilendi. Elbette evde durmak en enerjik olan onlar olduğu için en çok onları bunalttı. Ve fakat teknoloji ile kendilerine yetebildikleri için pandemiye gözle görülür biçimde uyum sağladılar.” Bu yorumdan yola çıkarak, mevcut kırılganlık karşısında teknolojinin yardımıyla bir adaptasyonun da beraberinde geldiğini gözlemlemek mümkün.

Global Web Index’in ABD ve İngiltere’de COVID-19’un ortaya çıkması sonrasında insanların medya tüketim alışkanlıklarının nasıl şekillendirdiğine dair yaptığı ve Sivil Sayfalar tarafından Türkçeleştirilen araştırmada Y ve Z kuşağını diğer kuşaklardan ayıran çeşitli istatistiklere yer veriliyor: “Z kuşağının yarısından fazlası salgın öncesinde olduğundan daha fazla online içerik tüketiyor. 16–24 yaş arasındaki Z kuşağının yarısından fazlası bu süreçte Youtube ve Tiktok gibi kanallar aracılığıyla salgın sürecinde daha fazla medya tükettiklerini ifade etmekte. 16–23 yaş aralığındaki Z kuşağı, 24–37 yaş aralığındaki Milenyum kuşağıyla beraber mem’lere ilgi gösteren kuşak konumda. Z kuşağının %9’u, Milenyum kuşağın %16’sı karantinada internet aktivitesi olarak web seminerlerini tercih ediyor. Z kuşağının %71’i güncel koronavirüs haberlerini araştırmaktan ziyade müzik dinlemeyi tercih ediyor.” Bu veriler, online bir program yürütmeye ne kadar açık bir dönemde olduğumuzu gösteriyor.

Pandemi, Z kuşağının iklim alanındaki duyarlılığını besleyen sorumlu üretim ve tüketim anlayışına yeni bir oyuncuyu da soktu: “Stok yapma hali”. Uluslararası markalara 43 ülkede perakende analitiği hizmeti veren REM People’ın CEO’su Bülent Peker’e göre, “Bugüne kadar ihtiyaç duyduğu şeye hızlı bir şekilde ulaşıp tek seferde tüketen, geleneksel alışveriş yöntemlerinden ziyade, online alışveriş yöntemlerini daha yoğun kullanan Z kuşağı kendileri için yeni, bir önceki nesiller için alışılmış stoklama davranışını öğrenmeye başladı.” Biz de, çevrimdışı koşulların ve çevrimiçi pratiklerin yeni dinamikler doğurduğu bir dönemde, bu dinamikleri komünite inşası, komünite etkileşimi ve sosyal etki yönünde nasıl inşa edebileceğimizi sorgulamaya başladık.

Y ve Z kuşağından gençlere yetkinlik ve beceri gelişimi sunan imeceLAB’e, bu değişim şartları altında yeni bir yol çizmeliydik. Bir yandan komünitemizle nasıl etkileşimde kalabileceğimizi düşünürken, diğer yandan bu dönemin getirdiği dezavantajlar karşısında ve avantajlar eşliğinde imeceLAB’in nasıl konumlanacağını irdeliyorduk.

imeceLAB programını uygulayan imece ekibi olarak, 2019’da gerçekleştirdiğimiz Akıllı ve Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik sürecinin ardından yeni bir mesele süreci başlatmak, bunu da sadece İstanbul ile sınırlı tutmamak uzun zamandır gündemimizdeydi. Geçtiğimiz yıl 11 farklı lise ve 33 farklı üniversiteden 188 öğrencinin ve 85 mentorun katılımıyla 10 hafta boyunca gerçekleştirdiğimiz süreçte düşük karbonlu kent içi hareketlilik, hareketlilikte yenilikler ve kapsayıcı hareketlilik başlıklarındaki sorunlara odaklanılmıştı. Gençlerin yeniden, yeni bir mesele etrafında, imece’nin sunduğu içerik, eğitim ve mentorluk ile çözüm fikirleri ve projeler geliştirmesi ve çözümün bir parçası olmalarını amaçlıyorduk. Bir kurumun ana partnerliği ile belirlediğimiz süreçlerde, sivil toplum, akademi, kamu kuruluşları gibi pek çok paydaşın kaynak ve uzmanlıklarını bir araya getirdiğimizden, pandemi öncesinde yeni süreç için ilgili partnerlikleri geliştirdiğimiz bir zaman dilimindeydik. Koronavirüs, fiziksel birlikteliklerin önünde bir engel olarak doğdu ancak programımızı ertelemektense, online’da uygulamaya karar verdik.

arkitera’da yayınlanan “COVID Dönemi ve Sonrasında Dijital Bağ Oluşturma” başlıklı yazıda, bu konuda In-Between Tasarım Platformu ve Maison&Objet Paris işbirliği ile gerçekleştilen webinar’ın çıktıları Economist dergisinde yayınlanan argümanlarla sentezlenerek şu şekilde dile getiriliyor: “Önümüzdeki dönemde yeni teknolojik ürün ve hizmetlerle karşılaşıyor olacağız. Dijital dünya bize dünyada birçok farklı birey ve komüniteyle iletişime geçebilme şansını sunuyor. Bu deneyim makro ölçekte ajandalar yaratabilmek adına çok değerli. Bununla birlikte dijital dünyanın araçlarını kullanırken fiziksel etkileşimin yeri doldurulamayan derinliklerini gözden kaçırmamak gerekiyor. Özellikle daha önceden değerler ve hedefler doğrultusunda kurgulanmış komünitelerin birlikte üretimleri çok daha etkili olabiliyor. Günümüzde dijital ve fiziksel etkileşimleri harmanlayıp her ikisinin de sunmuş olduğu çözüm önerilerini birleştirmek daha avantajlı bir ortam kurguluyor.”

imeceLAB olarak, bu dönemde dijital araçları etkin kullanarak, fiziksel olarak yürüttüğü ilk mesele sürecinin tecrübelerini arkasına alarak online bir mesele süreci kurgulamaya ve ajandasındaki sayfaları doldurmaya başladık. “Sağlıklı Bireyler ve Topluluklar” meselesini, yeni imeceLAB programının teması olarak seçerken program süresini 3 hafta olarak belirledik.

Neden “Sağlıklı Bireyler ve Topluluklar”?

Salgın gibi olağanüstü durumlar, insan toplulukları üzerinde birtakım kaygı, korku, üzüntü, stres ve depresyon gibi olumsuz psikolojik tepkilere sebep oluyor, iyi olma halini(wellbeing) ve sosyal bağları zedeliyor. Belirsizlik zamanlarında motive olmak, zihinsel ve bedensel bağışıklığı sağlamak, kolektif gücün farkına varmak zorlaşıyor. İçinde bulunduğumuz bu kaotik süreçte iyi olma halimizi korumak ve sosyal bağlantılarımızı güçlendirmemiz ise son derece kritik. Bu konular, aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam amacına yönelik de birer gündem maddesi. Sonuç olarak, “Sağlıklı Bireyler ve Topluluklar” meselesinin, pandemi süreciyle birlikte en acil ve önemli olan konuların başında geldiğini görüyoruz.

Bu süreçte kişinin psikolojik olarak dayanıklı ve iyi olma halinin sağlanmasının yanı sıra, sosyal bağların güçlendirilmesi için komünite bilincinin yaygınlaştırılması gerektiğinin farkında olarak mesele sürecinin sınırlarını şekillendirdik: “Bireylerin dayanıklı ve iyi olma hali” ve “Toplumsal dayanışma ve komünite bilinci” alt başlıklarında yer alan sorunlar için Türkiye genelinden gençlerin bir araya gelerek dayanışma içinde çözüm sürecinin birer parçası olmalarını istedik.

Kritik Önemde: Doğru Partnerlikler Kurmak ve Dijital Araçların Etkileşimli Kullanımı

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan 17.si ‘‘Amaçlar için Ortaklıklar’’. imece de bu perspektiften her programında, ilgili amaç etrafında işbirlikleri ve partnerlikler inşa eden bir yapı. Partnerlikler sayesinde, farklı disiplinlerden insanlar bir araya gelerek özel sektör, kamu ve sivil toplumun ortak zeminde buluşacağı yaratıcı ortamlar oluşturuyor ve sosyal fayda sağlayan yepyeni yöntemleri, platformları, girişimleri ve fikirleri destekliyor.

imeceLAB’in ikinci mesele sürecinde eş yürütücülüğü Yenibirlider Derneği üstlenirken Zorlu Holding ana partner; Ernst & Young Türkiye araştırma partneri; Coronathon Türkiye ile Teyit bilgi ve içerik partnerleri; e-bursum ve İstaston TEDÜ iletişim ve network partnerleri; Mindhood, Mentornity ve Tribe dijital platform partnerleri olarak konumlandı.

Program çağrısını ilk duyurduğumuz 21 Mayıs tarihinden başvuruların kapandığı 4 Haziran 2020 tarihine kadar büyük bir ilgiyle karşılaştık. Çok partnerli yapı duyuruların yaygınlaşmasını sağlarken, özellikle dijital platform partnerleri güçlü etkileşim imkanları sundu.

