Sosyal girişimler için imece usülü fonlama ne anlama geliyor?

Yazan: Duygu Kambur, Strateji ve İş Geliştirme Yöneticisi

Kitlesel fonlama eğitimlerinden bir kare

imece’de 2 yıldır sosyal girişimlerle çalışıyor; sosyal girişimlerin faydalanıcıları ile buluşabilmeleri, markette aktif şekilde çalışabilmeleri ve yatırımcıya gidebilmeleri için çeşitli destekler sunuyoruz. Şu ana kadar Nitelikli Eğitim ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği gibi Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmaya yönelik çözümler üreten girişimcilerle birlikte 7 aylık destek programını iki kez tamamladık. Bu süreçlerde 25 sosyal proje ve girişim ile kuruluş aşamasından itibaren yakın çalışmalarda bulununca bolca içgörü topladık, öğrenim kazandık. Bu öğrenimlerin en temeli de, sosyal fayda yaratmayı önceliklendiren girişimlerin, özellikle operasyonlarının ilk dönemlerinde doğru faydalanıcı, müşteri grubu ve gereken finansal kaynaklara erişmekte karşılaştıkları zorluklar oldu.

Bu zorlukları aşmanın yöntemlerini araştırırken platform partnerimiz UNDP’nin İstanbul Bölge Merkezi’nden çıkan bir startup olan Alternative Finance Lab ile bir araya geldik. Alternatif finansman kaynaklarını farklı bölgelerde sosyal fayda alanına yönlendirmek için çalışmalar yürüten partnerimiz ile yol haritamız ortaklaştı: kitlesel fonlama ve sosyal girişimleri bir araya getirmek.

AltFinLab ekibinden Marina, yenilikçi finansal mekanizmaları anlatıyor.

Kitlesel fonlama en basit ifadeyle bir fikir, proje ve girişim için imece usulü fon toplama yöntemi. Son yıllarda yükselişte olan kitlesel fonlama, Kickstarter, Indiegogo, Onepercentclub gibi global platformların yanı sıra Fongogo, Ideanest, Arıkovanı gibi yerel platformlar aracılığı ile proje sahipleri ve girişimcilerin hayata geçirmek istedikleri proje ve işi tanıtarak finansal destek topladığı alternatif finansal kaynak mekanizması, pek çoğumuzun bildiği gibi. Sosyal girişimler ise odağında sosyal, kültürel, çevresel problemlere çözüm üretmek, toplumsal fayda sağlamak olan girişimler.

Bu iki mekanizmayı birleştirmek çok paydaşlılığa imkân tanıyor. Bu süreçle, bir meselenin çözümü için finansal destek sağlayan, savunuculuk yapan, ürün/hizmet geliştiren gibi farklı rolleri üstlenen birey ve kurumları bir araya getirebiliriz. Bu motivasyonla, AltFinLab ve imece olarak sosyal girişimleri kitlesel fonlamaya hazırlanmak için kampanya tasarlamadan hikâye anlatıcılığına fon geliştirmeye kadar farklı konularda eğitim ve mentorlukları içeren 5 aylık bir süreç tasarladık. Sürece imece Destek Programı’nda yer almış ve aktif olarak çalışmalarına devam eden 8 sosyal girişim ile Haziran’da başladık.

Bu sürece başlarken 3 hedefimiz vardı:

  • Türkiye ve bölgedeki sosyal girişimlerin alternatif finansal kaynaklara ulaşmasını kolaylaştırmak. Sosyal girişimciler başlangıçta faydalanıcı ve müşterisine erişmekte zorlanıyor ve henüz yatırımcı ilişkisine başlamaya hazır olmayabiliyor. Ayrıca uluslararası ya da yerel organizasyonların fonlarından yararlanabilecek kapsama henüz erişmedikleri gibi, finansal geçmişleri olmadığı için kredi almakta zorlanıyorlar. Dolayısıyla, bu proje ile maddi kaynak sıkıntısı yaşayan sosyal girişimcilere kitlesel fonlama seçeneğini sunmak istedik. Yani ekosistemdeki “öncü boşluğu (pioneer gap)” olarak tanımlanan bu probleme çözüm üretmeyi hedefledik. Sosyal girişimlerin finansal kaynağa ihtiyacı var ki, doğru yeteneklere doğru maaşları vererek iyi bir ekip kurabilsin, ürününü hizmetini geliştirmek için denemeler yapabilsin, sahiplendiği meselenin savunuculuğuna devam edebilsin, iyileştirilmesine katkı sağlayabilsin.
  • Bu süreçteki öğrenimlerimizi paylaşmak. Bu sayede programa dair açık kaynaklar oluşturarak bu alanda benzer denemelerin yapılmasını cesaretlendirmek, kolaylaştırmak ve sosyal girişimcileri güçlendirmek istiyoruz. Kampanyalar tamamladığında tüm öğrenimlerimizi derlediğimiz kaynakları paylaşmaya başlayacağız.
  • Alternatif kanalların varlığını hatırlatmak. Son senelerde sosyal, kültürel, çevresel meseleleri dert edinen ve çözümüne katkı sunmak isteyen birey ve kurumların sayısı artıyor. Bu kampanyalar aracılığıyla da bunu yapabilmelerini sağlayacak alternatif kanalların olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

