Kuika İle Geleceğe Zıpla!

Emrah Önder
Feb 13 · 6 min read

Malum bu aralar az kod konusuna bir hayli ilgim var ve yaptığım araştırmaları da paylaşmaya çalışıyorum. Hatta bu, biraz da yazı dizisi haline geliyor sanırım. Dizilerin önceki bölümleri hatırlatması misali ben de geçmiş yazılarımı önce bir hatırlatayım.

İlk yazım olan “Az kod çok iş yapar mı?” ile “Hiç Kod / Az Kod (No Code / Low Code)” yaklaşımının genel çerçevesini çizmiş, bu yaklaşımla beraber artık sıkça duyacağımız “vatandaş geliştirici” gibi yeni kavramları açıklamıştım. Ayrıca geleneksel yöntemlerle karşılaştırıp, az kod yaklaşımının faydalarını sıralamıştım. Tabii, biraz da istatistik verip geleceğinin parlaklığından bahsetmiştim.

Az kod ile çok iş yapanları, yani az kod platformlarının belli başlı olanlarını “Az kodla çok iş yapanlar” başlıklı ikinci yazımda inceleyip hatta bazılarını kendi deneyimleyip yazmıştım. Orada da detaylandırmaya çalıştığım üzere OutSystems adlı platformu bir hayli beğenmiştim. Yerelden dünyaya açılan gururlarımızda da Kuika’nın geliştirme ortamını çok kullanışlı bulmuştum.

Kuika Builder Logo

Kurucuları ve çalışanları ile daha önce Netsis’te beraber çalışma fırsatı bulduğum için aslında platformu uzun süredir biliyorum. Hatta şöyle bir ufak anım da var. Şirketin kurucularından Sadun Bey, Netsis’te çalıştığım dönemde üst yönetimdeydi. Bir gün Urla’dan dönerken kendisi de havalimanına gideceği için aynı araçta denk geldik. O dönemlerde Android uygulaması geliştirmeye merak sardığım için fırsat bu fırsat deyip hemen fikirlerini sormak istedim. O da bana, gelecekte, sunum hazırlar gibi sürükle-bırak yöntemiyle mobil uygulama yaratabileceğimiz platformların revaçta olacağını söylemişti. Hatta ileride böyle bir platform kurma fikri olduğundan bahsetmişti. Belli ki Kuika’nın ilk ateşi o zaman yanmaya başlamış.

2015 yılında San Francisco’da yani Silikon Vadisi’nde kurulan şirket, sonrasında İstanbul ve İzmir ofislerini açmış. Girişim, İzmir’in önde gelen yazılım şirketlerinden Netsis Yazılım’ın kurucusu olan Murat Ihlamur’un ortakları arasında yer aldığı Vela Partners ile Turkcell’in eski CEO’su olan Süreyya Ciliv’in kurucusu olduğu SySTEM Capital’den ilk aşama yatırımı alarak büyümüş.

Adı, İngilizce’de “hızlı, çabuk uygulama” anlamında olan “quick application” ifadesinden esinlenerek oluşturulan şirket, adı gibi hızlı uygulama geliştirme çözümleri sunmayı hedefleyen iki ürüne sahip. Designer, genellikle büyük ölçekli şirketler için kendi bileşenleri ile dakikalar içinde React ve Angular “ön yüz (front-end)” kod çıktısı üretmesine odaklı bir ürün iken, Builder ise tam bizim konumuz olan az kod (low-code) kullanarak, ihtiyacımız olan uygulamanın hem ön yüz (front end) hem de arka yüz (backend) kısımlarını geliştirmeye ve yayınlamaya yarıyor.

Bir önceki yazımda bahsettiğim üzere, hızlıca bir denemiştim ama tabii tüm özelliklerini keşfetmek biraz zaman alacak gibi. Ben de eski yöneticim, şirketin iş geliştirme yöneticisi Stefano’dan biraz daha detay anlatmasını rica ettim. Sağolsun, hem o hem de Ceylan değerli vakitlerini ayırarak kısa bir sürede uygulamayı özetlediler bana.

Öncelikle biraz teknik kısımlara, Kuika Builder platformun yeteneklerine dalalım. Bahsetmişimdir, platforma erişim için öncelikle kuika.com adresinden ücretsiz demo talebinde bulunmak gerekiyor. Kuika ekibi, ihtiyacınıza özel olarak size Builder platformu için bir hesap yaratıyor ve ardından kolayca projenizi yaratmaya başlabiliyorsunuz.

Sayfa düzenleme ekranı

Uygulama düzenleme ekranı yukarıdaki gibi, derli toplu, biraz Visual Studio’yu andırıyor, eskiler bilir onun da atası Delphi 7 ekranındaki kolaylığını anımsatıyor. Ortada çalıştığınız sayfa yer alırken bileşenlere sol taraftaki bardan ulaşıp sayfanıza sürükleyebiliyorsunuz. Sayfa grid mantığıyla çalışıyor, ekrana sığdığı kadar satır ve sütun ekleyip içlerine bileşenleri koyabiliyorsunuz.

Sistemde buton, başlık, girdi alanı gibi standart form elemanları gibi basit bileşenlerin yanında veri grafikleri, harita gibi kompleks bileşenler de buluyor. Otuzdan fazla bileşenden herhangi birini ekledikten sonra hemen sağda yer alan fırça simgesine tıklayarak bileşenin görünümünü değiştirebiliyorsunuz. Burada ufak bir not, uygulamanız için genel bir renk şablonu tanımlayarak tüm bileşenler için tek tek renk seçmenize gerek duymadan tanımlı renkleri atayarak ilerlemek de görsel tasarım kısmını oldukça hızlandırıyor.

Bileşen tasarım düzenleme

Yine sağ tarafta yer alan ayarlar simgesine tıklayarak bileşenin ayarlarını yapabiliyoruz. Burada en kullanışlı bulduğum kısım “action” ekleme yeteneği.

Bileşenlere “action” ekleme

“Başka bir sayfaya git”, “Giderken parametre de götür” gibi önceden tanımlanmış bir çok “action” bulunuyor. Bunların yanında ise, eğer Swagger ara yüzüne sahip bir REST API’nız ya da harici bir MsSQL veritabanınız bulunuyorsa onları da çok hızlı bir şekilde sisteme tanımlayıp bu “action” listesine dahil edebiliyorsunuz. Ya da dahili bir veritabanı ihtiyacınız varsa onu da başka bir ekrandan ekleyerek buradaki “action” listesinin bir parçası haline getirebiliyorsunuz. Son olarak bu saydıklarımın yanında “keşke ufak bir fonksiyonum var, onu ekleyebilsem de çalışsa” diyorsanız, C# ile kod yazmanıza ve bu listeye eklemenize yarayan bir de kod editörü de platformun diğer güzel özelliklerinden.

Özel Kod (C#)Ekleme Editorü

Yarattığım fonksiyon anında listede yerini aldı:

Bileşene “action” ekleme kısmındaki özel işlevler

Birçok güzel özellik var ancak daha fazla teknik detaya boğmak istemiyorum biraz da işin “business” kısmına göz atalım.

Şu ana kadar anlattıklarımdan sanki sadece klasik form uygulamaları yapılabilecek gibi anlaşılıyor olabilir. Ancak çok farklı uygulamalar yapılmış bugüne kadar. Mesela bir firma, kendi APIlarını kullanarak içerisindeki ürün miktarı azalan dolapların durumu takip edebilecekleri özel bir gösterge tablosu (dashboard) uygulaması yapmış. Büyük bir holding, şirket içinde kullanılacak toplantı düzenleme uygulaması geliştirmiş.

