Şu An Çok Meşgulüm

Gerçekten…
İnanılmaz yoğunum, işler gittikçe artıyor,
evet tabi ki bunlar önemlidir ama biz işimize bakalım, bunun yıl sonu performansına etkisi ne olabilir ki(?),
vallahi yemek yiyecek vakit yok, bir machiato alabilir miyim(?), siz bana bir mail atın ben size dönerim,
bu tabloya birde başka açıdan baksak (!), ooff ne çok mail birikti,
bugün sekiz toplantı yapmam gerek,
vs vs.
Bu sözler size az da olsa tanıdık geldi mi?
Eğer bir aşinalık söz konusu ise inanılmaz bir kariyer krizinin yakınında geziyor ya da üzerinde oturuyorsunuz denilebilir.
Kurumsal hayatın; yeri geldiğinde haklı olan yoğunluğunun çoğunlukla kişiler tarafından abartıldığını, daha da yoğunlaştırıldığını,
gereksiz ve anlamsız eklentilerle boğulduğunu,
kişilerin bu meşguliyet kisvesi altında kendilerine daha anlamlı bir rol bulduğunu, aslında her benzer beyanatta üstü kapalı bir üstünlük vurgusu olduğunu,
bu ego ve kurumların doğal bencilliği birleştiğinde harika yeteneklerin ve mutlu olma fırsatlarının heba edildiğini söylemek mümkün.
Diğer yandan kesin olan birşey var ki;
bu yöndeki algı ve davranışınız devam ettiği ve kurumunuzunda bundan faydalandığı (!) sürece,
asla gerçek başarı, mutluluk, huzur gibi kavramlara ulaşamayacaksınız.
Çünkü yapay ve gereksiz problemler ile meşgul olan kişi
asla gerçek potansiyelini var edemez.
Ne yapalım, kimi kurumsal insan da çooooook meşgul olduğu için erken emekli olur
ya da iş hayatında aradığını bulamadan yok olur gider.
Üzülmeyin, en azından sizi uğurlarken bir bileklik, kravat, yaka iğnesi yada bluz alıp pasta kesen mutlaka olur.
O kadar da değil yahu !
ŞahapT.

