MUKAYYET HANIM VE SAHTE YOGİ

AH O İÇİMİZDEKİ SESLER

Kafamın içinde dolanan iki sesten bahsedeceğim sizlere. İlk keşfettiğim ses Mukayyet Hanımdır. Bana hep kontrollü olmamı söyler: “duygularını göstermemelisin.” Heidi’deki Bayan Rottenmeier’i hatırlar mısınız? Ona benzer, ama onun gibi bağırmaz hiç bir zaman. Kontrollüdür çünkü Mukayyet. Siyah bürümcüklü kumaştan tayyör giyer, dizin bir karış altında. Kocaman siyah gözlükleri vardır ve saçını tahmin ediniz: Tabii ki her daim topuzla dolaşır.

Mukayyet kırılganlığımı göstermemden hoşnut olmaz, aslında kırılgan olmamalıyım zaten ona göre. Hep güçlü olmalıyım; o yüzden de hayal kırıklığına uğrayıp kırılmayayım diye risk aldığım hiç bir işe girmemi istemez.

Sonradan keşfettiğim ve kendimden ayrıştırmakta çok zorlandığım ikinci sesimin ismi de Sahte Yogi. 300 kilodur, Star Wars’daki Jabba the Hutt kadar şişman Hintli bir yogi kadın olarak canlandırıyorum onu. Bordo renkli hint sarisi içinde, alnında kırmızı noktası, yüzünde gülümsemesi ile bağdaş kurup oturur hep. Sevgi doluymuş gibi yapar ama gerginliğini anlayabilirsin aslında. “Herkesi sevmelisin” der bana, “hiç bir duruma sinirlenmemelisin.” Sevgi, akış, hayata güven gibi bilumum kişisel gelişim kelimeleri altında kendi duygularımı hiçe saymamı ister o da. “Negatif duygular mı hissediyorsun? Hissetmemelisin…” Sahte Yogi, “hayatla bir olmalısın” der ama kendi duygularımı reddetmeden olduğu gibi kabul etmem gerektiğini bilemez.

Mukayyet de Sahte Yogi de içimi huzursuzlukla kemirirler. Kendilerince beni korumaya çalışırlar, ama bunu becerikli bir şekilde yapamazlar. Onları dinlersem ne risk alıp hayatı dolu dolu yaşayabilirim, ne de duygularımı kabul ederek içimden geldiği gibi bir yaşam sürebilirim.

Biz koçlar, bu seslere Dırdırcı Ses, Sabotör, Sabotajcı, Canavar gibi isimler veririz. Hepimizinki farklıdır. İsme, cisme büründürerek kendimizden ayrıştırma yöntemini kullanırız ki o sesi duyduğumuzda kimin konuştuğunu anlayalım. Bu şekilde de onu dinlememeyi seçmemiz mümkün olabilir.

Siz de bu güzel Cuma günü Dırdırcı Ses’inizi kendinizden ayrıştırmak ister misiniz? Koçluk çalışmalarımızda bunu yapan herkesin yaşadığı rahatlamayı siz de yaşamak ister misiniz?

1. Elinize bir kağıt kalem alın.

2. Kalbinizin savaşta olduğu durumları hatırlayın. O durumda içinizde hangi sesi duyuyorsunuz?

3. Şimdi aşağıdaki soruların cevapları yazın:

Bana neler diyor?

Neye benziyor? Fiziksel tarifi?

Enerjisini tarif edin.

Bana faydalarının ne olduğunu söylüyor?

Beni nasıl engelliyor?

Bundan sonra onu duyduğumda ne yapmayı seçiyorum?

4. İsterseniz çizin, boyayın, görselleştirin.