Program başvurularını Ashoka fellow’u Mesut Keskin’in sosyal girişimi olan e-bursum platformu üzerinden aldık. Türkiye genelinden bir kitleye ulaşmak istediğimiz için, e-bursum’un geniş portfolyosunun sunduğu imkanlar, partnerlik tercihimizin ne kadar doğru olduğunu bizlere gösterdi. 32 farklı şehirden 202 öğrenci programa başvurdu. Bu şehirler: İstanbul,Ankara, İzmir, Eskişehir, Konya, Kocaeli, Kırklareli, Bursa, Antalya, Aydın, Van, Osmaniye, Muğla, Mardin, Manisa, Malatya, Çanakkale, Adana, Zonguldak, Yalova, Tunceli, Tekirdağ, Ordu, Niğde, Mersin, Kahramanmaraş, Hatay, Erzurum, Düzce, Denizli, Bolu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti.

“Tüm Türkiye’yi kapsayan imeceLAB ile olan bu iletişim çalışması küçük şehirlerdeki gençlere fırsatları ulaştırma yönünde etki yarattığına inanıyoruz. imeceLAB gençlerle çalışmak için ideal bir kurum, çünkü gençlerin ilgi göstereceği içerikler ve destekler sunuyor.” Mesut Keskin, e-bursum

Başvurusu olumlu olarak sonuçlanan 115 öğrenciden oluşan 30 takım sürece dahil edildi, 20 farklı şehirden katılım oldu. 3 hafta boyunca eğitim ve mentorluk desteği alan bu 30 takım, 60’tan fazla mentor ile 158 görüşme gerçekleştirerek toplamda 90 saatten fazla Mentornity üzerinden mentorluk desteği almış oldu.

Mentor havuzunda iş geliştirmeden ürün tasarımına, içerik üretiminden dijital pazarlamaya kadar pek çok farklı sektörden alanında uzman iş insanları yer aldı.

“Süreçte çok farklı disiplinlerden farklı şehirlerden ve okullardan katılımcılar olması beni çok etkiledi, bu “ çeşitlilik ortamı için emeği geçen herkese çok teşekkürler.” Nazlı Cangönül, Mentor

Başvurular esnasında, interaktif yöntemlerle bilgi sunan mikro öğrenme uygulaması Mindhood’un etkin kullanımı tercih ettik. Tüm takım üyelerine Mindhood üzerinden sosyal inovasyon ve sosyal girişimcilik eğitimlerini tamamlamalarını istedik. Eğitim kitlerini tamamlamaları istenen gençlerin bu alanlarda metodolojik olarak ön bilgiye sahip olmaları sağlandı. Günde 15 dakika gibi bir süre ayrılarak 3 günde tamamlanabilen eğitimler ile, aynı zamanda gençlerin sosyal girişimcilik, sosyal fayda, sosyal inovasyon konularını çalışmaları içerisinde konumlandıracak farkındalığa ulaşmaları da sağlandı. Mindhood üzerinden eğitimleri tamamlayanların oranı ise %85 seviyesini gördü.

Mesele süreci partnerlerinden İstasyon TEDÜ, Coronathon Türkiye ile Teyit ekibi de mentorluk sürecine aktif katılım sağladı.

Program başvuruları esnasında gelen sorular ve merak edilenleri cevaplandırmak adına imeceLAB ve YeniBirLider Derneği ortak Instagram canlı yayını yaptık.

“Sağlıklı Bireyler ve Topluluklar” mesele süreci Danışma Kurulu’nda Zorlu Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Aslı Alemdaroğlu, Impact Hub İstanbul kurucu ortağı Semih Boyacı, Teyit.org kurucusu Mehmet Atakan Foça, Açık Açık kurucu ortağı Dr. Itır Erhart, Siemens Türkiye Dijitalleşme ve Endüstri 4.0 Pazarlama Müdürü Derya İren, Özyeğin Üniversitesi TTO ve Girişimcilik Merkezi Direktörü Dr. İsmail Arı, Boğaziçi Üniversitesi’nden öğretim görevlisi Aylin Vartanyan ve Raum Atheletic Flat kurucu ortağı Murat Bür yer aldı.Tüm öğrenciler, süreç boyunca danışma kurulu üyelerinden kaynak ve rapor ön planda olmak üzere bilgi ve deneyim konusunda öneriler alma fırsatı yakaladılar.

İlk Etkinlik: Araştırma Hackathon’u

6 Haziran günü başvuru sonuçları açıkladıktan sonra imeceLAB’in yeni komünitesindeki öğrenciler ilk kez 7 Haziran Pazar günü araştırma hackathonu öncesi bir araya geldi.

Araştırma Hackathon’u, katılımcıların bir mesele üzerine internet ortamında yer alan kaynakları belli bir zaman diliminde tarayarak derleme içerikler oluşturmasına; bunu yaparken çalıştıkları konuya dair geniş bir perspektif kazanmalarına ve konunun ilginç noktalarını tespit ederek projelerini geliştirmeden önce konuyu keşfetmelerine dayalı ve alana dair bilgileri içselleştirmelerini amaçlayan bir etkinlik formatı. Araştırma Hackathonu’nu her takımdan en az bir öğrencinin katılımı sonucu 80’den fazla öğrenci ile Zoom platformu üzerinden gerçekleştirdik. Etkinlik sırasında/araştırma sonucu elde edilen içgörüler, proje geliştirmek için kullanılacağından, proje geliştirecek her bir takımdan en az bir katılımcının etkinlikte yer almasını istedik. Bu etkinlik, mesele sürecinin ilk etkinliği olduğu için aynı takım üyeleri hariç birbirini tanımayan öğrenciler de ilk kez bir araya geldiler ve beraber çalışma fırsatı yakaladılar.

Etkinlikte, ‘‘Sağlıklı Bireyler ve Topluluklar’’ konusu odağında belirlenen 12 ayrı konu başlığında, internet ortamında yer alan kaynaklardaki bilgileri 4 saatlik bir zaman dilimde anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde derlemeyi hedefledik ve bunu gerçekleştirdik. Bu konular: Bütüncül Sağlık, Rezilyans, İyi Olma Hali, Dijital Detoks, Doğru Bilgiye Erişim, Şiddetsiz İletişim, Komünite Bilinci ve Kolektif Hareket, Birbirinden Öğrenen Topluluklar ve Paylaşım Kültürü, Disiplinlerarası Etkileşim, Sağlık Okuryazarlığı, Bilgi Alışverişi, İklim.

Öğrencilerden, kavramları tanımı, kapsamı, ortaya çıkış nedenleri, amacı, önemi, insan ve toplum üzerindeki etkisi, kriz dönemlerindeki rolü, iyi örnekleri ve günlük hayattaki pratik karşılıkları ile ele almalarını istedik. Seçilen konularda, araştırma hackathonu esnasında bulguların eklenmesi için Google Drive üzerinden klasörler açtık ve her klasörün linkinin bulunduğu bir excel dokümanı oluşturduk.

Etkinlik günü katılımcılara ilk olarak etkinliğin amacı ve akışını bildirdik. İlk seansta, araştırma partneri EY Türkiye tarafından öğrencilere araştırma yapmanın etik boyutu anlatıldı. İntihal kavramının başka kişilerin düşünceleri ve bulgularının kaynak göstermeden kullanılması olduğu ve bunun bir nevi bir bilgi hırsızlığı olarak kabul edildiği, bu sebeple yardım alınan bütün kaynakların eklenmesi gerektiği aktarıldı.

Etkinliğin ikinci seansında, Google’da doğru bilgiye en kısa sürede erişimi sağlayacak gelişmiş arama tekniklerine dair bilgilerin yanı sıra YouTube ve Twitter gibi mecralardaki gelişmiş arama özelliklerini ve filtrelerini anlattık. Veri araştırması adına kullanılabilecek platformlar ile haber içeriklerini derlenmiş bir şekilde sunan medya organizasyonlarını tanıttık. Bu seans, katılımcıların konuyla ilgili akademik ve diğer yazılı kaynaklara interneti kullanarak nasıl ulaşabileceklerini gösterdi; ayrıca Google’da arama yaparak kaynakların güncelliği ve güvenilirliğini nasıl kontrol edebileceklerinin bilgisini sağladı. Son olarak öğrencilerin çalışma boyunca Google Dokümanlar kullanımında nelere dikkat etmeleri gerektiği aktarıldı.

Her bir konu başlığı için break-out room’lara ayrılan öğrenciler, odalarında çalışmaya başladı. Araştırılacak konunun belirlenmesi ve araştırma sırasında imeceLAB ekibi olarak, odaları dolaşarak öğrencilerin sorularını yanıtladık; ayrıca önceden belirlenen bazı kritik kaynakların linklerini öğrencilere ulaştırdık. Öğrencilerden ana odaya döndüklerinde grup sözcülerini belirlemelerini istedik.