Pandemi ile ışık hızıyla atladığımız uzakta çalışma ile beraber her ölçekten bir çok şirket, çalışan deneyimi ve dijital çalışan uygulamalarını hızlıca devreye almış. Malum B2B gibi artık B2E (Business to Employee) konusu çok popüler ver hiçbir şirket de bundan geri kalmak istemiyor.

Kuika ile, sıfırdan uygulama yaratmak kadar mobil uyumluluğu olmayan yazılımların mobilize edilmesi de çok hızlı mümkün olabiliyor. Böylece uçtan uca bir mobil deneyim ile iş daha hızlı dijitalleşip, yürütülebiliyor.

Tabii bu noktada, super app kavramını da bir hatırlamak gerekiyor. Yani tek bir işe odaklanmayıp konusundaki tüm özellikleri üzerinde bulunduran, tabiri caizse bir portal gibi çalışan uygulamalar, Kuika üzerinden fazla karmaşaya girmeden hızlıca tamamlanabiliyor.

Şirketin müşterisi olan başka bir girişim, daha önce hiç yazılım geliştirmemiş, yazılım geliştirme konusunda bilgisi bulunmayan ve sadece SQL bilen iş analistlerinden oluşan üç kişilik bir ekiple kendi müşterilerine üretimden satış sonrası desteğe kadar uzanan 40 farklı modülü bulunan bir “super app”i bir yıl gibi kısa bir sürede yazıp teslim etmişler.

Bu örneği özellikle yazmak istedim, bu gerçekten hem şirketin hem de az kod yaklaşımının inanılmaz bir başarısı. Thomas Friedman’ın “Dünya Düzdür” kitabında bahsettiği küreselleşme süreçlerinden en sonuncusunu daha hızlandırıp yazılım bilmeden yazılım ihtiyaçlarının giderilmesi gerçekten müthiş bir devrim.

Örneğin tekstil gibi dikeylerde bulunan yazılım ihtiyaçlarının giderilmesi için aylarca beklemeye, büyük büyük yazılım ekipleri kurmaya gerek kalmadan çok hızlı bir şekilde çözülecek. Bu süreçleri daha da hızlandırmak için de proje oluştururken hızlı prototipler yaratan şablon mantığı üzerine çalıştıkları üzerine konuştuk.

B2B (Business to Business), şirket içi yeni fikirlerin toplanması için inovasyon şablonları hazır ve bu şablonları kullanarak tek tıkla uygulamanızı detaylı olarak yaratıp hızlıca gerekli değişiklikleri yapabiliyorsunuz. Önümüzdeki dönemde ise ekip, “satın alma, satış sonrası hizmet, iş güvenliği, kalite kontrol, dijital takvim” gibi yeni şablonları sisteme eklemeyi hedefliyor.

Uygulamanızı tamamladıktan sonra da ister web uygulaması olarak, isterseniz de hibrit çalışan Android / iOS uygulaması olarak çalışır halde sunabiliyorsunuz. Native Android olarak da paket hazırlama özelliğinin kullanılabilir olduğunu, iOS için de aynı özelliğin çok yakında platforma ekleneceğini öğrendim.

Kısaca tüm platformu ana hatları ile özetlemeye çalıştım, açıkçası sistemi kurcaladıkça heyecanlanıyorum. Aklımda şimdiden birkaç uygulama fikri var, ilk fırsatta onları yapıp telefonumda deneyeceğim.

Kodcular

Bu yayın yazılım üzerine üretilen blogların bir araya…

Medium is an open platform where 170 million readers come to find insightful and dynamic thinking. Here, expert and undiscovered voices alike dive into the heart of any topic and bring new ideas to the surface. Learn more

Follow the writers, publications, and topics that matter to you, and you’ll see them on your homepage and in your inbox. Explore

If you have a story to tell, knowledge to share, or a perspective to offer — welcome home. It’s easy and free to post your thinking on any topic. Write on Medium

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store