Teoriden Pratiğe İZEK

İzmir Eğitim Kooperatifi

Jacob Ceki Hazan
Sep 2, 2018 · 2 min read

Bu yazıyı okuyan herkesin mutlaka bir okul hayatı geçmişi vardır. Bazılarınızın okul hayatı ilkokulla sınırlı kalmıştır. Bazılarınız doktoralı da olabilir. (Eğer hiç okula gitmeyip de bu yazıyı okuyan varsa benimle mutlaka iletişime geçsin :) )

Birçok kişi gibi ben de birçok okula gittim. Öğrenmeyi çok sevsem de okulu sevemedim. “Çok haklısın” diyenler olsa da hayatın bir okul olduğunu ve birçok sınavı içinde barındırdığını da belirterek “Ne kadar erken alışırsan o kadar iyi!” diyen çok oldu. “Bugünü boşver! Geleceğe bak!” lafını da epey işittim. Zaman akıp gitti, gelecek geçmiş oldu.

Öğrenci olarak kaçmaya çalıştığım mekanlara özgürlüğünü kazanmış bir birey olarak bir daha hiç uğramama fırsatı da elime geçmiş oldu. Özgürlüğümü kazanmıştım. Macera filmlerindekilere özenerek dönmeyi tercih ettim. Bu kez “eğitimci, eğitmen, eğiten, öğretmen, öğretici, öğreten” gibi ortaya karışık, ev yapımı ünvanlarla döndüm. Özgür bir birey olarak okula dönerken değişmeyen tek şeyin değişim olmadığını da görmüş oldum. Değişmeyen dinamikleri, bireysel ve toplumsal alışkanlıkları gözden kaçırmamamız gerektiğini geç de olsa öğrenmiş oldum.


Eğitim şart!” sloganında hemfikir olan birçok kişi nasıl bir eğitim istediğini ifade etmekte güçlük çekiyor ve içi doldurulamayan bu sloganın “Mars’a gitmek şart!” demekten çok da bir farkı kalmıyor.

“Kitap okumak şart!”, “Sormak, sorgulamak, eleştirel düşünmek şart!” gibi şeyler söyleyip konuyu “yaşam boyu öğrenme”ye getirdiğimizde hepimizin içinde olan bahanematikler devreye giriyor. Eğitim denince genelde akla ilk gelen okul öncesi ve okul çağı oluyor. Ortalama ömrün 80 yıla ulaştığı bir zamanda yaşamımızın ilk 20–25 yıllık sürecinin sonraki 50–55 yıla hükmetmesi kaderimizmiş gibi gösteriliyor.

Çocuklara zorunlu tutulan örgün eğitim 60 yaşını geçmiş emekli ve çalışanlara da zorunlu kılınsa nasıl bir dünyada yaşıyor olurduk?

Yukarıda bahsettiğim konular hakkında sayfalarca yazabilir, günlerce konuşabiliriz. Yazmalı ve konuşmalıyız da! Bir yandan da yazıp, konuştuklarımızı günlük yaşamda deneyimlemeli, üretime ve uygulamaya dökmeliyiz. Peki tüm bunları nerede ve nasıl yapabiliriz?

“Nerede?” sorusuna odaklanırsak vereceğimiz ilk cevap “Bu dünyada” olabilir. Ama hangi dünyada? Sivil toplum dünyası, eğitim dünyası, sosyal girişimcilik dünyası… Bu dünyalardan başlayabiliriz.

Birçok kişinin önerdiği gibi belki de evimizden, apartmanımızdan, mahallemizden, köyümüzden başlamak…

“Gelin birlikte dünyalarımızı değiştirelim!”

Şimdilerde “dünyayı değiştirmek” oldukça popüler. Ancak ilk bakışta çekici gelen bu çağrının altını doldurmakta, değişim sürecini ve değiştirmek istediğimiz dünyayı tanımlamakta zorlanıyoruz. Bu karmaşıklığa girmek yerine belki de başka bir yerden başlamalıyız: Kendi dünyalarımızı değiştirelim!

İzmir Eğitim Kooperatifi’ni, kısa adıyla İZEK’i, bu hedefle kurduk. Birçok kişinin yaptığı, yarattığı güzelliklerden daha çok kişinin faydalanması, eğitim, kişisel gelişim ve yaşam boyu öğrenme adına güzel çalışmalar yapanların birbirlerini tanımasını hedefliyor olacağız.


izmiregitimkoop

İzmir Eğitim Kooperatifi

Jacob Ceki Hazan

Written by

www.cekipedia.com Digital librarian, Global citizen, Turkey-Rwanda-UK-US

izmiregitimkoop

İzmir Eğitim Kooperatifi

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade