Macron’un Fransa’sı

Emmanuel Macron, bugün cumhurbaşkanlığı görevini François Hollande’den devraldı. 39 yaşındaki Macron, Napolyon Bonapart’tan bu yana ülkenin en genç lideri unvanına sahip. Fransa’nın yeni Cumhurbaşkanı bundan yaklaşık iki yıl öncesine kadar Avrupa’nın tanımadığı bir bankacıydı. Buna rağmen, tüm siyasi partilerin adaylarını geride bıraktı. Macron, sıkı bir Avrupa Birliği destekçisi, fakat AB’nin reformlar yaparak kendini revize etmemesi durumunda İngiltere’deki Brexit’e benzer bir Frexit’e gidebileceğini belirtiyor. Görevi devralırken yaptığı konuşmada dünyanın ve Avrupa’nın daha fazla Fransa’ya ihtiyacı olduğunu söyleyen Macron, ilk resmi ziyaretini yarın Almanya’ya yapacak.

Fransa’nın yeni cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ( Fotoğraf: Time)

Fransa’da beklenen oldu ve cumhurbaşkanlığı seçimini liberal eğilimli eski bankacı Emmanuel Jean-Michel Frédéric Macron kazandı. Seçimin ikinci turunda oyların yüzde 65,1’ini alan Macron, rakibi aşırı sağcı Marine Le Pen’i (34,9) geride bırakarak Fransa’nın 8. Cumhurbaşkanını oldu. 66 bin 546 seçim sandığında kayıtlı yaklaşık 47 milyon Fransız vatandaşının oylamaya katılım oranı 65,30 olarak açıklandı. Macron, başta liberal ve sosyal demokratlar olmak üzere, birçok medya kuruluşu tarafından AB’nin kurtarıcısı olarak gösteriliyor.

Macron, bir yandan kendi hareketi “En Marche’’ (Yürüyelim) ile genel seçimlerde başarı kazanmaya çalışacak bir yandan da şimdiye kadar kendisini desteklemiş gerek sağdan ve soldan politikacılarla işbirliğine gitmeye uğraşacak. Bir ay sonra genel seçimlerin yapılacağı Fransa’da parlamentoda desteği sağlayamazsa, Macron’un vaatlerini hayata geçirmesinin kolay olmayacağı öngörülüyor. Genel seçimlerde başarı kazanamadığı takdirde, söz geçiremeyeceği bir kabineyle çalışmak zorunda kalacak olması ise önündeki en büyük engel.

Macron destekçilerinin zafer kutlamaları (Fotoğraf: Twimg)

İslamcı terörizmle mücadele etmeliyiz

Macron, ekonomi bakanı olduğu dönemde dükkanların pazar günleri de açık kalmasını sağlayan ve ekonominin bazı sektörlerindeki düzenlemeleri kaldıran tartışmalı “Macron Yasası” ile dikkatleri üzerine çekmişti. Ekonomik büyümeyi artırmayı hedefleyen bir dizi finansal reform önerisi vaadinden dolayı yapacakları Fransa iş dünyası tarafından merakla bekleniyor.

Macron için terörle mücadele öncelikli alanlardan biri. 2015’ten beri pek çok terör saldırısına uğrayan Fransa’da 250’ye yakın insan hayatına kaybetti. “Dış politikamız kararlı olmalı, çocuklarımızı korumak için İslamcı terörizmle mücadele etmeliyiz” diyen Macron, Fransa’nın bu amaçla yabancı ülkelerde askeri operasyonlar düzenlemesini; terör bağlantılı isimlerin yurtdışında da takip edilip cezalandırılmasını destekliyor.

Seçim kampanyası sırasında Ürdün, Lübnan, ABD, Tunus ve Cezayir gibi birçok ülkeyi ziyaret eden Macron, son ziyareti sırasında sömürgecilikten “insanlığa karşı suç” olarak bahsetmiş ve kendi ülkesindeki bazı kesimlerden tepki almıştı. Sözlerinden geri adım atmayan Macron, ayrıca Avrupa Birliği’nin Afrika’ya daha çok yardım etmesi gerektiğini de savunuyor.

(Fotoğraf: Die Zeit)

Gençken, 35 saat hiçbir şeye yetmez

Macron’un vaatleri arasında Fransa’da 35 saat olan haftalık çalışma süresini daha genç kesimler için kaldırma planı da var. BBC’de yer alan habere göre bu planını, “Gençken, 35 saat hiçbir şeye yetmez. Daha fazla çalışmak ve işi öğrenmek istersiniz” sözleriyle savundu. Bununla birlikte, Macron kendisini solcu olarak gösterirken bu solu “gerçeklerin farkında olan ve bu ülke için reform isteyen” bir siyasi yapı olarak tanımlıyor. Ona göre, terörle mücadelede mevcut güvenlik önlemlerinin daha verimli hale getirilmesi önemli rol oynamakta ve bunun için 10 bin yeni polis memuru alımı yapılacağını söylüyor.

İşsizlik, göçmen sorunları ve devam eden “terör” tehditleri Fransız halkının şu an için en önemli endişeleri. Kemer sıkma politikaları uygulayacağını söyleyen Macron’un belediyelerde ciddi kesintilere gitmesi ve 150 bine yakın işçiyi işten atması bekleniyor. Öte yandan, Fransa’da tam 5 ay boyunca işçilerin, emekçilerin sokaklarda protesto ettiği iş yasası üzerinde geniş değişiklikler yapacağını da belirtiyor. Çalışma koşulları ve vergilerle ilgili reform projeleri olan Macron’un bir AB destekçisi olarak emekçilere yönelik konularda AB’nin çizdiği sınırların dışına çıkması beklenmiyor.

Emmanuel Macron seçim vaatlerini anlatıyor ( Fotoğraf: Tahiti Actualites)

Emmanuel Macron kimdir?

Babası nöroloji profesörü, annesi hekim olan Macron, Fransa’nın kuzeyindeki Amiens kentinde doğdu. Ülkenin en disiplinli ve en prestijli okulları arasında gösterilen Paris’teki Henri-IV’te eğitim gördü. Daha sonra yine ülkenin elit tabakasının gittiği ve mezun olmanın oldukça zor olduğu Fransa’nın Mülkiye’si denilebilecek ENA kolejinde eğitimine devam etti. İlk olarak felsefe eğitimi aldı, daha sonra ise 2008 yılında Rothschild & Cie yatırım bankasında finans kariyerine adım attı. Macron hakkındaki ilginç bir detay ise, bugüne kadar hiç milletvekilliği yapmamış olması. Kendinden 24 yaş büyük Brigitte Trogneux ile 2007 yılında yaptığı evlilik ise uzun süre konuşuldu.

Merkez siyaseti temsil ettiği söylense de Macron ne sağa ne de sola yakın olduğunu tam olarak da merkezci olmadığını söylüyor. Değişken bir siyasi tutuma sahip olduğu söylenebilir. Eski bir yatırım bankacısı olan Macron, önce Cumhurbaşkanı François Hollande’ın ekonomi danışmanlığını yürüttü, ardından 2014'te Ekonomi Bakanı oldu. Macron “mücadelesinde yeni bir adım atmak ve hükümetin parçası olmaya uygun olmayan bir proje geliştirmek” istediğini söyleyerek istifa etti. Nisan 2016'da seçim kampanyasını başlatarak kurduğu “En Marche” hareketini arkasına alıp bağımsız aday oldu. O dönemden itibaren miting ve toplantılarında yola çıkış amacını sadece sağcıları ve solcuları değil, “Fransa halkını birleştirmek” olarak açıkladı.

(Fotoğraf: Independent)

Avrupa Birliği ve Frexit

Avrupa Birliği’nin (AB) en güçlü destekçileri arasında gösterilen Macron, yaptığı bir açıklamada AB’nin kendisini yenilemesi gerektiğini, aksi halde kısa süre içinde Fransa’nın “Frexit”e gidebileceğini söyledi. Buna rağmen, Fransa’da seçimleri Macron’un kazanması, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı ve Avrupa’da aşırı sağın yükselişi nedeniyle zor dönemden geçen AB’nin geleceği için büyük önem taşıdığı da bir gerçek.

Birçok kesime göre, Macron’un kazanmasıyla Avrupa Birliği dağılmaktan kurtuldu. Le Pen’in kazanması durumunda Brexit benzeri bir oylamaya gidilmesi oldukça muhtemeldi. Macron’la birlikte Fransa AB aracılığıyla da dışa dönük politikalarını sürdürmesi bekleniyor. Macron, Fransa’nın yeni dönemde Almanya ile birlikte Avrupa’nın önder güçlerinden olmaya devam etmesi gerektiğini savunuyor. Diğer bir ifadeyle, Macron’un dış politikasının temeli Fransa’nın AB içindeki varlığının güçlendirilmesi ve AB’nin revize edilmesi olacak.

“Avrupa’ya ihtiyacımız var; çünkü Avrupa bizi daha büyük, daha kuvvetli kılıyor” -Emmanuel Macron

Tolga Bilener Macron’lu Fransa’nın AB’nin temellerini sağlamlaştıracağı görüşünde. Macron, AB’nin temel sorunlarının çözülmesi amacıyla bir Euro Bölgesi Ekonomi ve Maliye Bakanlığı kurulmasını ve ortak bir bütçe oluşturulmasını öneriyor. Yarınki Almanya ziyaretinde dile getireceği konulardan biri de bu olacak. Macron’a göre, AB’nin önceliği yeni yatırımları teşvik edip Avrupa ekonomilerini canlandırmak, mali krizlere acil müdahale etmek ve ekonomik krizlerin etkilerini hafifletmek olmalı.

Macron, ayrıca Avrupa Birliği’nin bir Avrupa Güvenlik Konseyi ve Avrupa Savunma Fonu oluşturmasını da öneriyor. Macron Avrupa Birliği sınırlarının daha iyi korunması gerektiğini kabul etmekle beraber, mültecilere kapıları tamamen kapatmanın AB’nin hümanist değerleriyle bağdaşmadığını savunuyor.

Emmanuel Macron, AB bayrağını mitinglerinden hiç eksik etmedi (Fotoğraf: Voanews)

Seçimi Macron’un kazandığının kesinleşmesinin ardından, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Junker, Twitter’dan yayınladığı mesajında Macron’u tebrik etti ve “Fransa’nın Avrupa yolunu seçmesinden dolayı mutluyum” dedi. Öte yandan, AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ise yaptığı açıklamada, “Fransa geleceğe yatırım yapmayı tercih etti. Emmanuel Macron ile çalışmaya ve Birlik’i yeniden şekillendirmeye hazırım. Yaşasın Fransa, yaşasın Avrupa!” ifadeleriyle Macron’un kazanmasından mutlu olduğunu ifade etti.

2017 kampanyası sırasında ise Türkiye-AB ilişkileri Fransa’da hemen hiç gündeme gelmedi. Yine de 16 Nisan Anayasa referandumu ardından Macron’un “Türkiye’deki demokratlara destek olmaya devam etmeliyiz, AB’nin ve Fransa’nın kapısı onlara açık olmalı” dedi.

Emmanuel Macron, seçim kampanyası sürerken, Türkiye’deki Referandum sırasında Türkiyeli demokratları destekleyeceğini söyleyen bir tweet attı.