Sihirli Zayıflama Yöntemleri!..

Dilek Ocak
Oct 12, 2017 · 3 min read

Günümüzün başlıca problemlerinden birisi de bilindiği üzere obezite. Sağlık Bakanı Akdağ, Türkiye’de her üç kişiden birinin obez, diğerinin fazla kilolu, geri kalanın da normal kiloda olduğunu söyledi. Durumun ciddiyetini vurgulayan Akdağ bu konuda Türkiye’nin en kötü 10 ülke arasında olduğunu belirtti.

Görüldüğü gibi bu sorun çoğumuzu ilgilendiren bir konu. Bu sorunumuzu çözmek için farklı çözümler var ama biz kazandığımız kilolardan hızlı bir şekilde kurtulmak istememizden dolayı mucizevi bir takım diyetlerden, bitkilerden medet umar hale geldiler. Peki sanıldığı gibi mucizevi bir zayıflama yöntemi var mı?

Bu konu ile ilgili yayınlanan yayınlar şöyle bir tarayınca hiçbir besinin mucizevi bir etkisinin olmadığı görülüyor. Örneğin vücudumuz için en gerekli olan su bile fazla içildiği zaman bizim için zararlı olabilmektedir. Her besinin faydası olduğu gibi zararları da mevcut. Ayrıca bir besin herkese aynı faydayı sağlamamaktadır. Bir karaciğer hastasına Potasyum (K)’dan zengin olan muz, pekmez, kuru meyveler vs. önerirken bir böbrek hastasına öneremezsiniz. Tamam bireyler obezite gibi yeni çağın en popüler sorunuyla karşı karşıya olabilirler fakat sahip oldukları diğer hastalıklar ve özellikleri de düşünerek hareket etmek zorundadırlar.

Gelelim obeziteden kurtulmak için kullanılan halk arasında popülaritesi çok yüksek olan sihirli besinlere. Mesela son zamanlarda chia tohumu, goji berry, kinoa, kara buğday gibi popüler olan bir çok besinlerin zayıflamaya etkisini olduğunu duymuşuzdur çevremizden. Bunların içerisinden chia tohumunu ele alacak olursak bu konuyla ilgili bilimsel makaleler zayıflama üzerine etkisi mide doygunluk hissini oluşturarak günlük kalori alımını azalmasına yardımcı olduğu kanısına varılıyor. Tamam etkili olabilir ama tek başına bir mucize değildir.

Hele ki hiçbir besinin bölgesel zayıflamaya bir etkisi yoktur. Sık sorulan sorulardan olan ‘Ne yersem göbeğim erir?’ sorusu… Maalesef her hangi bir besinin böyle bir etkisi mevcut değil. Çünkü genetik sebeplerle kilo almaya ve belli bölgelerden kilo almaya daha çok meyilli olabiliriz ve bunu değiştiremeyiz. Tabi bu durum kilolu olmamız için mazeret değildir.

Peki son zamanların en güncel konularından şok diyetler veya zayıflama çaylarını ele alacak olursak bakalım ne gibi gerçeklerle yüzleşeceğiz. Şok diyetlerin ortak özelliği tek bir besine yüklenerek zayıflanacağı iddiasında bulunmak… Bu şok diyetlerin en günceli ise yüksek proteinli diyet: adı üzerinde bol protein tüketerek zayıflamak amaçlanıyor. Bu popüler ve şok diyetler zayıflatıyor ama nasıl? Diyetisyenlerin zayıflama tedavisinde ortak amaçları vücuttaki yağ dokusundan kayıp sağlamaktır, vücuttaki kas dokusundan ve/veya sudan değil. İşte bu şok diyetler kısa vadede ağırlık kaybettiriyor ama yağdan değil, kastan, sudan veya her ikisinden. Ve dahası bu diyetleri bıraktığında hızlı bir şekilde kaybedilen kilolar tekrar alınıyor. Ayrıca şok diyetlerin bir diğer özelliği ise kişiyi aç bırakarak zayıflatmak… Kişinin aç kalarak verdiği her kilo o diyeti bırakınca tekrar kilo alacağının bir başka habercisidir. Zayıflama çaylarının ise genel olarak laksatif yani idrar sökücü, ödem atıcı özelliği olduğu için kaybedilen her ağırlık sudan gitmektedir. Bu da az önce vurgulandığı gibi pek istenilen bir durum değildir.

Anlaşılacağı üzere zayıflamak için sihirli bir yöntem yoktur. Bizim amacımız zayıflamak ise bunu kendimize zarar vermeden, kalıcı ağırlık kayıpları sağlayan sağlıklı yöntemlere başvurmak daha aşikar bir gerçektir. Aç kalmadan üstelik istediğin yiyecekleri belirli oranlarda yiyerek de kilo verilebilir.

Nasıl mı? Sağlıklı, dengeli bir zayıflama diyeti ve egzersizle…

Sağlıkla kalın…


Kullandığım yöntem daha bugün Twitter’da okuduğum bir haber ve öncesinde arkadaşlarımla yapmış olduğum sohbetin karışımı bir şey oldu. Faydalı olması ümidiyle… (Kaynak belirtmedim fakat savunduğum düşüncelerin hepsinin kaynakları mevcut.)

Kolay Sağlık

Sağlık beyaz giyen adamların tuhaf sözleri ve ileri teknoloji cihazlarıyla elde edilen bir mülk değildir. Her an sürdürülmesi, korunması ve geliştirmesi söz konusu olan bir haldir. Herkesi yakinen ilgilendiren bu halin anlaşılması da gereğini yapması da kolay olmalı.

Thanks to Hüseyin Küçükali, Ayşenur Sonkur, Esra Topal, and şeyma halaç

    Dilek Ocak

    Written by

    Diyetisyen Dilek Ocak

    Kolay Sağlık

    Sağlık beyaz giyen adamların tuhaf sözleri ve ileri teknoloji cihazlarıyla elde edilen bir mülk değildir. Her an sürdürülmesi, korunması ve geliştirmesi söz konusu olan bir haldir. Herkesi yakinen ilgilendiren bu halin anlaşılması da gereğini yapması da kolay olmalı.

    Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
    Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
    Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade