Öğretmen Kulübü Vol. 120 (8 Şubat 2019)

Tema: Sanat ve Eğitim

Zikzak Grup ve İzmir Eğitim Kooperatifi (İZEK) işbirliği ile gerçekleştirilen Öğretmen Kulübü’nün 120. buluşmasını 08 Şubat 2019 Cuma günü Ahmet Piriştina Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdik. Her beş haftada bir üç farklı formatta paylaşımlar yaptığımız ve her geçen hafta daha geniş katılımcı sayısına sahip olan etkinliğimiz güncel hayatta uygulayabileceğimiz dopdolu bilgiler içeriyordu. Gece Yusuf Çağlayan’ın Öğretmen Kulübü’nün geçmişinin paylaşımı ile başladı.

Programın ilk bölümünde İlker Kılıçer, CNN Turk Haber programında yayınlanmış “Sessizliğe Ceza” adlı haberi bizlere izleterek dikkat çekici bir giriş yaptı. Pantomim gösterilerinden örnek videolar izlendi.

Savaşı ve barışı konu alan etkileyici bir pantomim gösterisi ile hepimizi kendine hayran bıraktı.

Bu mesleğe başlama serüvenini bizlerle paylaştı. Fransız Pantomim sanatcısından etkilenerek ile bedenini konuşturmaya başladığını ifade etti. Mim sanatının ülkemizdeki algısından bahsederek yaşadığı komik ve bir o kadar da üzücü olayları anlattı.

Pantomimin bir beden araştırması olduğunu, kendi öğrenme sürecinin hala devam ettiğini belirtti. Mim sanatı sayesinde vücudumuzu tanımaya imkanımızın olduğu, bedenimize karşı farkındalığımızın arttığını söyledi. Gündelik yaşamda yaptığımız birçok işini otomatik bir şekilde yaptığımızı belirtirken bunu fark etmenin, deneyimlemenin önemli olduğunu vurguladı.

Literatürde mim sanatının çıkışına yönelik iki farklı olayın anlatıldığını ifade etti. Biri, bir İtalyan tiyatro sanatçısının sesini kaybetmesinin sonucu kendini ifade etme biçimi olarak pantomimin çıktığı yönünde olduğunu, diğeri ise 14. Louis’i protesto eden tiyatrocuların kendini ifade etme biçimi olarak ortaya çıktığının bilindiğini ifade etti.

Mim sanatında bedenin sonsuz şeyleri ifade ettiğini, en büyük amacının çocukların bedenini terbiye etme olduğunu paylaştı. Eğitimde çocuklarla çalışılan pantomim tekniklerinden bahsetti. Öykülerle, bedeni bütünleştirerek mim yolculuğuna çıkabileceği, duygu ve mimiklerle çalışmaların desteklendiğini anlattı.

Pantomimin ne olmadı konusu üzerinde yoğunlaşıldı. En çok bilinen yanlışın konuşmama sanatı olarak bilindiği oldu. Bedeni, duygu ve düşünceleri ile sözsüz bir şekilde ifade etme sanatının pantomim olduğunu hatırlattı.

Mim oyununun tiyatro metninden farklı olarak, yüklem cümleleri içerdiği, tasarım yapılmış olmasına karşın performansa seyirci ile bütünleşerek yön verilebileceğini bizlere aktardı. Bir kurgunun olduğu ancak seyircinin dinamiğine bağlı olarak değişkenlik gösterebileceğini anlattı.

Pantomimin iki türde olduğunu açıkladı. İlkinin “Klasik pantomim” içinde matematik barındıran mim sanatı olduğu yani bir giysi giyiliyorsa detayların önemsendiği ,an ve an gerçeğe uygun hareketler yapıldığını belirtti. İkinci türün ise “Pastoral pantomim” yani içinde sınır, matematik olmayan daha soyut bir mim türü olduğunu örneklemelerle açıkladı.

Mim sanatına dair daha detaylı bilgilere ulaşabilmemiz için bizlere “Pantomimin Anatomisi” adlı kitap önerisinde bulundu.

Doğaçlama Tiyatro sunumu konuklarımızın bir doğaçlama performansı ile başladı. İlk gösteri slayt sunumu turu idi. Başak ve Umut katılımcılardan ilginç bir albüm türü söylemelerini istedi. İstenilen albüme yönelik fotoğraf karesi tekniği ile kataracaklarını söylediler. Katılımcıların önerisi ile belirlenen albüm konusu üzerine Cenk de katılımcılardan bir uzmanlık alanı belirlemelerini istedi. İki grup belirlenen alana uygun eğlenceli bir doğaçlama ortaya çıkardı.

Bir sonraki doğaçlama ise “Alfabe Turu” oldu. Yine katılımcılardan ortaya çıkan bir kelime üzerine konuklarımız alfabe sırasına uygun harflerle başlayan kelimler ile doğaçlamalarına yön verdiler.

Doğaçlama teknikleri ile 4 yaştan 70 yaşa kadar bireylerle eğitim tasarlayabildiklerini belirttiler. Bu çalışmalar ile çocukların kendilerini daha iyi ifade ettikleri, grup içinde problem durumlarına yaratıcı çözümler bulabilklerini ifade ettiler.

“Doğaç” kelimesinin ilham demek olduğu, doğaçlamanın insanın bir soruna karşı çözüm bulması anlamına geldiğini belirttiler. Okullarda öğrencilerin gösterilerle ne kadar büyük baskılar yaşadıkları, tiyatro metinleri ezberletilerek yapılan yanlış çalışmaların var olduğunu belirterek doğaçlama ile her şekliyle çocuklarla birlikte tasarlanan performans gösterilerinin daha anlamı ve eğlenceli olduğuna vurgu yaptılar. Doğaçlamanın içinde duygu ve hareket olduğu, probleme çocuğun çözüm yolu bulması ve sahnede özgürce hareket edebilme alanına izin vermesi gibi avantajlarının olduğunu ifade ettiler. Doğaçlamayla sınıf yönetimi konusundaki deneyimlerini bizlere aktardılar.

İkinci bölüm Anıl Yıkgeç ve Can Sevil’in eğlenceli kukla gösterisi ile başladı.

Kukla tiyatrosunda alt grup belirlendiğini üst yaşın sınırsız olduğunu, kuklanın herkese hitap ettiğini, herkesin bir çıkarımının olacağını belirttiler. “Çocuklarla kuklalar nasıl yapılır? Eğitimde kullanımı nasıldır? “ konusunda verdikleri eğitimleri paylaştılar. Eğitimde etkili bir yöntem olan kukla ile bir çekingen bir öğrenciyi sınıf içinde derse nasıl kattığını anlatan Can, sınıf içi deneyimlerini bizlere aktardı. Kuklayı yaratıcı drama tekniklerinden yararlanarak sınıf içi öykü-masal çalışmalarında nasıl kullandıklarını açıkladı. 2007 yılında eğitmenlik yaptığı bir kurumda davranışsal anlamda yanlışları olan bir Abidin kuklası yarattığını, bunu sınıf içinde çocuklarda istenilen davranışları kazandırmada yararlı bir araç olduğunu belirtti. Öğrencilerin kuklaya doğruyu öğretebilmek için kendi yanlışlarını nasıl düzelttiklerini anlattı.

Kukla türleri ve yapım aşamaları hakkında açıklamalarda bulundular.

“Moly Bir Balık Hikayesi” adlı deniz canlılarının gözünden deniz kirliliğini anlatan kukla oyununun içeriğini anlattılar. 4 haftalık bir ders tasarımına dönüştürdükleri oyunda, çocuklarla sınıf içinde bir çıkış noktası verilerek kirlilik üzerine ne tür doğaçlama , farkındalık çalışmalarını anlattılar.

Öğretmenlere yaptıkları kukla yapım ve oynatımı eğitimlerini sürdürdüklerini belirttiler. Eğitiminin içeriğinde gölge, kalıp, tv, atık materyal kukla yapımı aşamalarına yer verdiklerini söylediler. Aurum Era eğitim kurumu çatısı altında halen eğitmen kukla eğitimleri yaptıklarını ifade ettiler.

izmiregitimkoop

İzmir Eğitim Kooperatifi

Written by

izmiregitimkoop

İzmir Eğitim Kooperatifi

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade