
2. Çamaşır Makinesi ( 30 Yılıma 30 ‘Şey’ )
20'li yaşlarıma yaklaşırken, insanların ‘yoğun’ gündeminden bunaldığımda, oturup çamaşır makinesini izlerdim. Temizlenme hissi yaşamazdım klişesinden uzakta ama bir köpük denizi içinde aslında kendi denizimin içinde yol alırdım, sakince. Kesinlikle ferahlardım.
Bir toz bulutunu az suyla yıkamaya kalkmanın bedelini çamurun sarmaçlığı ile ödeyeceğinin hesabını yapamayacak kadar aceleciydi. Elimdeki notlara bakılırsa kendisinin anlatabileceği pek de hikayesi yoktu. Onu anlatabilmesi için uzun soruşturmalarla kurulan temasların da onun hakkında herhangi bir şeyi net ve anlaşılır bir şekilde ortaya koyamaması gayet can sıkıcı bir hal almıştı. Genel olarak insanlar ile temaslarında ölçülü, az ve öz konuşan, bolca gözlem yapıyormuş ya da yapılan gözlemin öznesi olmaktan karşı konulamaz bir keyif alıyormuş gibi görünüyordu. Öte yandan, hiç umulmadık bir şekilde yanına sokulmuş ya da hayatında yer alabilmişler de, onu bir neşe, temaşa, keyif kaynağı olarak anlatıyorlardı. Girdiği veya girmeyip haber saldığı toplanmalarda bile gülücüklerin, gülümsemelerin oluşmasına, dostane iç dökmelerin sağlam ve güvenilir kulağı olmasına bir engel görünmüyordu.
Nereden geldiği de ayrı bir meçhullüktü. Keskin bir lokal etki gözlemlenmediğinden, kendine ait hikayelerin hep bambaşka hinterlandları olduğundan olsa gerek, ya her yerdendi, ya da hiçbir yerdendi.
Ellerindeki çamurları, yağlarından da arındırmayı beklerken, dinlediği ses kaydı bitmiş oldu. Gülümseyerek, kendi iç konuşmalarının kaydetmenin gerçekten iyi bir fikir olduğuna karar vermiş olduğunu bir kez daha. Tekrar çamaşır makinesi doğru yönlendiğinde, durması gereken makine programının bittiği ilan etse de çalışmaya devam ediyordu.
Ağustos 2018
ilgili paylaşımdan esinlenilmiştir:
30 yılıma 30‘şey’
Öykü akışının diğer ögeleri için :
1. Çay bardakları ( 30 yılıma 30‘şey’ )