Kapanış seansı, her bir break-out room’dan bir grup sözcüsü öğrencinin, grup öğrenimlerini sunması şeklinde gerçekleşti. Öğrenciler odalarda neler yapıldığını, etkinliğin kendileri için nasıl geçtiğini, ilginç buldukları ya da başkalarının bilmesinin faydalı olacağını düşündükleri bilgileri aktardılar. Bu aktarımlar esnasında imeceLAB ekip üyeleri olarak sohbeti yönlendirdik.

Araştırma hackathonu etkinliğinin öğrenciler üzerindeki etkisi en net olarak “chat” üzerinden sağlanan anlık geri dönüşlerde ve etkinliğin kapanış seansındaki deneyim paylaşımlarında gördük. Örneğin etkinlikte dijital araçların doğru ve etkin kullanımının nasıl olacağı aktarılırken, bir katılımcı chat üzerinden şu cümleyi yazdı: ‘‘Bu zamana kadar doğru bilgiye ne kadar uzun sürede ulaşıyormuşum diye düşünüyor insan. Çok teşekkürler.’’

Kapanış seansında paylaşılan cümleler, ağırlıkla öğrencilerin konuya dair ne tür fark edişler yaşadıklarını gösterdi. Örneğin, Sağlık Okuryazarlığı’nı araştıran grubun sözcüsü ‘‘Sağlık konusunda kendi sorumluluğumuzu almanın, doğru bilgileri sormanın, bizden istenen şeyleri uygulamanın önemini ve bunların iyileşmeye ne kadar hızlı etki ettiğini gördük.’’ ifadelerini kullanırken, İklim Krizi’ni araştıran grubun sözcüsü şunları söyledi: ‘‘Emisyon düşüsünün bu şekilde ilerlemeyeceğine dair pesimist bakış açısını gördük. Yeni normalin ne kadar sürdürülebilir olacağıyla ilgili ikilem içeren bulguları gördük. Online olsa da aktivizm devam ediyor. Bu dönemin sosyal ilişkileri güçlendirdiği, bir yandan da sağlık ve güvenlik temel ihtiyaçlarına dönmenin iklim krizini geriye itebileceği argümanını gördük.’’

Kapanış seansı, ilk kez bir araya gelen, daha önce birbirini tanımayan ama gerekli yönlendirmeleri alan grup üyelerinin birlikte çalışma deneyimlerinin ne kadar iyi geçtiğini ortaya koydu:

  • ‘‘Takımca ve online çalışmak; herkesin sorumluluğunu bilerek bir ürün ortaya koyması çok önemliydi.’’
  • ‘‘Zaman sınırlıydı ama tüm bulguları birleştirmeyi başardık’’
  • ‘‘Hepimiz birlikte verimli çalıştık’’
  • ‘‘İyi organize olduk, kimin neyi alacağı belliydi.’’
  • ‘‘Bu konuyu biliyoruz diye düşündüğümüz bir konuda daha detaylı incelemeler yaptık.’’
  • ‘‘Amacımız daha sonradan dosyaya bakacak kişilerin de en doğru şekilde bilgiye ulaşmasıydı.’’

Sonuç olarak, etkinliğin öğrencilerin internet ve medya okuryazarlığını, takım çalışması kabiliyetlerini, araştırma alanındaki beceri ve yetkinlikleri ile bireysel olarak iyi olma hali ve komüniteler başta olmak üzere pek çok alanda bilgi birikimlerini geliştirdiğini gözlemledik.

Etkinlik sonunda araştırma bulgularının yer aldığı Google Drive dokümanları ve Zoom’daki ana akışların ekran kaydını, komünitenin buluştuğu tribe.so üzerinden imeceLAB komünitesi ile paylaştık. Dokümanlardaki bilgilerin ve argümanların, takım projeleri için birer fikir kaynağına dönüşmesine imkan verdik.

Hackathon sonunda EY Türkiye ve imeceLAB desteği ile tüm araştırma bulguları bir rapora dönüştürüldü. Aynı zamanda etkinlik sonrası anketler yoluyla saha araştırmaları da yapan takımlar, anket çalışmalarından elde ettikleri içgörüleri de bu araştırma raporuna eklediler.

3 Haftada ‘‘Hastane” İnşa Etmek

Programın ilk günü olan 7 Haziran’dan son günü olan 28 Haziran’a kadar geçen 3 hafta, bizim için dünya devletlerinin çok hızlı bir şekilde pandemi hastanesi inşa etmesi gibi bir deneyimdi. Bir yıl önce fiziksel zeminde 10 haftada yaptığımız programı 3 haftada başarılı bir şekilde yürütmek, sürecin sonunda büyük bir motivasyon kaynağına dönüştü.

Araştırma Hackathonu’nun ardından Tanımlama Atölyesi ile devam eden süreçte, meseleye dair problem belirlemenin ve en temek soruna indirgeyerek problemi detaylandırmanın önemine değinilerek etkileşimli bir atölye gerçekleştirildi.

Fikir Üretme Atölyesi ile takımlarına ayrılan gençler, ZOOM’un breakout rooms özelliği ile kendi ekipleriyle çalışma imkanı yakaladılar. Bu atölyede mentorlar takımların odalarını gezerek ihtiyaç duydukları konularda destek oldu.

Prototipleme Atölyesi’nin gerçekletirilmesinin ardından takımlardan ara eleme için poster sunumları hazırlamaları istendi. Program takibinin önemli bir kriter olduğu bu süreçte 30 takım arasından 10 takımın sürece devam etmesi kararlaştırıldı.Bu takımların değerlendirme sürecinde göz önünde bulundurduğumuz kriter setleri şunlar oldu: Proje Geliştirme (Problem — çözüm uyumu ve Yenilikçilik ), Takım ( Paylaşımcılık , Değer odaklılık , Değişim öncüsü takım yapısı ), Etki (Faydalanıcı — kullanıcı üzerindeki etkisi , Sosyal, kültürel ve çevresel etkisi ), Program (Müfredatı ve kanvasları düzenli takip , Atölye ve webinarları düzenli takip, Platformları etkin kullanma , Mentor ağını etkin kullanma)

Seçilen 10 takım proje pazarı etkinliği için hazırlıklarına başladı. 21 Haziran Pazar günü gerçekleştirilen Proje Pazarı’na 29 mentor katıldı. Her mentora etkinlik öncesi seçilen 10 takıma ait bilgilerin yer aldığı doküman iletildi. Etkinlik günü her mentor kendisi için belirlenen 3 takım ile görüşerek geri bildirimlerde bulundu, puanlama tablosundan değerlendirme puanını verdi. Her takımı her bir oturumda 3–4 mentor dinledi.

Günün sonunda mentorların verdikleri puanlar hesaplanarak günün en çok beğenilen ilk 3 takımı açıklandı, birinciliği 2 takım paylaşarak toplamda 6 takım, jürinin beğenisini kazanmış oldu.

Etkinliğe katılan mentorlar, önemli aktarımlarda bulundu:

  • ‘‘Süreçte çok farklı disiplinlerden farklı şehirlerden ve okullardan katılımcılar olması beni çok etkiledi, bu çeşitlilik ortamı için emeği geçen herkese çok teşekkürler’’
  • ‘‘Beni en çok şaşırtan, sağlık gibi bir konuda disiplinlerarası ekiplerin ne kadar farklı konu çıkarabileceğini görmek oldu. Turizm, gıda, sürdürülebilirlik, bilinçli tüketim’’
  • ‘‘Bu tür çalışmalarda sonuç odaklı değil süreç odaklı yaklaşım önemli. Kaçıncı olduğunuzdan daha önemlisi kaç sefer böyle bir etkileşimde bulunduğunuz.’’

Finale Kalan Takımlar ve Kapanış Etkinliği

Proje pazarında verilen puanların %25’i alınarak, Proje Geliştirme, Takım, Etki ve Program gibi kriterlerin %75’ini oluşturduğu önceliklendirmeyle 10 takımdan 6 takımın finale çıkmasına karar verildi.

Tıp fakültesi öğrencilerinin sağlık okuryazarlığı konusunda geliştirdikleri İlaç Asistanım, akılcı ilaç kullanımını sağlamak ve sağlık okuryazarlığını arttırmak için hekim ve hastaların buluşmasını sağlayan bir platform.

Gıda mühendisliği öğrencilerinin sağlıklı beslenme konusunda geliştirdikleri Doğru Beslen, sağlıklı beslenme üzerine farkındalık oluşturacak ve uzmanlarla birlikte doğru bilgiye erişimi sağlayacak bir komünite ve dijital platform.

Amerika’dan katılan bilgisayar mühendisliği bölümü öğrencilerinin geleceğin çalışma ortamları konusunda geliştirdiği Cassette, geleceğin takımları için kapsayıcı, yenilikçi ve hedef odaklı bir birlikte üretme platformu.

Koç Üniversitesi’nin farklı bölümlerinde okuyan ve sağlıklı sosyalleşme konusuna yoğunlaşan öğrencilerin geliştirdiği GüvenApp, bireylerin önceliklerine göre mekan seçimlerini yapabilecekleri güvenli bir ortam yaratmayı hedefleyen bir uygulama.

