Türkiye’nin 2016'daki cinsel suçlar tablosu

Türkiye’de kadın-erkek eşitsizliği hat safhalara ulaşmış durumda. Bilinenden çok daha fazla sayıda kadınla çocuk cinsel istismar ve şiddete maruz kalıyor. Bir yandan da kadına ve çocuklara yönelik erkek şiddeti haberlerini sıklıkla görüyoruz. Medyanın bu konuyu ne kadar benimseyip üzerine gittiği ise tartışma konusu.

Fotoğraf: GoodFon.su

Türkiye, her gün kadınların cinsel istismarı haberleriyle sarsılıyor. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün verileri, vahim tabloyu gözler önüne seriyor. 2009’dan 2014’e açılan dava sayıları yüzde 50 artarak 18 bin 104 oldu. Türkiye’de kadınlara yönelik cinsel taciz son 14 yılda yüzde 449 arttı. Çocuklara yönelik cinsel istismar ise 14 yılda yüzde 434 arttı.

CHP Çanakkale Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek, 26 Mart 2016 tarihinde yaptığı basın açıklamasında, cinsel saldırı ve pedofili davalarıyla ilgili çarpıcı verileri paylaştı.

Muharrem Erkek (Fotoğraf: Çanakkale Olay)
“TÜİK acı tabloya dair resmi rakamı açıkladı. Türkiye’de 2006 yılında cinsel taciz suçlamasıyla açılan dava sayısı 3 bin 649’dur. 2015 yılında, cinsel taciz suçlamasıyla açılan dava sayısı yaklaşık yüzde 400’lük bir artışla 13 bin 619’a yükselmiştir. Yine 2006 yılında çocukların cinsel istismarı nedeniyle açılan dava sayısı 2 bin 414 olarak açıklanırken, 2015 yılında ise aynı nedenle açılan dava sayısı yaklaşık yüzde 700’lük bir artışla 16 bin 957’ye yükselmiştir.”

Rakam olarak verdiğimiz bu kişilerden biri de Sakarya’da 34 kişi tarafından cinsel istismara uğrayan Ö.C. 15 yaşından küçük bir kız çocuğu olarak tam 34 kişinin cinsel istismarına ve tecavüzüne uğradı. Birkaç yerde küçük haberler olarak verildi. Halbuki Ö.C’ ye cinsel istismarda bulunan sanıklar arasında Sakarya Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bir şube emniyet müdürü ile 18 yaşın altında 26 çocuk vardı.

Grafik: Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü

İzmir merkezli ayda bir yayımlanan bağımsız kadın gazetesi Kazete’nin kurucusu ve başyazarı Berrin Gürçay Dilekçi, erkek şiddetine dair istatistiklerin sadece görünenden ibaret olduğunu ve gerçeklerin saklanmaya çalışıldığını söylüyor.

Berrin Gürçay Dilekçi (Fotoğraf: Ege’nin Sesi)
“Tecavüz ve kadına yönelik cinsel suçların belli bir kısmını biliyoruz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, artık bu tarz suçların takibinin yapılmasına yönelik bazı adımlar attı. Fakat, acil servislerde polislerin kadına yönelik şiddeti tespit eden raporları çoğu zaman doldurmadığını görüyoruz. Son zamanlarda toplum ve medya kuruluşları olarak gittikçe bilinçlenme içerisindeyiz. Her ne kadar medya kuruluşları olarak kadınlara yönelik şiddet içeren olayları daha fazla yayınlamak istesek de, toplam suçların belki de üçte birine hakimiz. İşin aslına bakarsak cinsel istismar suçları bildiklerimizden çok daha fazla”.

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Bianet yazarlarından Çiçek Tahaoğlu, medya ve kadına şiddet konusu çerçevesinde, son zamanlarda artan kadına şiddet vakaları ve medyanın bu duruma karşı bakış açısını şu sözlerle ifade etti.

“Kadına yönelik erkek şiddeti haberleri, buz dağının görünen ucunu yansıtıyor. Aslında şiddet vakaları medyada okuduğumuzdan çok daha fazla yaşanmakta. Medyanın bu konuya ilgisi, uzun zamandır süregelen bir durum. Bazı dönemler bu haberlerin, diğer dönemlere göre daha fazla yapıldığı da doğru. Ancak bu durumdan, medya üzerine gittiği için bu kadar çok haber çıkıyor, şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değil. Şiddet olayları her gün yaşanmakta ve medya yetebildiği kadarını haberleştiriyor. Maalesef her gün medyada gördüğümüzün yüzlerce katı kadın şiddete maruz kalıyor.
Özellikle cinsel saldırı suçları, en az haber olanlardır. Bu suçlar aynı zamanda kolluk kuvvetleri açısından da en az kayıt altına alınanlardır. Çünkü kadın açısından bir “utanç” unsuruna dönüştürülen bu mağduriyeti kadınlar çoğu zaman kimseye anlatmadan yaşamını sürdürüyor. Kadınlar yaşadıklarını kolluk kuvvetlerine bildirdiklerinde ya da yargıya taşıdıklarında, tekrar tekrar travmaya maruz bırakıldıkları için de bu suçlar kayıt altına alınmıyor. 2016'da 75'ten (Bianet çetelesine yansıyanlar) çok daha fazla (yanına sıfırlar eklenecek kadar fazla) kadının cinsel şiddete maruz kaldığını biliyoruz, tahmin ediyoruz. Ama bu veriler bize bu olayların daha çok nerelerde yaşandığı, ceza durumu gibi konularda bir tablo sunuyor.
Çiçek Tahaoğlu (Fotoğraf: Ostpol)
Gündemle paralel bir şekilde bu haberlerin yapıldığını düşünüyorum. İstanbul’da imzalandığı için İstanbul Sözleşmesi olarak anılan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nin çalışmalarının başladığı 2011'den beri, kadına yönelik erkek şiddeti Türkiye’nin ana gündemlerinden birini oluşturuyor. Bu konuda cumhurbaşkanının yer aldığı kamu spotları dahi yapıldı. Ancak bu kadar çalışmaya, bu kadar resmi açıklamaya, çıkarılan yeni yasalar (6284) ve imzalanan uluslararası sözleşmelere rağmen şiddet azalmıyor, kadınlar giderek daha göz önünde (örneğin 2016'da cinayetlerin yüzde 13'ü sokak ortasında işlenmiş) ve koruma kararlarına rağmen işlenmeye devam ediyor.
Durum böyle olunca da medyada bu konuda çok haber çıkıyor. Medya aslında bir anlamda görevini yapıyor. Bir anlamda diyorum, çünkü haberler kadın odaklı, insan hakları odaklı yapılmıyor. Yani asıl sorun bu haberlerin çok yapılması değil, haber dili ve görselleri bu kadar sorunluyken, haber sayısının bu kadar çok olması.”

Tecavüzcülerin yüzde 8’i ise cinsel suçlardan sabıkalıydı

İnfografik: Bianet

2016’da en az 75 kadına tecavüz olayı medyaya yansıdı. Kadınların yüzde 8’i çıplak veya cinsel içerikli görüntüyle şantaja maruz kaldı.Tecavüzcülerin yüzde 8’i ise daha önce cinsel suçlardan sabıkalıydı. Tecavüzcülerin yüzde 43’ü tutuklanırken, yüzde 25’i serbest bırakıldı. Tecavüzcülerin yüzde 24’ü kadınların tanımadığı erkekler, yüzde 11’i ayrılmak istedikleri ya da ayrıldıkları kocaları/sevgilileri, yüzde 11’i ise kadınların hizmet almak için başvurdukları kişilerdi. Tecavüze uğrayan kadınların yüzde 10’u gasp da edildi.

2016’da 240 kadın seks işçiliği yapmaya zorlandı

Fotoğraf: Halkın Sesi Kıbrıs

2016’da 240 kadın seks işçiliği yapmaya zorlandı. Seks işçiliği yapmaya zorlanan kadınların yüzde 81’i T.C. vatandaşı değildi; pasaportlarına el konularak, çeşitli şekillerde tehdit edilerek , alıkonularak çalıştırıldılar. Kadınları seks işçiliğine zorlayan faillerin sadece yüzde 22’si tutuklandı. Haberlerde yer alan bilgilere göre, 183 kadın ve erkek, 240 kadına zorla seks işçiliği yaptırdı. Bu 183 kadın ve erkekten 40’ı tutuklandı, 23’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, sekizi ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. 88 fail gözaltına alındı ancak ardından işleyen hukuki süreç haberlerde yer almadı. 24 failin akıbetine ise haberlerde hiç yer verilmedi.

2016’daki olaylarda tacizcilerin sadece yüzde 23’ü tutuklandı

İnfografik: Bianet

Erkekler 2016’da en az 119 kadına cinsel tacizde bulundu. Kadınların yüzde 70’i fiziksel olarak tacize maruz kaldı; yüzde 8’i teşhircilik, yüzde 6’sı sözlü taciz, yüzde dördü dijital tacize maruz kaldı. Tacizcilerin yüzde 9’u halihazırda cinsel suçlardan sabıkası olan erkeklerdi. 2016’da yaşanan olaylarda da tacizcilerin sadece yüzde 23’ü tutuklandı. 2016’da en az 98 erkek, en az 119 kadını taciz etti. Bu 98 tacizciden 23’ü tutuklandı. Yedisi adli kontrol şartıyla ya da adli kontrol şartı olmaksızın, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Beş erkek haklarında herhangi bir soruşturma açılmadan serbest bırakıldı. 15 tacizci gözaltına alındı, ancak sonraki süreç haberlerde yer almadı. 49 tacizci hakkındaki hukuki süreç ise haberlere hiç yansımadı.

İnfografik: Bianet

İstismar mağduru çocukların yüzde üçü engelliydi

Erkekler 2016’da en az 417 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu. Cinsel istismar olaylarının yüzde 58’i okullarda yaşandı. Kız çocuklarını en az yüzde 13’ü tecavüze uğradı, en az yedi kız çocuğu tecavüz sonucu hamile kaldı.

İnfografik: Bianet

İlkokul, ortaokul ve liselerde yaşanan cinsel istismar olayları 2016’da Türkiye gündemine oturdu. Mart ayında medyaya yoğun bir şekilde yansımaya başlayan cinsel istismar vakaları Nisan ayında en yüksek noktaya erişti. Okulların kapanmasının ardından Temmuz ayından itibaren düşmeye başlayan çocuk istismarı istatistikleri, okulların açılmasının ardından Ekim ayından itibaren yeniden yükselişe geçti. İstismar mağduru çocukların yüzde üçü engelliydi. En az 55 kız çocuğu tecavüze, 14 kız çocuğu dijital tacize, 17’si hem dijital hem fiziksel istismara maruz kaldı, diğer vakaların çoğu haberlerde sadece “cinsel istismar” olarak yer aldı. Kız çocuklarının yüzde 53’üne öğretmenleri, yüzde 7’sini okul çalışanları, yüzde üçünü ise okul yakınındaki işletmelerin çalışanları, yüzde 7’sine akrabaları cinsel istismarda bulundu.

Fotoğraf: Newsitamea

Kız çocuklarına yönelik cinsel istismar olaylarının yüzde 58’i okullarda, yüzde 6’sı çocukların evinde, yüzde 5’i ise çocukların alıkonulduğu ya da kandırılarak götürüldüğü mekanlarda yaşandı. Kız çocuklarına yönelik cinsel istismar olayları nedeniyle 2016’da 155 erkek tutuklandı. 41 erkek ifadelerinin ardından hemen serbest bırakılırken, 20’si ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 13 çocuk istismarcısı hakkında sadece idari soruşturma başlatıldı. Üç öğretmen sadece açığa alındı, bir imam hatip öğretmeni başka bir okula atandı. Bir müdür yardımcısının tacizi okul yönetimi tarafından adli makamlara dahi bildirilmedi. Tüm cinayetler ve cinsel istismar olayları medyaya yansımasa da, bu haberler özellikle yerel gazeteler için büyük bir haber değeri taşıyor, ve bunların çoğu medyaya yansıyor.

Fotoğraf: williamspreparedplace