Mermer
Belki toprak zannederek,
bastığım kara bir düzenek,
belki en kızılından çatışma çıkacak,
belli ki uzaklardan ıslık çalarak
gelecek ölüm.
Ben ölümü kaale almam gülüm.
Bu fiil, bu düşünce
ancak sana çile
ve sen bu çilenin içinde;
mermer kadar beyaz,
mermer kadar soyut,
mermer kadar soğuk ve somut yüzüne
çok çapkınlar bakacak.
Yine de benden fazla onlar
yanında senin ve onlar,
hiç benim kadar
sensiz kalmadılar.
Onlar anlamaz,
onlar alışmış,
korkarım onlar benle daha karşılaşmamış.
Onlar da en az benim kadar korkaktılar
lakin savaşmadılar benim kadar.
Onlara geceyi sor da dinle;
ışıklı, parlak ve de sımsıcak.
Onlar hiç olmadı gecenin içinde,
gece;
mermer kadar kara,
mermer kadar soyut,
mermer kadar soğuk ve somut.
Ben böyle yazgının tüküreyim yüzüne.