İş Fikirlerini Öldüren Cümleler

Son zamanlarda iş fikri başvurularının değerlendirilmesi sürecinin önemini düşünüyorum. İş fikirlerini değerlendiren komitenin ön yargıları, kalıplaşmış düşünceler bazı yeni iş fikirlerinin daha test edilmeden alaşağı edilmesine sebep olabiliyor.

Photo by chuttersnap on Unsplash

Kurumsal şirketlerde çalışanların iş fikirlerini hayata geçirmesine yardımcı olan mentor destekli kurumiçi girişimcilik programları hızla devam ederken, değişik sektörlerden, farklı ölçekte birçok şirket ile çalışma fırsatı buluyoruz. Şirketin büyüklüğü, sektörü ne olursa olsun ön değerlendirme sürecinde duyduğumuz cümlelerin birbirinden çok da farklı olmadığını gözlemledim. Aslında her cümle geçmiş bir tecrübeye ve geçerli bir sebebe dayanıyor olsa da deneyemeye değer bazı fikirlerin hemen göz ardı edilmesine yol açabiliyor.

Peki nedir bu fikirleri bir anda öldüren cümleler?

“Bu iş fikrinin neresi yenilikçi?”

Kağıt üzerindeki iş fikirleri ilk bakışta yenilikten uzak gelebilir. Fikri sahibinin benzer iş modellerini iyi araştırmadığı veya aklındakileri başvuru formuna doğru şekilde aktaramadığı sık karşılaşılan bir durum. Bu nedenle başvuru formuna yansıtılan çözüm fikirleri zaman zaman yenilikten uzak ve hatta kulağa saçma geldiği olabilir.

Yeni bakış açısı: Yalnızca çözüm değil probleme odaklanma

İş fikri başvuruları, iç girişimcinin varsayımlarla oluşturduğu bir çözümden ibarettir. Bu fikir program boyunca müşterilerle test edilecek ve muhtemelen birçok kez pivot edilecektir. Bu nedenle kağıt üzerindeki iş fikri değerlendirilirken “önemli” bir problemin tespit edilip etmediğine bakılmalıdır. Büyük ve kritik bir problem adreslendiği takdirde şirketin kaynakları kullanılarak ve iyi bir takım ile farklı çözümler geliştirilebilir.

Buradan hareketle, iç girişimcinin tasarladığı çözüme takılmaksızın problem alanının nasıl bir Pazar oluşturduğu daha kritiktir.

“Bu denendi yapılamadı”

İş fikirleri daha önce şirket içinde denenmiş ve sonuçlanmamış veya başarısız sonuçlanmış olabiliyor. “Yapılamadı” diye adlandırılan bu projelerin benzerleri yeni bir iş fikri olarak değerlendirme komitesinin karşısına geldiğinde, bir önceki projeyi bilen üyelerin kaşları hemen kalkıyor. Böyle bir iş fikri bazen değerlendirilmeye bile sunulmadan reddedilebiliyor.

Yeni bakış açısı: Neden başarısız oldu?

Tabi ki denenmiş bir konunun üzerine yeniden kaynak ve efor harcamak mantıklı değil, ancak geçmişte başarısız olmuş veya sonuçlanamamış bir projenin nasıl bir süreçten geçtiğini hatırlamak önem taşıyor.

Bunun sebebi ise, “daha önce denendi” denilen bu projeler, bazen kimse tarafından sahiplenilmeyip öyle kala kalmış, bir onay sürecine takılıp sürüncemede kalmış veya Pazar araştırması yapılırken anket firmasından gelen sonuçlar üzerine hızlıca rafa kaldırılmış olabiliyor.

Bu nedenle, projenin “başarısız” olarak adlandırılmasındaki asıl sebebin değerlendiren komite üyelerinin biri tarafından biliniyor ve diğer üyelere açıklanıyor olması iş fikrinin reddedilmesinden önce atılacak adım olmalı.

Unutulmamalı ki, aynı konunun birden çok çalışan tarafından iş fikri olarak sunulması, veya birden çok kez üzerinde çalışılmış olması o alanda bir çözülememiş bir problem olduğuna da işaret ediyor olabilir. Böyle bir durumda önceden ortaya konulan aynı problemi aynı çözüm yöntemi ile hayata geçirmeye çalışmak yerine, tespit edilen ihtiyacın etrafında bir oyun alanı yaratılarak çalışanların alternatif çözümler düşünmesini sağlamak veya yalnızca bu alanda yeni çözümleri test edecek bir ekip kurmak yoluna gidilebilir.

“Bu iş çok riskli”

Her değerlendirme sürecinde risk odaklı bir bakış açısı zaman zaman baskın olabilir. Bir fikri değerlendirirken yalnızca “olası” risklere vurgu yapılması diğer tüm değerlendiricilerin Pazar potansiyelini göz ardı ederek karar vermesine sebep olabilir.

Yeni bakış açısı: Riskler alınabilir mi?

Program boyunca bir iş modeline dönüştürülen ve müşteriyle test edilen fikirler, başvuru formundaki halinden oldukça uzaklaşıyor, belli bölümleri mutlaka değişiyor. Program süresince iş fikirleri müşterilerle test edilirken finansal, hukuksal, uygulamaya yönelik riskler de göz önünde bulunduruluyor. Ekipler şirket içindeki ilgili departmanlarla görüşüp, riskleri tespit ederek ve risklerin aşılabilmesi için alternatifler geliştiriyor. Program sonunda ise tespit edilen riskler yeniden değerlendirme komitesine sunulacağından ancak o zaman şirketin hangi riskleri alabileceğine, hangi riskleri almaya değeceğine karar vermesi daha yerinde olacaktır. Henüz fikir halindeki gelir getirme potansiyeli olan bir başvurunun “büyük riskler içeriyor” diye ilk aşamada elenmesi yerine test sürecinde gerçek riskleri tespit etme yolunda gidilebilir.

Başvuru formunda yazan bir çözümün gelir getirecek bir işe dönüşme olasılığını ilk bakışta anlamak mümkün olmayacaktır. Değerlendirme sürecinde fikirler sorgulanmalı ancak henüz ham halde sunulan fikirlerin değerlendirilmesi ile iş planı hazırlanmış bir projenin değerlendirme bakış açısı birbirinden farklılık göstermeli.