“Meseleler söz konusu olduğunda büyük düşünmeye meyilli oluyoruz ama aslında ayakları yere sağlam “ basan projeler yapmanın önemini bu süreçte görmüş olduk.” Deniz Aycan, GüvenApp

Farklı şehirlerde ve farklı üniversitelerde okuyan, sorumlu üretim tüketim konusunu odağa alan öğrencilerin geliştirdiği Less Carbon, sürdürülebilir alternatifleri görünür kılarak farkındalık yaratmayı amaçlayan dijital bir platform.

Vefa Lisesi’nden mezun olduktan sonra farklı şehirlerde üniversiteye başlayan, ekolojik turizm konusunu gündemlerine alan gençlerin geliştirdiği EcoTravel ise ekolojik farkındalığı yüksek şekilde kişiselleştirilmiş rotalar oluşturan bir seyahat uygulaması.

Seçilen bu altı takım sunum teknikleri, storytelling gibi eğitimlerin yanında iş planı hazırlama eğitimlerini de aldılar. Bu süreçte mentor desteği almaya devam eden takımlar, mentor havuzunda yer almayan kişilere ulaşılması noktasında imeceLAB ve Yenibirlider Derneği’nden destek alarak farklı sektörlerden kişilerle de bir araya geldiler.

28 Haziran Pazar günü Kapanış Etkinliği’ne jüri, mentorlar ve süreçte yer almış tüm öğrenciler davet edildi. Sunum gerçekleştirecek olan takımlara ait bilgilerin e-posta ile iletildiği davetliler mesele süreci finalinde kolektif bir uygulama ile değerlendirme yapmaya davet edildi. Jüri oylarının %50, imeceLAB ve Yenibirlider ekip oylarının %20, mentor oylarının %20 ve öğrenci oylarının %10 olarak genel ortalamayı belirlediği bir değerlendirme süreci gerçekleştirildi.

Jüride birbirinden değerli isimler yer aldı: Vestel Ventures Yönetim Kurulu Üyesi & TTGV Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Ultav, Zorlu Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Aslı Alemdaroğlu, Özyeğin Üniversitesi TTO ve Girişimcilik Merkezi Direktörü İsmail Arı, Endeavor Türkiye Genel Sekreter Yardımcısı Melisa Fakabasmaz Özerdim, Açık Açık Derneği Kurucu Ortağı Itır Erhart, Yenibirlider Derneği Genel Müdürü Jülide Erdoğan ve imece Direktörü Mustafa Özer.

“Bu projenin yarattığı etki; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın gençler tarafından önce anlaşılıp sonra sahiplenilmesi, sorunlara yeni, yaratıcı, kapsayıcı çözümler bulabilmek için iyi bir ekip kurmanın önemi, heyecan, merak, bir ekosistemin içinde olmanın yarattığı güven duygusu.” Itır Erhart, Açık Açık Derneği Kurucu Ortağı

8 jüri üyesinin yanısıra 16 mentorla birlikte toplamda 70 kişinin yer aldığı kapanış etkinliğinde, her takıma 7 dakika sunum süresi verildi, jüri ve mentor geri bildirimlerinin ardından değerlendirmeler yapıldı. 30 takım ile başlayan yolculuğumuzun son etkinliğinde, hep beraber 6 takımın sunumlarını dinledik ve aralarından 3 takımı “Takım Uyumu”, “Yenilikçilik”, “Uygulanabilirlik” ve “Sosyal Etki” kriterlerine göre seçtik. Günün sonunda ise en fazla puanı alan 3 takım açıklandı.

Kapanış buluşmasında sonucunda GüvenApp, İlaç Asistanım ve EcoTravel mesele sürecinde en çok beğenilen üç takım oldu. Bu takımlar süreç boyunca 20 saatten fazla eğitim almanın yanı sıra en fazla mentor görüşmesi yapan takımlardı.

Süreç Nasıl Devam Edecek?

Seçilen bu takımlar 2 ay boyunca kuluçka sürecine dahil olarak eğitim ve mentorluk desteği aldılar: imece bünyesinde bulunan sosyal girişimcilere İş Geliştirme Mentorluğu veren Gülşah Seyhan’dan iki ay boyunca koçluk desteği aldılar. Liderlerin kreatif potansiyellerini keşfederek sorun çözme yeteneklerini geliştirebilecekleri bir online okul olan İDEOU’dan “From Ideas to Action”, “Storytelling for Influence”, “Insights for Innovation” eğitimlerini Zorlu Holding tarafından tüm maliyetleri karşılanarak aldılar.

