Çiçeği Burnunda Yazılımcıya Tavsiyeler

Merhaba sevgili okur,

İşbu yazı, okulundan yeni mezun olmuş ya da mezun olm asına çok az kalmış ve yazılım sektöründe kendine yer edinmek isteyen arkadaşlara tavsiye niteliği taşımakta. Şimdiden hedef kitleyi belirlemiş olalım ki herhangi bir hayalkırıklığı yaşanmasın.

Merhaba arkadaşım,

Senden ilk istediğimiz şey, kendinle gurur duyman! Dünya değişiyor ve senin elinde artık altın bir bilezik var. Yazılım sektörü, çok düşük sermayelerle inanılmaz büyük katma değerler yaratmak için en doğru adreslerden biri. Ve tam da bu yüzden, bütün dünya bu konuya eğiliyor. Tam da bu yüzden ilköğretim müfredatlarına bile artık kodlama öğrenimi giriyor. Ve eğer gerçekten çabalarsan, tam da bu yüzden seni güzel, üretimle dolu bir gelecek bekliyor.

Şimdi biraz şaşkınsın, nereden başlamak gerektiği, nasıl işe girildiği, hangi şartlarda çalışıldığı, nasıl fark yaratılacağı gibi bir çok soru aklını kurcalıyor. Adım adım hepsinin üstesinden geleceğiz.

Yeni Mezundan Beklenen 3 Kritik Yetkinlik

Burada sayacağımız maddelerden eksiklerin olabilir, bu gayet normal. Ama her zaman, gittiğin her yeni iş görüşmesinde bunların önüne çıkacağını unutmamalısın. O yüzden eğer eksikler varsa, önceliklendirmen gereken ilk konular bunlar.

1- İyi bir İngilizce

Teknoloji, hayatımızdaki en evrensel kavramlardan birisi. Haliyle bu dünyada ayakta kalabilmenin, katma değerli işler üretebilmenin yolu evrensel kaynakları takip edebilmekten geçiyor. Bu yüzden İngilizce şart.

İzleyeceğin bir video, okuyacağın bir makale kendi başına anlamaya çalıştığın bir çok şeyi anlamana yardımcı olabilir. Karşılaştığın herhangi bir problemi, konunun uzmanı olan birine sorabilmek ya da daha önce başka birinin de bu problemle karşılaştığını görüp, cevabı alabilmek günlük iş pratiğinde her zaman kullanacağın yetenekler. Bir çok üniversitede yabancı dil eğitiminin istenilen kalitede olmadığını biliyoruz. Burada konuyla ilgili hem gerekli motivasyonu, hem de ihtiyacın olabilecek kaynakları şurada bulabilirsin:

2- Daha önce yaptığın projeler

Artık sadece kendinden sorumlu olduğun dünyadan, iş dünyasına adım atıyorsun. İşe girdiğinde iyi veya kötü bir ekibin parçası olacaksın ve yaptığın her şey bütün ürünü, şirketi doğrudan etkileyecek. Yani bir işveren seni işe aldığında aslında sana, doğrudan şirketi ilgilendiren bir sorumluluk vermiş olacak. Bu kısaca şu demek; işverenin sana güvenmesi gerekiyor. Bunun için de senin yetkinliğine dair doğrulamaya ihtiyacı var.

Bunu göstermenin çok güzel yolları var. Bunlardan ilki bir kaynak kod paylaşım programına kayıt olmak ve yaptığın işleri göstermek.

Bu saydığım 3 platform, bireysel projeler için en sık kullanılan yerlerden bazıları. Biraz araştırmayla diğerlerini de bulabilirsin. Aslında bu platformların temel amacı, projelerin için yazdığın kodları versiyonlayabilmen ve birden çok kişiyle ortak proje geliştirebilmen. Ama bu aşamada yazdıklarını buralara koyman ve buradaki profil adreslerini paylaşman oldukça güzel olacaktır.

Tasarım bölümlerinden arkadaşların olmuştur eminim. Onlar yaptıkları işleri portföylerinde sergilerler. Senin portföyün de bu mecralar. O yüzden buralarda ne kadar özenli davranırsan, işverenler tarafından da o kadar tercih edilebilir hale geleceksin. Bu sistemleri nasıl kullanacağına ilişkin tavsiyeleri ilerdeki yazılarda göreceksin ama şimdilik;

buradaki detaylı açıklamalar işini görecektir. Bütün linklerin içinde çok güzel başlangıç açıklamaları var, ama tahmin edersin ki hepsi İngilizce :).

Eğer bu platformlarda sergileyebileceğin bir projen yoksa, hemen başlamanın tam zamanı. Ne kadar çok iş yaparsan o kadar kendini geliştirebileceksin. Yapabileceğin işlerle ilgili fikirleri bulabileceğin bir kaç linki de şöyle koyalım:

3- Öğrenmeye olan isteğin

Gelelim en kritik beklentiye. Yeni bir mezundan en büyük beklenti tartışmasız olarak onun kendini geliştirmesi ve bir ‘rock star’ haline gelme potansiyelinin olması. İşveren için yeni mezun çalışan, geleceğe dönük bir yatırımdır. İşe girer girmez, kimse senden atom mühendisliği beklemeyecek ama atom mühendisi olabileceğini bilmek isteyecekler.

