Wayfinder’da Derinlemesine İnceleme

SIX liderliği, Zorlu Holding ev sahipliği ve imece yürütücülüğünde Mayıs 2018 tarihinde İstanbul’da düzenlenen ikinci Wayfinder, ATÖLYE ve S360'ın içerik ortaklığının yanı sıra, UNDP İstanbul Bölge Merkezi’nin katkıları ve Brookings Doha Center’ın desteğiyle hayata geçirildi.

Wayfinder İstanbul katılımcıları değişimi gerçekleştirmek için neler yapılabileceğini araştırıyor.

Dünyanın dört bir yanından katılımcıları bir araya getiren etkinlikte, sosyal inovasyona ilişkin başarı hikayeleri paylaşıldı, engelleri ve zorlukları aşmanın yolları masaya yatırıldı ve geleceğe ilişkin mücadelelere nasıl hazırlanılması gerektiği tartışıldı. 500'ü aşkın katılımcı ve 1000'den fazla çevrimiçi katılımcının yer aldığı halka açık bir toplantıya ev sahipliği yaptık ve neredeyse 30 ülkeden 350'den fazla kişi ile iki gün boyunca ortak bir küresel öğrenme deneyimi yaşadık.

İkinci günün öğleden sonrasında, “derin inceleme” atölyeleri önümüzdeki 10 yıl içinde değişim yaratmak için gerekenleri masaya yatırdı. Aşağıdakiler 8 atölyeden elde ettiğimiz çıkarımları özetliyor.

1. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni yerelleştirmek:

Küresel Hedefler olarak bilinen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, yoksulluğu sona erdirmek, gezegeni korumak ve herkesin barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için evrensel bir hareket çağrısıdır. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, gelecek nesiller için hayatı sürdürülebilir bir şekilde geliştirmek için ortaklık ve pragmatizm ruhu içinde çalışır. Tüm ülkelerin kendi öncelikleri ve dünyanın çevresel meselelerine uygun olarak benimsemeleri için açık yönergeler ve hedefler sağlarlar. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri hiç kimseyi geride bırakmamak ve yoksulluğu ortadan kaldıracak cesur ve dönüştürücü adımlar atmak yönündeki kararlılığın bir sonucu olarak Ocak 2016'da yürürlüğe girmiştir.

Dave Knight (S360) ve Eren Öztürk (S360) tarafından sunulan Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini yerelleştirme “derin inceleme” oturumunun ana amacı şehir düzeyinde katılım için makro düzeydeki hedeflerin eylem haline getirilebilecek unsurlara dönüştürülmesinin olası yollarını keşfetmekti.

“Sürdürülebilir Şehirlerin Geleceği: Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin Rolü” Ahmet Torun workshop sırasında çizdi.

Çalışmanın önemli çıktıları:

  • Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri için inovasyon yerel düzeyde, kapsayıcı, şeffaf olmalı ve yerel olarak en önemli ve yerinde etkiyi elde etmeye çalışmalıdır. Sesi daha az duyulan aktörler için alan yaratan bir “kimseyi geride bırakma” ilkesi temel ilkelerden biri olmalıdır. Yerel Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi hareketleri, hedeflerin hayata geçirilmesini sağlayacak eylemlerin birbirleriyle bağlantılı olduğunun farkında olmalıdır.
  • Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, sosyal inovasyon için cazip ve yönlendirici bir vizyon sunar ve şehir ya da topluluklarda nelerin başarılmaya çalışıldığına dair hikâye ve bağlam sağlamaya yardımcı olur. Bu vizyon, projelerin ortak bir liderliğe dayandırılmasına yardımcı olabilir.
  • Küresel ve yerel kıyaslamalardan yararlanmak, şehirlerin ve toplulukların etkileri konusunda radikal bir şekilde şeffaf olmak, verilerin doğruluğunu sağlamak, paydaşların ve üçüncü tarafların onayladığı bilgilerin sunulması çok paydaşlı yerel projeler sunmak için çok önemli adımlardır.

