make innovation work
Published in

make innovation work

Seri#1 Beni Öldürmeyen Acı, Güçlendirir!

(Girişimciler ve Kobilerle sohbetlerim sonrası “Kriz Sonrası Yol Haritası”nı ele alacağım 4 yazıdan oluşan bir seri yazmaya karar verdim.)

Bu coğrafyanın girişimcileri ve profesyonel liderleri olarak –gizliden gizliye övünerek- en alışık olduğumuz durumun “kriz” ve sürekli geliştirdiğimiz yetkinliğin ise “kriz yönetimi” olduğu söylenir. Tabii ki buna katılmamak elde değil ama ne yazık ki bu kriz önceden yaşadığımız (süreci belli) krizlere benzemiyor!

Bu sefer bir şirketin veya sektörün krizi değil. O durumda dostlar, iş ortakları, bankalar veya devlet yardıma yetişebiliyordu. Diğer yandan segment bazlı (2018 kurumların krizi gibi) veya sadece içinde bulunulan ülkeyi etkileyen belli bir coğrafyaya özgü krizlerden de değil! Böyle durumlarda da ülke olarak yurtdışından destekler alınıp kriz bir şekilde atlatılıyordu.

Bu sefer tüm sektörleri ve tüm ülkeleri ciddi ölçüde etkileyen bir kriz var ve bitiş zamanı belli değil. Hatta sonrasında her şeyin eskisi gibi kalacağından da herkes şüpheli! Devletimiz bizim bir yansımamız olduğu için (stratejik planlama eksikliği ve ekonomik güçsüzlük) ondan da ciddi bir destek bekleyemiyoruz.

Özetle, derinliği, yaygınlığı ve süresi belirsiz bir kriz!

Bu nedenlerle bugüne kadar geliştirdiğimiz kriz yönetim kası, bize göreceli olarak zaman kazandırsa da krizin sonunu görmemize yardımı pek mümkün gözükmüyor. Çünkü bizim kriz yönetim yetkinliğimiz daha çok kısa vadeli bakış açısına ve taktiksel seviyede aksiyonlara dayalı bir kas. Ama bu sefer orta vadeli bakışa ve stratejik seviyede düşünmeye ihtiyacımız var. Ne yazık ki bu da bizim sevdiğimiz bir yönetim stili değil.

Peki ne yapalım?

Yapacağımız en son şey boş oturmak ve birilerinin bizim yerimize çözüm bulmasını beklemek veya arkadaşlarımız ile sonu olmayan durum tespiti sohbetleri içinde kaosa sürüklenmek.

Bugün itibariyle sağlığımızı güvenceye aldığımızı varsayıyorum. O zaman artık içinde bulunduğumuz durumu kabullenmeli, sakinleşmeli ve bir disiplin içinde ekonomik geleceğimizi güvenceye almak için çalışmaya başlamalıyız.

Bugüne kadarki tecrübelerim, üst düzey liderler ve başarılı girişimciler ile olan sohbetlerimden öğrendiklerim ve uluslararası danışmanlık şirketlerinin bu dönemde yazdığı değerli raporlardan aldığım bilgiler ile stratejik ve bir o kadar da pratik ve uygulanabilir bir planı sizlerle paylaşacağım. Kriz sonrasına ulaşım olarak adlandırdığım bu yol haritasında; kendimize sormamız gereken soruları, dikkat edilmesi gereken noktaları ve ipuçlarını vermeye çalışacağım. Unutmayın, hiçbir düşünme çerçevesi size doğrudan sonuç vermez. Sizlerin de içinde bulunduğunuz duruma göre bu yolu kişiselleştirmeniz ve kendi reçetenizi hazırlamanız gerekecek.

Kriz Sonrasına Giden Yol Haritası

Çalışmamız üç aşamadan oluşuyor:

Anlama ve Dayanabilme: Bugün başımıza geleni ve bize etkisini analiz ettiğimiz ve dönemi atlatmak için gerekli planı yaptığımız çalışma

Geri Dönüşe Hazırlanma: Normale dönüş başladığında eski günleri ve ölçeklenmeyi hızla yakalamak için planlama yaptığımız aşama

Vizyon Geliştirme ve Planlama: Kriz sonrası dönemde oluşacak yeni alışkanlıkları, şirketlerin oluşturacağı yeni çalışma biçimleri ve kamunun yeni düzenlemeleri üzerine düşüneceğimiz ve ortaya çıkacak fırsatları değerlendirmek için geliştirmemiz gereken ürün ve servisleri planladığımız aşama

Burada değindiğim çalışma aşamaları ile ilgili yazılarımı her yazı bir aşama olacak şekilde toplam 3 (bu yazı dahil) yazılık seride toparlayacağım. ikinci yazım burada.

Her türlü sorularınızı ve önerilerinizi bu yazının altına yorum olarak yazabilir ya da twitter veya instagramdan direkt mesaj olarak atabilirsiniz. @ihsanelgin

Umarım dönemin sonunda Nietzsche’nin sözünü tekrarlama şansına sahip oluruz.

“Beni öldürmeyen acı, güçlendirir.”

Most companies see innovation as part of their DNA, but in reality, virtually all large organizations are naturally hindering innovation. Time to make innovation work…