Somut önerilerden önce şununla başlayalım. İçerisinde bu kadar avantaj olan bir iş dalında çalışıyorken; her şeyin çok kolay olmasını bekleme. Kariyer yolculuğunun hızını, öğrenme kabiliyetin ve isteğin belirleyecek. Çünkü bu dünya her gün yeniden kuruluyor; her geçen gün devrim niteliğinde bir teknolojinin doğuşuna şahit oluyoruz. Güncel kalmanın tek yolu da açık bir zihinle öğrenmeye olan talebin olacak. Bu yüzden eğer yeni şeyler öğrenmekle aran iyi değilse, bunu çözmenin bir yolunu bulmalısın.

Buradaki tek konunun teknik bilgi olduğunu düşünme. İnsanlarla kurduğun iletişimde entelektüel seviyen ve bu konudaki genel kültürün de oldukça önemli. Bu yüzden sıkça kitap oku. Kişisel gelişim kitaplarından veya ders kitaplarından bahsetmiyorum. Romanlardan, öykülerden bahsediyorum. Kendini entelektüel anlamda ne kadar geliştirebilirsen, yeni bilgileri o kadar kolay algılayacaksın. Seni tanımadan kitap önermek haddime değil fakat daha önce okuduğun kitapları girersen eğer;

sana güzel kitaplar önerecektir. Hobilerine(en azından bir tanesine) sahip çık. Bu senin kendine dair yatırımını gösteren en güzel done. Sana yatırım yapmasını beklediğin birine, senin de kendine yatırım yaptığını göstermek önemli bir mefhum.

Bunun haricinde teknolojiye olan ilgini besleyebileceğin bloglar, podcastler de var dünya kadar. Bunların listelerine kolayca ulaşabilirsin ama benim en çok okumayı sevdiğim webloglar şöyle;

Son önerim de kendine bu dünyadan seçebileceğin rol model insanları bulmak. Onların paylaşımları ufuk açıcı olacaktır. Bu kişileri twitter’dan takip etmen, hatta aklındaki soruları onlara danışman sana çok şey katabilir. Burada isim vermem birilerini atlamış olduğumu hissettirecek bana, o yüzden bunu sana bırakıyorum.

Ekstralar

Yukarıdaki 3 madde, aşağı yukarı olmazsa olmazların özeti. Ama tabii ki hem işine yarayabilecek hem de seni öne çıkarabilecek ekstralar da var.

1- Online Görünürlük

İnternette senin tarafından yazılan hiçbir şey tamamen kaybolmaz. Bunu seni bir endişeye sevketmek ve otosansür yapmana sebep olmak adına söylemiyorum. Sadece seni tanımayan insanların, seninle tanıştıktan sonra yapmaları en muhtemelen şeylerden biri google’da seni aramak olacak. O yüzden online profillerini bunu göz önünde bulundurarak kullanmanda fayda var. En azından nasıl göründüğünün bilincinde olmalısın. Tabii ki sana ‘Twitter’da şöyle görün, Facebook’ta böyle’ gibi tavsiyeler vermeyeceğim, bunu yapan insanları da bence çok takma. Zira bu senin hayatın ve kendini nasıl ifade etmek istiyorsan öyle var olacaksın.

Yalnız online görünürlüğüne katkı sunacak önerilerde bulunabilirim. Blog açmak genelde iyi işarettir çünkü bu kazanımlarını paylaşmak isteğini gösterir. Bunun haricinde Quora, reddit, ProductHunt gibi sitelerdeki profilin senin bu sektöre olan ilgine ilişkin önemli bilgiler olabilir. Üstelik kendine gerçekten çok yeni şeyler katabilirsin bu sitelerde.

2- Gerçek İş Tecrübesi

Bu da yine ekstralarımızdan biri ama okul döneminde çalışacağın bir part-time iş seni oldukça ön plana çıkarabilir. Bu dönemde çalışılan yerlerde genelde iyi niyet çerçevesi gözetilir. Bu yüzden büyük gelişim fırsatlarını yakalaman mümkün olur. Böyle bir fırsat yakaladığında, hem iş dünyasını yakından gözlemleme fırsatı elde edersin hem de sana mentorluk yapabilecek abiler ablalarla tanışabilirsin. Bu kişilerin sen mezun olduğunda sana referans olması çok büyük bir kazanımdır. İşverenler, üniversitedeki hocalarından alacağın referanstan daha çok bu referansları değerlendirecekler.

Kodluyoruz

Öğrenilmesi gereken çok fazla şey, eksik olan çok fazla parça var gibi gelebilir. Bunun endişe verici olduğunu, hatta korkutucu görünebildiğini biliyoruz. Ama emin ol, hepimiz bu sürecin içerisinden geçtik. Ve bizim bunları öğrenirken kaybettiğimiz zamanı senin kaybetmeni istemiyoruz. Çünkü hep birlikte işimizi ne kadar iyi yaparsak, yaşadığımız ülkeye de o kadar katkı verebileceğiz.

Biz Kodluyoruz ekibi olarak senin yanındayız! Hadi az önce yandaki taba açmış olduğun site hangisiyse, oradan başla çalışmaya!

DipNot: Bu yazıyı Recommend ederek daha çok arkadaşına ulaşmasına yardımcı olabilirsin!

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.