2. İnsan odaklı tasarımın sosyal inovasyondaki rolü

Tasarımcılar geleneksel olarak ürünlerin görünümünü ve işlevselliğini geliştirmeye odaklanmışlardır. Son zamanlarda , dünya çapında düşük maliyetli sağlık hizmeti sunmanın yollarını bulmak gibi daha karmaşık sorunları çözmek için tasarım teknikleri kullanmaya başladılar. İş dünyası, tasarım odaklı düşünme olarak adlandırılan bu yeni yaklaşımı benimseyen ilk aktör oldu — ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar da benimsemeye başladı. ”( Sosyal İnovasyon için Tasarım Düşüncesi, Brown & Wyatt, 2010) )

Sosyal, kültürel ve çevresel sorunları çözmek için küresel olarak kullanılan farklı tasarım teknikleri gördük. Bu teknikler tasarımcılar tarafından değil, aynı zamanda girişimciler, araştırmacılar, fon verenler gibi diğer paydaşlar tarafından da kullanılabilir ve uygulanabilir. Kerem Alper (ATÖLYE) ve Luisa Covaria (OpenIDEO) katılımcılara tasarım tekniklerinin meselelerin çözümü için yenilikçi fikirleri nasıl tetikleyebileceğini göstermek için kısa bir atölye çalışması yaptı.

“İnsan Odaklı Tasarımın Sosyal İnovasyondaki Rolü” Ayşen Kuşoğlu workshop sırasında çizdi.

Çalışmanın önemli çıktıları:

● Her grup aynı tasarım sorunu üzerinde çalıştı: Akademi, özel sektör, kamu sektörü, STK’lar ve filantropi arasında sosyal inovasyonu hızlandırmaya yönelik radikal işbirliğine dayalı bir ekosistem nasıl oluşturabiliriz?” 45 dakikalık atölye çalışması sırasında aşağıdaki fikirler ortaya çıktı:

Grup 1: IDEAPOOL, fikirleri toplayıp fikir alışverişi yapacak bir alan oluşturan, şirketleri, hükümetleri, STK’ları bir araya getirdiğimiz bir havuzdur.

2. Grup : “Ustalar Çırak, Çıraklar Usta” : Bir sektörden bir kuruluş, başka sektörden birinin bu kuruluşun daha zayıf olduğu alanları kaldıraç olarak kullanması karşılığında masaya kendi uzmanlığını getirebilir. Bir kişinin hakim olduğu bilgiler bir diğeri için bir öğrenim olabilir veya tam tersi. Bu program ile sektörler ve kuruluşlar, akademi ve STK’lar arasındaki bilgi boşluğunu giderebilirsiniz .

Grup 3: Kuruluşları sosyal inovasyon akımına dahil olmaya nasıl teşvik edebiliriz? Bu ruhu ve bilgi birikimini toplum genelinde yaymak için rol modellerine ve liderlere ihtiyaç var. Unilever’in başlattığı liderlik programı gibi şirket yöneticileri için iyi yapılandırılmış bir liderlik programı, liderlerin bu alana katılımlarını hızlandırabilir.

Grup 4: Kamu ve medya sektörü arasında diyaloğu nasıl başlatabiliriz? İnsanların bir araya gelip TED’e benzer bir alanı yeniden icat edebilecekleri bir fiziksel alan hayal ediyoruz. Etkinliğin medyada çok iyi bir şekilde yer alması haberleri yayacak ve bir etki yaratacaktır. Bu fiziksel alan, tüm sektörlerden insanların buluşup fikir üretebileceği bir Belediye Binası gibi olacaktır.

3. Sosyal Finansmanın Geleceği: Büyük Ölçekli Yatırım Platformlarının Geliştirilmesi

Uluslararası Kalkınma Araştırmaları Merkezi’nden (IDRC) Rachel Kalbfleisch, sosyal finansmanı, genellikle mali getiri sağlarken, toplum ve çevre için değer yaratan parayı yönetmeye yönelik yaklaşımların bir koleksiyonu olarak tanımlarken, MaRS Centre for Impact Investing “Toplumsal meseleleri çözmek için para yönetimi yaklaşımı” olarak tanımlıyor. Diğer bir deyişle, sosyal finansman, sosyal veya çevresel etki yaratmak için, finansmanı çeşitli şekillerde (sosyal olarak sorumlu yatırımlar, mikro krediler, toplumsal yatırımlar, sosyal bonolar vb.) kapsayan bir harekettir. Kamudan melek yatırımcılara kadar çeşitli paydaşları dahil eden çeşitli sosyal finansman biçimleri vardır.

