“Okuyor musun?”

(Bu yazıyı hem sevgili öğretmenlerimiz hem de “nasıl yardımcı olabiliriz?” diye soran gönüllülerimiz için kaleme alıyorum.)

Ülkemizde köy okulları denince birçoğumuzun aklına ilk olarak gelen maddi yetersizlikten kaynaklı imkansızlıklardır. Öğrenciler özelinde düşündüğümüzde kışın onları sıcak tutacak ayakkabı, bot, palto gibi kıyafetler ve her dönemde ihtiyaçları olacak kırtasiye malzemeleri ve oyuncaklar akla gelir. Okul özelinde düşündüğümüzde sınıfların fiziksel koşulları, kışın ısınma sorunları ile okula ulaşımdaki zorluklar düşünülebilir. Bu yazıda ise yine ilk akla gelenlerden biri olan ve en az diğer tüm yardımlar kadar önemli olan kitap konusuna değinmek istedim.

Bildiğiniz gibi 23 Nisan’a çok az kaldı. Yüzlerindeki gülümsemenin hiçbir gün eksik olmamasını arzu ettiğimiz çocuklarımızı en azından bu günde sevindirebilmek hepimiz için çok değerli.

KODA ailemize saha gönüllüsü olarak katılan çalışanlarının da katkısıyla DHL Express Türkiye bayrama kadar sizlerden gelecek kitapları KODA’ya bağışlayacak.

Geçtiğimiz haftasonu Mardin’in köylerinden birine yaptığımız ziyarette aşağıda gördüğünüz fotoğrafı çektim. Burada bölgenin, ilin, ilçenin, köyün, okulun adının ne olduğunun pek de önemi yok. Muhtemelen Ege’den Doğu Anadolu’ya, Karadeniz’den Akdeniz’e kadar birçok bölgedeki köy okulunda benzer manzara ile karşılaşabiliriz.

Sınıftaki kitaplık ikiye ayrılıyor: bir tarafta çocuk kitapları, öbür yanda ise sözlük ve ansiklopediler.

Ansiklopedi setlerinin bir tanesi Büyük Osmanlı Tarihi, diğeri ise ben ilkokul sıralarındayken piyasaya çıkmış olan (1993) kalın kapaklarından içindeki ince renkli sayfalara kadar hatırladığım Gelişim Hachette.

“Eee çocuklar belki de bu ansiklopedileri okumayı çok seviyorlar?” ya da “Öğretmen bu yayınlardan bölümler seçip öğrencilerine kendisi okuyor da olabilir!” diyenleriniz de vardır.

İlkokul yıllarımda babam kupon toplamayı, ben de topladığı kuponlarla aldığı ansiklopedileri okumayı çok severdim. İlk Ansiklopedim, Meydan Larousse, Ana Brittanica, Thema Larousse ve daha birçok seri. Tabii bunların dışında Doğan Kardeş dergileri, Tübitak’ın çocuklar için olan kitapları, Tommiks, Teksas gibi klasikleşmiş çizgi romanlar…

Yalnız burada üzerinde durup düşünmemiz gereken kitap bağışlarken babamın bana zamanında sorduğu gibi bizim de öğrencilerimize sevdikleri konuları sorup sormadığımız ve onların ilgi alanlarına cevap verebilecek kaynakları onlara iletip iletemediğimiz.

Bu noktada herkese farklı roller düşüyor: Öğretmen arkadaşlarımızın öğrencilerin ilgi alanlarını tespit etmeleri, KODA gibi platformların gelen kitapları doğru tasnif etmesi, kitap bağışlayan gönüllülerin de kitap seçimlerinde evlerindeki kitapların doğru adresinin bir ilkokul sınıfı mı yoksa yakınlardaki bir lisenin kütüphanesi mi olacağını düşünmeleri gerekiyor.


Başlığın “Okuyor musun?” olma nedenine gelirsek… Genelde okul çağında olduğunu düşündüğümüz biriyle yeni tanıştığımızda ona yönelttiğimiz ilk sorulardan birkaçı “Okuyor musun? Kaça gidiyorsun? Nerede?” gibi sorular olur (buradan kısa bir süre önce kaybettiğimiz Tayfun Talipoğlu’nu da sevgiyle anıyoruz).

Bu 23 Nisan’da gelin sadece çocuklara ve gençlere değil öğretmenlere, velilere, büyükanne-büyükbabalara kısacası herkese soralım: “Okuyor musun?” Unutmayalım ki çocuklarımızın iyi bir eğitime kavuşmalarını istiyorsak önce bizler okumalıyız. Hem de çok!

Çocuklarımızın ihtiyacı olan kitaplara kavuşmalarında bizlere desteklerini sunan DHL Express Türkiye ailesine bir kez daha teşekkür ederken siz sevgili takipçilerimizi de Muş’taki çocukların hayallerine götürelim. Bir sonraki yazıda tekrar görüşmek ümidiyle…