Bu hedeflere ulaşmaktan bizi alıkoyabileceğini düşündüğümüz endişeler de var elbette. Bunlardan en kritiği, Türkiye’de online kitlesel fonlama hacminin küçüklüğü ve dolayısıyla online kitlesel fonlama ile destek olma pratiğinin yaygın olmaması. Crowdfon, FonlaBeni, Fongogo, Arıkovanı ve Buluşum’un faaliyetlerinin başlangıcından Mayıs 2017’ye kadar olan dönemde toplam yaklaşık 3.5 milyon TL fonu proje ve girişimlere aktarmış. 2009 yılında Amerika’da kurulan Kickstarter ise 2009 — Nisan 2017 arasında toplam 2.62 milyar $ fonu başarılı proje ve girişimlere aktarmış.

Kitlesel fonlama pratiğine dair ipucu verebilecek diğer bir araştırma ise bireysel bağışçılığa dair. TÜSEV’in 2016’da yılında yayınlanan Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik raporuna göre yılda toplam 13.7 milyar liralık bağış yapıyoruz. Bu, yılda kişi başına yaklaşık 228 lira bağış yapıldığını gösteriyor. Bu tutar, 2014 Türkiye Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’nın (GSYH) yüzde 0.8’i. Oran aslında Avrupa ve Amerika’daki bağış oranlarına benzerlik gösteriyor ama bu ülkelerin aksine Türkiye’de bağışların dağılımı çok daha farklı. Kişi başına düşen 228 lira bağışın 53.2’si dilencilere, 41.9’u zekat olarak, 41.9 fitre olarak, 41.1’i akrabalara verilirken, 31,5’i diğer kişiler ve komşulara, sadece 16.7 lirası sivil toplum kurumlarına yani sosyal fayda alanında çalışan kurumlara gidiyor.

Yani imece usülü destek olan ve bireysel bağışlar yapan kitlenin öncelikli tercihi sosyal fayda adına sistematik çözümler üreten/üretmeye çalışan sivil toplum kuruluşları değil. Sosyal, çevresel ve kültürel problemlere sistematik çözümlerin özlemini duyan insanlar arasında ise bireysel bağışçılık pratiği düşük. Bireysel bağışçılık davranış eğilimi de online kitlesel fonlama ile sosyal girişimcileri destekleme pratiğinin düşük olabileceğinin sinyalini veriyor.

Bu muhtemel engellerin farkında olarak kitlesel fonlama ve sosyal girişimcilikteki potansiyeli birlikte ortaya çıkarmayı denemek istedik. 5 ay boyunca beraber çalıştığımız 8 girişimden 3’ü kampanyalarını Kasım ayında yayınlıyorlar:

  • Mülteci ve diğer dezavantajlı durumdaki kadınlar için iş ve gıda girişimciliği imkânı yaratacak mutfaklarına destek arayan Maide;
  • Türkiye’nin farklı bölgelerindeki okullara toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini taşıyabilmek adına tasarladıklar eğitsel oyun kiti için destek arayan Öğrenme Tasarımları ve
  • Çocukların etrafındaki nesneleri oyuncağa çevirerek yaratıcılıklarını geliştirebildikleri oyun kitini dezavantajlı çocuklara götürmek için destek arayan Toyi.

Kampanyalarla ilgili gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğiz. Kampanyalar süresince ve devamında girişimleri farklı şekillerde desteklemek mümkün: finansal kaynaklarımız ve geri bildirimlerimiz, savunculuğumuzla. Destek olmak için bizimle buradan iletişime geçebilirsin.