Kerem Okumuş (S360), Karl Richter (EngagedX), Harvey Koh (FSG) ve Wren Laing’in (Big Society Capital) düzenlediği bu oturumun amacı Türkiye’de sosyal finansmanın mevcut durumu hakkında tartışmak için ortak bir zemin oluşturmak ve bu potansiyelin nasıl açılacağını araştırmaktı.

“Sosyal Finansmanın Geleceği” Can Tuğrul workshop sırasında çizdi.

Çalışmanın önemli çıktıları:

  • Farklı aşamadaki projeler farklı finansman modellerine ihtiyaç duyar; ve ekosistemde farklı aşamalarda harmanlanmış fon kaynakları gereklidir.
  • Sosyal girişimcilik için yasal tartışma forumları, girişimciler, yatırımcılar ve fon sağlayıcılar arasında ortak bir dil oluşturabilir.
  • Türkiye’de sosyal finansman alanında faaliyet gösteren veya katılmak isteyen kişiler için eylem öğeleri 1) ortak bir amaç oluşturmak 2) Yasal çerçeve ve vergi teşvikleri için savunuculuk 3) Çok sektörlü inovasyon platformu (Konsorsiyum Modeli), 4) İşbirliğine dayalı öğrenme için çalışma grupları 5) Sosyal inovasyon çalışma gruplarını desteklemek için özel sektör konsorsiyumları

4. Gençlerin Rolü: Değişim Öncüleri Ağı Kurmak

Türkiye’de sosyal inovasyon ekosistemleri son birkaç yıldır her ne kadar yükseliyor olsa da henüz başlangıç ​​aşamasında diyebiliriz. Gençler, yeni zihniyet, ruh ve enerjileri ile Türkiye için çok değerli bir varlığı temsil ediyor ve tüm bu özellikler sosyal inovasyonu büyük ölçekte geliştirmeye yardımcı olabilir. Gençlerin sosyal, kültürel ve çevresel meseleleri çözme konusundaki varlığı ve katılımı gerçek bir değişim yaratabilir bu işin gelecekteki sürdürülebilirliğini sağlayabilir.

Derin inceleme oturumunun amacı, gençleri hem profesyonel hem de sorumlu bir vatandaş olarak sosyal meselelerle uğraşmaya dahil etmek için cesaretlendirmenin ve güçlendirmenin farklı yollarını araştırmaktı. Bu bağlamda gruplar, merkezi olmayan, bağımsız bir genç değişim ağını geliştirmek için çalıştı.

Oturum Duygu Kambur (imece), Ayşesu Çelik (ATÖLYE), Martin Cosarinsky Campos (Breadwinners) ve Mehru Aygül (GİRVAK) tarafından düzenlendi.

“Bir değişim öncüleri ağı” Uğur Ünsoy workshop sırasında çizdi.

Çalışmanın önemli çıktıları:

  • Genç kuşaklar sosyal inovasyon konusunda daha hevesli, ancak çoğu zaman tutkularını sürdürme araçlarından yoksun. Sosyal inovasyon lise ve üniversitelerin müfredatlarına dahil edilmeli; Bu nedenle yeni yöntem ve araçlar, erken yaşlarda düzenli olarak sunulabilir. Ancak, merkezi olmayan ve bağımsız bir öğrenme topluluğu oluşturmak, inovasyon bilgisi ve ruhu yaymak açısından da son derece önemlidir.
  • Bu ağın ilkeleri çeşitlilik, eğlence, işbirliği, açıklık, paylaşım ve sorumluluk olmalıdır. Ana paydaşlar STK’lar, özel sektör, girişimler ve yaratıcı endüstrilerdir.
  • Bu ağ aracılığıyla taban örgütlenmesine dayanan sosyal projeler geliştirilmeli ve gençlere gerekli araçlar ve kapasite sağlanmalıdır. Mentor ve mentiler ile bilgi ve deneyim alışverişi iki yönlü olmalıdır. İşbirliği nesilleri aşmalıdır. Temel nokta: “Gençler için değil, gençlerle birlikte”.

