ÖĞRENMENİN AŞAMALARI & YOLDA KALMAK

****
Koltuktan kalktı. Sesi kapalı olan televizyondaki görüntüye bakarken rast gele bir adım attı ki, kocaman bir boşluğa düştü. Ayağını hissetmiyordu. Fiziksel olarak ayakları yerdeydi ama beyni aksini söylüyordu. Bileği döndü, sendeledi. Yanında duran sandalyeye tutundu. Gözü bileğindeydi, yan dönmüştü ama hiçbir şey hissetmiyordu, acıyı da. Üst bacağını çimdikledi. Parmakları bacağına dokunduğunu biliyordu ama bacağı bu iletişime karşılık vermedi. 
Birkaç saniye sonra karıncalanma ile yeniden hissetmeye başladı. Ve sonrasındaki o dayanılmaz ve tarif edilemez acı. Dizinin arka kısmından bacağını tutup sağ ayağını havaya kaldırdı, ellerinin desteğiyle bir adım ileriye yavaşça koydu. Önce serçe parmağı değdi ahşap parkeye, sonra diğer parmakları ve topuğu. Karıncalanma ve acı dağılmaya başlarken vücudundaki kan ayağına hücum etmişti. Tüm dikkati ayağındaydı. Sağ ayağının tamamını hissettiğinden emin olduktan sonra aynı hareketleri sol ayağı için tekrarladı.

Topu topu attığı iki adımdı ama çok yorulmuştu.

****
ÖĞRENMENİN AŞAMALARI & YOLDA KALMAK

Yukarıdaki hikayede kaybedilen daha önce öğrenmiş olduğumuz, “otomatik” yürüme kabiliyetimizdi. O kabiliyete tekrar dönmek zor olsa da dönebiliriz. Ancak, yeni öğrendiğimiz bir şeyde kabiliyet geliştirmek ve onu otomatikleştirmek yorucu olabilir ve biz doğru yolda olsak dahi yoldan sapmaya meyilli oluruz. Böyle durumlarda devam etmek yorucu olsa da o adımları atmalı ve yolumuzdan sapmamalıyız. Peki biz bunu nasıl yapacağız? Önce öğrenmenin aşamalarına bakalım:

ÖĞRENMENİN AŞAMALARI

  1. Aşama: Bilinçsiz Yetersizlik. BİLMİYORUM AMA BİLMEDİĞİMİN DE FARKINDA DEĞİLİM. Buna “cehalet mutluluğu” diyenler de var. Yeni doğan bir bebeği düşünün. Hiçbir şeyi bilmiyor, birisini ona öğretene kadar hangi kabiliyetleri olduğunu da bilmiyor, bilmediğini de bilmiyor. Ne bilgi var ne de deneyim.

2. Aşama: Bilinçli Yetersizlik. BİLMİYORUM VE BİLMEDİĞİMİ BİLİYORUM. Bebek büyüdükçe yürümesi gerektiğini ve böyle bir kabiliyeti olduğunu biliyor. Ancak henüz yürüyemiyor. Çevresini gözlemliyor, yürüme eylemini inceliyor. Bilgi var ancak deneyim ve uygulama yok.

3. Aşama: Bilinçli Yeterlilik. BİLİYORUM VE FARKINDAYIM, UYGULUYORUM. Yürümeye ilk başladığında çok yavaş ve dikkatli yürüyor, koltuklara tutunuyor, bir yetişkinin desteğini alıyor. Bir kere düştüğü zaman tekrar kalkması oldukça zaman alıyor. Çok emek harcıyor, yoruluyor. Bilgi var, bol bol deneyim ve uygulama var.

4. Aşama: Bilinçsiz Yeterlilik. BİLİYORUM VE ARTIK FARKINDA OLMADAN UYGULUYORUM. Bu aşamada ise bebek kimsenin yardımını almadan yürüyor, hatta koşuyor, yürürken bir şeyler dahi yemeğe başlıyor. Artık yürümek yorucu ve emek isteyen bir eylem olmaktan çıkıyor, otomatik yapabildiği bir kabiliyeti haline geliyor.

KÖTÜ HABER: İkinci ve üçüncü aşamalar emek istiyor ve yorucu. Geri düşüşler can acıtıyor ve hayal kırıklıklığı yaratıyor. Bu aşamalarda bol bol pratik yapmak gerekiyor. Tıpkı bebeğin yürümeyi öğrenirken her düştüğünde geri kalkması gibi, tökezlediğimizde sabır ve azim istiyor. Çoğumuz ikinci ya da üçüncü aşamada pes ediyor ve başa dönüyor, “cehalet mutluluktur” veya “bu da işe yaramıyor” diyerek o ana kadar öğrendiklerimizi de unutmayı tercih ediyoruz.

İYİ HABER: İkinci ve üçüncü aşamada pes etmeyip, azimle yolda kalırsak dördüncü aşamaya geçiyoruz ve öğrendiğimiz yeni şeyleri kolaylıkla yapabilir hale geliyoruz. Dördüncü aşamada artık yorulmuyoruz. Öğrendiğimiz şey otomatik bir eyleme dönüşüyor, doğal bir yetenek haline geliyor.

PEKİ NE YAPACAĞIZ?

1- Sizin için gerçekten değişmesi önemli olan konuları listeleyin ya da üzerinde düşünün.

2- Önceliklendirme yapın ve aralarından ilk etapta yapmak istediğiniz üç konuyu seçin.

3- Bu üç konuda hangi aşamada olduğunuzu belirleyin.

4- İkinci ve üçüncü aşamada yorulduğunuzda, her pratikte dördüncü aşamaya ne kadar yaklaştığınızı hatırlayın. O ana kadar kat ettiğiniz yolu not edin ve kutlayın.

5- Bir ya da iki aşama geri düştüğünüz zamanlarda bunu sürecin doğal bir parçası olarak kabul edin. Tüm bildiklerinizi unutmuş da birinci aşamaya düşmüş gibi davranmayın. Ve kendinize şu soruyu sorun: “Bir aşama geri düştüğümde şimdi yeni ne öğrendim?” Not edin.

Yürümeyi hiç bilmiyor olmak gerçek mutluluk olur muydu? Sırf bir süre normalden daha fazla emek ve vakit istiyor diye, hiçbir bebek yürümekten, düştüğünde kalkmaktan ve çabalamaktan vazgeçmez.

Bazen ne kadar yorucu olsa da, kolaylıkla yapabilene kadar adım atın ve yolda kalın.

Hangi aşama sizi daha çok zorluyor? Neler yolda kalmanızı sağlıyor? Bizimle de paylaşmayı unutmayın.

İyi haftalar,
Ayşe Yazgan

13 Şubat 2017

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.