ZEHİRLİ İLETİŞİM II — PANZEHİRLER

Geçen hafta Cuma günkü ZEHİRLİ İLETİŞİM OYUNLARI yazımda kazananı olmayan; yapanı ve maruz kalanı zehirleyen iletişim çeşitleri Suçlama-Savunma-Alaycılık ve Duvar Örmeden bahsetmiştim. Bu hafta sıra geldi panzehirlere.

ZEHİRLİ İLETİŞİM ortamında belirgin bir konu ya da sorunu konuşmak yerine genellemeler, direkt veya indirekt suçlamalar, dolayısıyla karşı atak veya savunmalar, lakap takmalar havada uçuşuyor. Böyle bir ortamda herkes bir başkasının “suçlu” olduğunu düşünüyor; kimse “sorunun” kendisinden kaynaklanmadığını düşündüğü için de çözümün yakınından dahi geçilemiyor.

*Zehirli İletişimi anlatan hikayeyi okumadıysanız ya da hatırlamak isterseniz tıklayın: https://www.facebook.com/YAZGANAYSE/posts/10158126909500370

Özetle geçen haftaki hikayede BARIŞ Suçlama rolünde direkt soruna işaret ediyor; “sürekli, hep” gibi genellemelerle o konunun dışındaki ve geçmişteki dosyaları da açıyor. Savunma rolündeki SELMA “evet ama” lar ile “ne ve nasıl”ı konuşmak yerine, ısrarla “neden”ini açıklıyor. Alaycılık yani Sarkazm rolündeki OKAN, dolaylı ve net olmayan esprileri ve arada iğnesini batırıp çektiği sözleri ile maçı izliyor; aslında ortamı yumuşatmaya çalışıyor belki ama sözleri net olmadığı için yanlış anlaşılmaya çok müsait. Duvar Örme rolündeki HÜSEYİN ise maçı dahi izlemiyor, kendi iç dünyasında ne oynuyorsa onu izliyor; ekibin ve olayın parçası olduğunu dahi düşünmüyor.

Tanıdık geliyor mu? Çünkü hepimiz ama hepimiz tıpkı yukarıdaki hikayedeki gibi irili ufaklı bu oyunları oynuyoruz. Ailemizde duvar örme rolünü oynarken, özel ilişkimizde alaycılık, iş yerinde ise savunma rolünde kendimizi buluyor olabiliriz. Sadece dereceleri ve hayatımızdaki yaygınlıkları değişiyor, yani hafifinden yapıyorsak hafif zehirleniyoruz ama sonuç olarak zehirleniyoruz.

Panzehirlere geçmeden önce dereceleri ile zehirleri iyice tanıyalım istiyorum:

SUÇLAMA DERECELERİ: Alenen hedef gösterip birini suçlamak suçlama çeşidinin en uç noktasıyken, diğer ucunda gülümseyerek kurduğumuz “(sen) geç kaldın, (sen) beni üzdün” gibi kibar “sen” cümleleri var.

SAVUNMA DERECELERİ: Savunmanın bir uç noktası karşı suçlamaya geçmek iken, diğer ucunda “aslında haklısın” dedikten sonra üstüne ilk başta söylenilen “haklısın”ı unutturacak kadar laf ve açıklama boca etmek var.

ALAYCILIK DERECELERİ: Alaycılık alanının bir ucunda mobbing denilen örseleyici ve yıpratıcı hakaretler, dalga geçmeler, lakap takmalar varken, diğer ucunda direkt söyleyemediklerimizi bir espri ile ya da gülümseme ile indirekt duyurmak var.

DUVAR ÖRME DERECELERİ: Son olarak duvar örmenin ise bir ucunda tamamen küsmek ve aylarca belki yıllarca görüşmemek var iken, diğer ucunda bir emaile ya da soruya hiç cevap vermemek, konuyu geçiştirmek var.

Madem hepimiz öyle ya da böyle bu iletişim çeşitlerini gerek günlük hayatta, gerek kendimize karşı yapıyoruz, öyleyse derecesi hafif olanlarından başlayıp yerine yeni iletişim yolları koyabiliriz. Geldik artık PANZEHİRLERE.

PEKİ NE YAPACAĞIZ?

SUÇLAMA PANZEHİRLERİ

  • “Böyle olduğunda, etkileri şunlar oluyor…” gibi durumu açıklayan cümleler kur. “Beni zor durumda bıraktın” gibi suçu işaret eden “sen” cümleleri yerine “Zor durumda kaldım, toplantılarım uzadı, ödememizi alamadık.” gibi “ben” ya da “biz” cümleleri kur.
  • “Hep, sürekli” gibi genellemeler yerine “Son 2 seferdir bu şekilde oluyor” şeklinde belirgin gözlemlerini belirt.
  • ”Sen hep sinirlisin” yerine “Kaşlarını çattığında…” gibi yorumsuz ifadeler kullan. Belki sinirli değildir, düşünüyordur. Kaşlarını çattığında sinirli olduğunu sen düşünüyorsun; karşındaki ise düşünürken konstantre olmak için kaşlarını çatıyor olabilir. Burada değişmeyen bir tek gerçek var o da kaşlarını çatmış olduğu, o gerçekte kal.
  • Konuyu geçmişe getirme; şu anda konuşulan durum ne ise o konuda kal.
  • Olumsuz yerine olumlusunu söyle “Geç kaldın” yerine “Erken/Zamanında bildirir misin? Zamanında gelmen benim için oldukça önemli” vb. cümleler ile gördüğün olumsuz davranışı değil, görmek istediğin olumlu davranışı bildir.
  • Ve kendine hep şu soruyu sor: Haklı mı olmak istiyorsun yoksa iletişimi sürdürmek mi? Amacımız bağcı dövmek değil sonuçta, aslında hepimiz üzümün tadını seviyoruz ;)

SAVUNMA PANZEHİRLERİ

  • Karşındakinin söylediklerinde %2 dahi olsa, o haklılık payını bul; gelişim fırsatını yakala. %2'lik payı bulamıyorsan hemen reddetmek ve açıklamada bulunmak yerine, bir an dur ve merak et: gerçekten bu söylemde doğru olan ne olabilir?
  • Sadece gerçekten hak veriyorsan “Haklısın” de ve arkasından ama’ları hızla yapıştırma.
  • Hak verecek bir şey bulamıyorsan, “bunu düşüneceğim” de ve gerçekten düşün!
  • Kısa, net ve direkt konuş. Konuyla alakası olmayan açıklamalar yapma. Ortada bir kriz varken, herkes çözümü duymak ister, üzgünüz ama kimse senin ne kadar yoğun ve yorgun olduğunu o anda dinleyecek durumda değil, belki daha sakin bir zamanda ;)

ALAYCILIK PANZEHİRLERİ

  • Direkt ve net cümleler kur, ne demek istediğin açık ve seçik olsun. “Sen de hep böylesin” gibi genelleme içeren dolaylı cümleler karşı tarafta “Ben acaba nasılım? Gerçekten hep mi böyleyim yoksa sadece bu durumda mı?” gibi karşı tarafta hem karışıklık hem de savunma dürtüsü yaratabilir ve yanlış anlaşılabilirsin.
  • “Prenses hazretleri” gibi lakapları kullanma, kullanıyorsan bunu ne anlamda kullandığını açıkla. Prenses gibi güzel mi? Nazlı mı? Çıtkırıldım mı? Asil mi? Ne kast ettiğini söylemezsen, hepimiz prenses bizde ne çağrışım yapıyorsa onu anlayacağız çünkü.
  • Karşında yarattığın etkinin farkında ol; karşındaki üzüldüyse %50’si onun tepkisi ve onunla ilgili, %50’si ise senin etkin yani senin söylediklerinle ilgili. ”Sen de amma alıngansın!” demek yerine onu üzdüğün için üzüldüysen ya da şaşırdıysan bu duygunu fark et ve karşı tarafı suçlamak yerine kendi duygunu belirt. Gerekirse bunu neden söylediğini / niyetini açıkla. (Örneğin Niyetim seni kırmak değil, ortamı yumuşatmaktı vb.)
  • Gerçekten karşındakini ciddiye almakta zorlanıyor ve içten içe onun suçlu olduğunu düşünüyorsan, onda saygı duyduğun bir özellik bul. (Örneğin suçlama yaptığı için onu amatör bulup küçümsüyorsan ve o yüzden “amma alıngansın” diyorsan; açık açık konuşabildiği için cesaretini takdir et vb.)

DUVAR ÖRME PANZEHİRLERİ

  • Neye inanmıyorsan, ya da neye inanıyorsan bildir. “Bunun çözüm olacağına inanmıyorum ama yine de yapacağım” ya da “Bu konunun çözümsüz olduğuna inanıyorum ve umudum yok” vb.
  • Sessizliğinin sebebini bildir: “Sessizliğimin sebebi, bu konuyla ilgimin olmadığını düşünmem, konudan koptum arkadaşlar. Biriniz benimle ilgisini açıklayabilir misiniz lütfen?” gibi bir ricada bulunabilir ya da sadece “Söylediklerinize katılmıyorum” diyerek kendi düşünceni belirtebilir ve ortama katılabilirsin.
  • Zamana ihtiyacın varsa, daha sonra konuşmayı öner ve o konuşmayı mutlaka yap. Çünkü sonsuza kadar ertelemek de duvar örmek ;)

Şimdi hikayeyi Panzehirleri kullanarak yeniden yaratmaya ne dersiniz? Hikayelerinizi bizimle paylaşmayı da unutmayın. Paylaştıkça çoğalıyor güzellikler…

Kendimizi ve çevremizi zehirlemeden iletiştiğimiz harika bir hafta sonu olsun!

Ayşe Yazgan

20 Ocak 2017

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Ayşe Yazgan’s story.