Stajda İKamp

Deneme bir ki. Bu yazıyı uzunca bir zamanın ardından, yazı yazmayı unutup unutmadığımı kontrol etmek amacıyla tabii ki yazmayacağım. Yazmak istediğim, değinmeden edemeyeceğim birkaç konum var: Kolay İK ve İKamp Kültürü. Bu kültür, çok daha öncelere dayanan başka bir şirketin kültürünün devamı olarak sürdürülmeye bu sene başlandı. Umarım yıllarca süren bir kültür olarak körpe yazılımcıların ve insanların hayatlarına bir ışık olmaya devam eder.

Kolay İK ile haziran ayının başlarında stajyer olarak çalışmaya başladığım zamanda tamamen tanışmıştım. O günden bu yana öğrendiğim şeylerin haddi hesabı hala yok. Beklentilerimin çok üzerinde bir stajyerlik dönemi yaşıyordum. Çay kahve taşımak ve kimsenin elini sürmek istemediği işleri yapmakla, stajyer olmanın hiç alakası olmadığını öğretti bana Kolay İK. Tek stajyer olmamın kolaylığı ile günde saatlerce farklı farklı kişilerden uygulamalı dersler dinliyordum. Bir süre sonra derslerin konusu tek konuya düşerek “öğrenmeyi öğrenmek” oldu. Zorlandığımı farkettiğimde anladım doğru yolda olduğumu. Ufak bir tecrübenin kokusunu almıştım sanırım. Çünkü bir yazımda “Eğer doğru yolda isek, o yol her zaman yokuş yukarı olacaktır.” demiştim. Vazgeç(e)medim, zorunlu stajımdı :) .

Yeni bir dönüm noktası oluşmaya başlamıştı bile, ilk ışıktan dönemedim.

Bir süre sonra kamp fikri netleşmiş, hazırlıklara başlanmıştı. Konu hakkında hiçbir fikrimin ve tecrübemin olmaması sebebiyle meraklı gözlerle onları izlerken bir anda benim de kampçı olacağım söylendi. Gerginlik, sıkıntı ve “Hakan abi kampçılar gelecek daha fazla şey öğrenmem lazım” nidalarıyla öğrenmeyi öğrenmek dersini atlamayı kafama koymuştum. Aslında çok da kafaya koymamak gerektiğini o anda öğrendim. Dersi atlayamadık :( .

Görüşmeye gelen kampçı adaylarını görüp “Hangisiyle arkadaş olacağım acaba?” sorusunu kendime sorarken kendimi bir anda İKamp’ın ilk gününde buldum. Farklı şehirler bir kenara, farklı ülkeden gelen kişilerle arkadaş oldum. İKamp bir buçuk ay sürdü.

4 haftalık eğitim yazılım geliştirme, veritabanı ve veri yapıları, sistem mimarisi, versiyon kontrol akışları, kod kalite ve inceleme döngüleri gibi direkt olarak yazılımla alakalı teknik konuların yanında girişimcilik, çıraklık kültürü, ürün yönetimi, kullanıcı deneyimi, pazarlama ve evrenin oluşumu gibi farklı konularda Kolay İK ekibi ile birlikte dışarıdan da 10 farklı eğitmen/mentor katılımıyla gerçekleşti. Gelen eğitmenlerin neredeyse tamamı daha öncesinde kamp deneyimi yaşamış, sonrasında eğitim vermiş hatta bazıları kendi çalıştıkları şirkette kamplar düzenlemiş kişilerdi. -İKamp 2017 ve Kolay İK Kültürü

4 haftalık eğitimden sonra 2 hafta süren bir projeye 3 ayrı takımla başladık. Projemiz, şirket çalışanlarının haftalık modlarını alan, takip eden ve bunları istatistiğe döken bir projeydi. Bazı geceler çalışmaktan, bazı geceler ise eğlenmekten uykusuz kaldık. Takım olmaya, sağlıklı iletişim kurmaya, eğlenmeye ve projemizi en iyi yöntemlerle yazıp ortaya çıkarmaya çalıştık. Eğlenmek dışında her şeyde zorlandık. Sevdiğiniz insanlarla sevdiğiniz işi yapmak çok eğlenceli çünkü.

İKamp beklentimin çok üzerindeydi. Kamp bitiminde dışarıdan baktığınızda hayatınızda bir çok boşluğu dolduracak dersler aldığınızı farkediyorsunuz. Bunlar anlatılan dersler de değil, çok daha ötesi. Hayatıma uzun bir süre için kalıcı olarak yerleştirdiğim şeyler.

Şu an 7 kampçı olarak Kolay İK bünyesinde çalışmaya başladık. Sevdiğiniz ve güvendiğiniz insanlarla sevdiğiniz işi yapmak muhteşem bir şey. Kolay İK ve İKamp kültürü, herkesin yaşamasını tavsiye edebileceğim bir deneyim.

Kolay İK sayesinde dönüm noktamı yaratmama yardımcı olan ve aynı ruhu paylaştığım herkese teşekkür ediyorum.

Like what you read? Give Eren Akpınar a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.