5. Yasal yapıların ve mevzuatların geleceği

Sosyal inovasyon, akademik literatür ve iş dünyası için nispeten yeni bir terimdir. Birçok girişimci ve paydaş, çabalarını görünür kılmakta ve yaygınlaştırmaktadır. Etkili mevzuatlar, herkesin harekete geçmesi ve işbirliği yapması için ortak zemin oluşturulmasına yardımcı olabilir. Sosyal inovasyonla ilgili mevzuat geliştirme zorlukları arasında şunları sayabiliriz: Açık ve uyumlu bir sosyal inovasyon tanımının desteklenmesi; sosyal inovasyonun temel bileşenlerinin ve sosyal inovasyonu tasarlamak ve geliştirmek için gerekli koşulların anlaşılmasını sağlamak; sosyal inovasyonun etkilerini değerlendirmek; ve başarılı sosyal inovasyonları ölçeklendirmek.

Bu oturumun amacı, Türkiye’deki yasal konuların mevcut durumunu ve mevzuat geliştirme sürecinin nasıl teşvik edilebileceğini tartışmaktı. Oturumu Sinan Ayhan (Ministry for EU Affairs) ve Berivan Eliş (İstasyon TEDU Centre for Social Innovation) yönetti.

“Yasal Yapıların ve Mevzuatların Geleceği” Wayfinder İstanbul’da yapılan workshop sırasında illüstratör Mete Kayarlar çizdi.

Çalışmanın önemli çıktıları:

  • Sistemde kritik bir güven sorunu var. Ekosistem aktörleri arasında güven eksikliği, harekete geçmeyi zorlaştırıyor. Mevzuat ve düzenlemeler, güven oluşturmak için önemli araçlardır.
  • Sosyal inovasyon dinamik ve kesişen bir alan olduğundan, yasa yapma modeli de katılımcı ve dinamik olmalıdır.
  • Sosyal girişimlerin yarattığı sosyal değeri ve etkiyi izleyen bağımsız bir birim tarafından yürütülen güvenilir bir izleme ve değerlendirme sistemine dayanan esnek ve kapsayıcı bir yasal çerçeveye ihtiyaç vardır.
  • Tüm tarafları bir araya getiren ve faaliyetleri uyumlu bir şekilde düzenleyen bir diyalog ve ağ platformu gereklidir.

6. Sivil toplum kuruluşları ve sosyal inovasyon ekosistemi: Kesişim alanları ve potansiyeli keşfetmek

Sivil toplum kuruluşları (STK’lar) çeşitli ölçeklerde ve farklı yaklaşımlar çerçevesinde toplumsal meseleleri uzun zamandır ele alıyor. Son zamanlarda, bu kurumlar yasal bağlam, vatandaş katılımı, görünürlük ve kaynak geliştirme alanında daha fazla kısıtlamalarla karşı karşıya. Aynı zamanda, sosyal inovasyon ekosistemi, toplumsal meseleleri çözmek için özel sektör odaklı uygulamalar dünya geneline yayıldıkça daha da genişledi.

Bu oturumda, katılımcılar STK’ların ve sosyal inovasyon ekosisteminin nasıl kesiştiğini ve daha fazla iletişim ve işbirliği potansiyelini masaya yatırdı. Oturumu Batuhan Aydagül (ERG) ve Liana Varon (TÜSEV) sundu; Filiz Bikmen (Esas Sosyal) ve İstem Akalp (Ashoka Turkey) vaka çalışmaları ile katılım sağladı.

“Sivil Toplum Kuruluşları ve Sosyal İnovasyon Ekosistemi” illüstratör Bahar Orçun’un çizimi

Çalışmanın önemli çıktıları:

  • STK’ların mevcut yasal yapı, finansman ve değişikliklere uyum konusunda bazı yasal zorlukları bulunuyor. Araştırma eksikliği, anlamlı ve etkili işbirliği eksikliği bir sosyal inovasyon ekosistemi için zorluklar olarak karşımıza çıkıyor. Projelerin sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik yeni trend ve genç neslin istekliliği ise başlıca bir fırsat olarak yerini buluyor.
  • STK’ların ve sosyal inovasyon ekosisteminin zorluk ve fırsatları birbirini tamamlar ve işbirliğini geliştirmeye yardımcı olabilir.
  • STK’lar, ortak zemindeki zorluk ve fırsatlara cevap vererek ve birbirlerinden öğrenerek sosyal girişimcilerin yenilikçi metodolojileri / modelleri denemeleri için alan ve bilgi sağlayabilir.
  • Paylaşmak, en iyi uygulamaları daha görünür kılmak ve STK’lar ve sosyal inovasyon ekosistemini bir bütün olarak analiz etmek kritik noktalar. STK’ları ve sosyal inovasyon ekosistemini birleştiren bir platformun nasıl kurulabileceği oturumda ortaya atılan en önemli soruydu.

7. Kamu sektörü inovasyonu yaratmanın bir yolu olarak sosyal laboratuvarlar

Sosyal inovasyon laboratuvarları sosyal inovasyon akımı ile birlikte son on yılda büyüdü. Farklı sesleri bir araya getirmek, hızla yeni yaklaşımları denemek ve sosyal sorunlara çözüm bulmak için bir yol sunuyorlar. Bir sosyal laboratuvarda üç perspektif bir araya geliyor: son kullanıcı perspektifi (insanlar), devlet memuru veya hizmet sağlayıcı perspektifi (profesyoneller) ve organizasyon / kamu perspektifi (sistem). Sosyal laboratuvarlar girişimcilerin ancak insanlar ve sistemin neye ihtiyacını olduğunu anlayarak değişim yaratabilecekleri inancına dayanır. Kamu sektörü içindeki laboratuvarlar genellikle bu ortamlarda bulunmayan deney ve inovasyona izin verir.

Hong Kong’daki Make a Difference Institute’den Ada Wong ve daha önceden Hollanda’daki Kennisland’da çalışan Chris Sigaloff, sosyal laboratuvarların kamu sektöründe nasıl daha fazla inovasyon yaratabileceğini ve ortak tasarım sürecinin sosyal problemlere nasıl daha çeşitli çözümler üretebileceğini ve daha önemlisi, mevzuat geliştirme ve sosyal değişim süreçlerinde daha fazla sese yer verilmesini sağlayabileceğini masaya yatırdı.

Çalışmanın önemli çıktıları:

  • Sektörler arasında güven oluşturmak zor, ancak insan seviyesindeki ilişkiler ve bağlantılar hala anahtardır.
  • Sosyal laboratuvarlar, devlet taahhüdü oluşturmak ve devlet ile sivil toplum arasında daha iyi işbirliğini teşvik etmek için bir metodoloji olarak hizmet edebilir.
  • Yöntemlerin ve esnekliğin önemi — sosyal laboratuvar yöntemleri ve araçlarının çeşitliliği bir ihtiyaç.
  • Kolektifi hatırlamanın önemi: kolektif ortak bir sorun üzerinde birlikte çalışmaktır. Devlete (herhangi bir düzeyde) iyi araştırılmış ve eksiksiz bir teklif sunmakta ortak bir değer vardır.

8. Verinin ve dijital sistemlerin geleceği

Yarattığımız ve erişebileceğimiz veri miktarı katlanarak artıyor. Bu, sosyal değişim yaratmak için nasıl kullanılabilir? Bu atölye, insanların hangi bilgilere eriştikleri, hangi diğer verileri toplayabildiği, bunun için ne tür araçların kullanılabileceği ve bunun sistematik bir şey yaratmak için nasıl bir araya getirilebileceğini masaya yatırdı.

Bu atölyeye Kristin Wolff (SPR), Cat Fay (Perpetual) ve Cassie Robinson (Doteveryone) ev sahipliği yaptı.

“Verinin ve Dijital Sistemlerin Geleceği” Wayfinder İstanbul workshoplarında illüstratör olarak görev alan Damla Elifoğlu çizdi.

Çalışmadan önemli çıktılar ve sorular:

  • Dikkat ve verimliliğimizi son model yeni araçlardan ziyade, temel altyapıya odaklanan büyük verinin derinlemesine araştırılması konusuna odaklamalıyız .
  • Kamu yararını kim koruyor? Küresel olarak ne öğrenebiliriz?
  • Doğru soruları soruyor muyuz? Veri doğru çözüm mü?
  • Bu görüşmeye katılmak için üçüncü sektörde bir kaynak eksikliği ve kapasite eksikliği söz konusu.
  • Daha fazla etki yaratmak için verileri nasıl daha iyi paylaşabiliriz?

Wayfinder etkinliğine ilişkin tüm döküman ve çıktılara www.sixwayfinder.com ve imece.com adreslerinden ulaşabilirsiniz.

Like what you read? Give imece a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.