Afacan Gençlik Evi — Aslı Bahar Gül
3 Ağustos 2017

İzmir Aliağa’da yer alan Afacan Gençlik Evi’nde geçirdiğimiz bir haftayı anlatmaya nereden başlamalıyım diye düşünüyorum. Kendimden ve bana kattıklarından mı, çocuklar penceresinden bakıp onların yüzlerinde ve kalplerinde Afacan’ın yarattığı mutluluktan mı, orada birlikte geçirdiğimiz her bir saatin bize hayatımız boyunca harika anlar ve anılar olarak dönecek oluşundan mı…

Bilek İlkokulu, Muş Merkez’e bağlı Bilek Köyü’nde, yılın yarısını kar altında geçiren bir köy okulu. 2016 Nisan ayında bizi de karla karşılamıştı. Gittiğimiz okullardaki her bir çocuğun birbirinden değerli ve biricik olduğunu bilen bir ekibiz zaten. Ben İzmir’de kampta geçirdiğimiz bir haftada ne kadar haklı olduğumuzu gördüm. Çocuklarla birlikte olmanın ne kadar harika olduğunu gördüm. KODA olarak dilimize pelesenk olan “köyde ve köy okulunda yetişmenin çocuklar için fırsatları var” cümlemizdeki fırsatların çocuklar üzerindeki etkilerini gördüm. Afacan Gençlik Evi, 1 haftalık Düşlerim Gerçekleşiyor yaz kampı için KODA’ya 15 kişilik kontenjan ayırdı. Muş Bilek İlkokulu müdürü Ebru Öğretmenimiz çocuklarını bize emanet etti. KODA Muş saha gönüllümüz Neslihan, İstanbul’dan Muş’a gidip Bilek İlkokulu’ndan Hatice Öğretmen ile birlikte 13 çocukla beraber İzmir’e geldi. Ben de onları havaalanında karşıladım ve 3 yetişkin 13 çocuk olarak Afacan Gençlik Evi’ne heyecanla adımımızı attık. Aktarmalarla 10 saati bulan yola rağmen ilk gece heyecandan hiçbirimiz doğru düzgün uyuyamadık. Afacan’da da bizi çok güzel ve bizim kadar heyecanlı bir gönüllü ekip karşıladı. Program o kadar dolu doluydu ki, nasıl geçti o kadar gün şimdi bile “bitmeseydi ya” diyorum.

İlk deneyimden son güne kadar çocukların aynı hevesle yaptığı bir numaralı etkinlik yüzmeydi! Kolluklarla, can yelekleriyle havuz kenarında başladık. Son gün metrelerce yüzen çocuklar vardı. Denize de girdik tabii ama denize tuz konulduğu için havuz kadar sevilmedi. :) ‘Portakal’ın sevdiğimiz, ‘limon’un “daha iyi olabilir” dediğimiz deneyimleri ifade ettiği gün sonu değerlendirmelerimizde, portakallarımızdan biri hep yüzme oldu. Mesela Fidan, gece de havuzda uyumak istediğini söyledi. Hiç bir insanın olumlu bir ilk deneyimini gözleme şansınınz oldu mu? Bunu bir de çocukların gözünden gördüğünüzde o kadar başka ki. Her atölyede çok aktif ve katılımcıydık. Öyle ki, on yıllardır Düşlerim Gerçekleşiyor yaz kampını yürüten Nevin Abla’yı bile etkilemeyi başardık. Çocukların konsantrasyonu her etkinlikte çok yüksekti ve el becerileri de bir o kadar gelişmişti. Bir atölyeyi başından sonuna kadar sıkılmadan ve vazgeçmeden yürütüyorlardı. Örneğin bence bu, köyde ve doğada gereksiz dış uyaranlar olmadan büyümenin getirdiği bir artıdır.

Çocuklarla sohbetlerimizde, bana huzur veren başka bir konu da çocukların köylerinden hep çok güzel bahsediyor olmasıydı. Evet deniz ve yüzmek çok güzel ama köy de öyle. Köyde piknik yapıyor, arkadaşlarıyla dilediğince oynuyorlar. 8 yaşındaki Ömer’in atı var, ata biniyor ve İzmir’deyken bile onu özlüyor. Çok güzel öğretmenleri var… i. İyi ki varlar. Keşke köyde de havuz olsa. Hadi o hayal, bir basket potası olsa. Basketbol oynamayı çok seviyorlar çünkü. Kışın hava buz gibi. Biz Neslihan’la çadırdan kapalı bir spor salonu olsa keşke okulda diye hayal kurduk. Şehirlerdeki okullardan daha azını hak eden okullar değiller çünkü köy okulları.

Ve bu çocuklar çevrelerinin değerini bilen yaratıcı, akıllı, ışıklar saçan çocuklar. Ayrıca hepsi birbirinden bir o kadar farklı. Hepsinin karakteri başka başka ama çok güçlü karakterler. İyi ki böyle bir fırsatım oldu da, benim arkadaşlarım oldular diyorum.

Ha bir de unutmadan: yeni bir gönüllümüz var! Mehmet, son gün KODA’ya nasıl girdiğimi sordu. Büyüyünce o da KODA’ya girecekmiş ve Afacan’a gönüllü olarak gelip, bu sefer o bir kamp yürütecekmiş.

Etkinliklerimizden bir kaç fotoğraf da ekliyorum buraya. Çok güzel değiller mi?

Zeynep Abla’nın yürüttüğü “dans atölyesi”nden bir fotoğraf. Hakikaten çok hoş ve eğlenceli koreografiler öğrendik. Hatta çocuklar benden çok daha iyi öğrendi. Zeynep de Şemmame’nin dansını öğrendi. Believer, Şemmame, Cotton Eye Joe, Abim Damat Oluyor… İşte kültür çorbası! :)

Aslında bir sonraki Düşlerim Gerçekleşiyor kampının gönüllüsü olarak Afacan’da bulunan, bizim kampımızın son iki gününde bize eşlik eden Tuğberk’ten şarkılı türkülü “ritim atölyesi”.

Oyun alanımız… İspanyol Alba ve Jaime de kamp gönüllüsü olarak bize eşlik ettiler kamp boyunca. Çok sefer çocuklarla Alba ve Jaime arasında çevirmenlik yaptım. Birlikte geçirdiğimiz son gün, bizim çocuklardan Esil, Alba’dan ayrılırken ağlıyordu… Dil, kültür, ırk vs. hala bunların ayrımının yapılıyor oluşu üzücü.

Fotoğrafta pembe şapkalı ve kıyafetli kızın adı Mina. Annesi Türkiyeli, kendisi İngiltere’de doğup büyümüş ve Türkçe konuşmuyor. Ama kamp boyunca Ayşenur’la elele gezip, en iyi arkadaş olup oyunlar oynadılar.

Bu da bizim kızlarla selfie’miz. Soldan sağa; Hayrunisa, Medine, Ayşenur, Aslı (ben), Dicle, Zelal. Kulağımdaki çiçeği de onlar takmıştı. :)

Uykudan önceki vakitlerimiz KODA Muş Saha Gönüllüsü Neslihan’ın anlattığı birbirinden güzel masallarla geçti. Neslihan ayrıca gençliğinden beri Afacan Gençlik Evi’nin de aktif gönüllüsü. Bu da bizim şansımız. :)

Son olarak, Muş’tan İzmir’e Ankara aktarmalı olarak gidiş ve dönüş biletlerimizi bize hediye eden Türk Hava Yolları’na da çok çok teşekkürler. Çocuklar güldüğünde yüzü gülen herkes iyi ki var. :)

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.