Seçilen bu üç takımın dışındaki diğer 3 takım da mentorlardan ve imeceLAB’ten projeleri için destek almaya devam ettiler. Ayrıca her takım üyesi, doğal yaşamı koruma vakfı olan WWF’in sürdürülebilir tekstil ürünlerinden hediye çekiyle ödüllendirildi.

Takımlar projelerini geliştirmeye devam ediyorlar.

Süreç boyunca anlık iletişimin sağlandığı Whatsapp gruplarındaki öğrenciler, önceki mesele sürecinden ve imeceLAB’in diğer alt programlarından doğan imeceLAB komünitesinin toplandığı Slack platformuna davet edildi. imece, Slack üzerinden komünitesiyle etkileşimde kalmaya devam edecek.

Peki komünite slack’indeki kanallarda öğrencilere neler sunuyoruz?

  • Küresel Amaçlar, İklim Krizi, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği gibi aylık temalar üzerinden içerik paylaşımları ve tartışma ortamları
  • Ekosistem’den ve imece’den staj/iş duyurularının paylaşımı
  • Komünitede bulunan öğrencilerin diğer organizasyonlarda parçası oldukları etkinliklerin, projelerin duyurulması ve paylaşılması

Komüniteye dahil olmak ister misiniz?

Tüm Bu Süreç, Öğrencilere Neler Kazandırdı?

Programın değerlendirilmesi için anket çalışmalarına katılan 85 gençten program ve süreçle ilgili 5 üzerinden değerlendirme yapmaları istendi, elde edilen veriler ise şöyle:

  • Sağlıklı Bireyler ve Topluluklar mesele sürecini bir bütün olarak nasıl değerlendirirsin? 4.4
  • Mesele sürecindeki öğrenim materyalleri(canvas, içerik) nasıl değerlendirirsin? 4.5
  • Öğrenme platformunun(Tribe) kullanım kolaylığı nasıldı? 4.4
  • Atölye ve webinar etkinliklerinin verimliliği nasıldı? 4.3
  • Eğitim öncesi sosyal etki hakkında kendini ne kadar yetkin görüyordun? 3.3
  • Eğitim sonrası sosyal etki hakkında kendini ne kadar yetkin görüyorsun? 4.4
  • Eğitim öncesi sağlıklı bireyler ve iyi olma hakkında hakkında kendini ne kadar yetkin görüyordun? 3.2
  • Eğitim sonrası sağlıklı bireyler ve iyi olma hali meselesi hakkında kendini ne kadar yetkin görüyorsun?4.3
  • Sosyal meselelere farkındalığım… 4.1
  • Empati yeteneğim…3.8
  • Sosyal meselelere kapsayıcı bir şekilde bakma yeteneğim… 4.2
  • Toplumsal bir problemi projelendirme sürecindeki yetkinliğim…4.4
  • Birlikte öğrenme yeteneğim… 4.3
  • Sosyal etki odaklı işlerin alternatif bir kariyer yolculuğu olabileceğindeki farkındalığım… 4.2
  • Süreçte en beğendiğin özellik/ler?

— Yaparak öğrenme %71
Yürütücü Ekip %62
Müfredat ve İçerik %50
Topluluk %47
Konu derinliği %22
Konuklar %18

Sonuç Yerine

İçinde bulunduğumuz pandemi koşulları, belirsizlik atmosferini, ruh sağlığı krizlerini, ekonomik zorlukları beraberinde getiriyor. Buna karşın bu dönemi ele alan yazılarda, sosyal medya postlarında ve Instagram canlı yayınlarında pandemi günlerini verimli ve üretken geçirme yolunda sayısız öneriler karşımıza çıkıyor. İçinde bulunduğumuz şartları görmezden gelerek yapılan verimlilik ve üretkenlik çağrılarının kurtarıcı formül olmadığını biliyoruz. Bu şartlar altında çözüm, ekip olarak uyumlu çalışmak, iyi iletişim kurmak, birbirini anlamak; trendleri gözlemek; dijital araçları etkin kullanmak, partnerlikler geliştirmek, disiplinlerarası komüniteler yaratmak… Bunların sonucunda bu verimlilik ve üretkenliğin kendiliğinden geldiğine Haziran 2020 boyunca hep beraber tanıklık ettik. Sürece katkı sağlayan herkese teşekkür ederiz.

imece’nin Pandemi Döneminde Uyguladığı Diğer Programlar

--

--

imece, değişim yaratan insanların ve kurumların toplumsal, ekolojik ve kültürel meselelere çözüm üretmek üzere buluştuğu ve birlikte çalıştığı bir sosyal inovasyon platformudur.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store
imece

imece Medium yayınındaki en güncel içeriklerimize medium.com/imeceplatformu sayfasından ulaşabilirsiniz.