Sular Isınırken

Önce sinirlenip tepki gösteriyorsun. Sonra sakinleşmeye başlıyorsun. İnatla devam yaşamaya.

9 Ekim 2016

Araban uçuruma yuvarlanmış ama sağ kurtulmuşsun. Tam ayağa kalkacaksın, kafana yıldırım düşüyor. Ölmüyorsun. Tam ayağa kalkacaksın, yardıma gelen kamyoncular tecavüz ediyor. Yıkılmıyorsun. Tam ayağa kalkacaksın birisi, arkadan kafana sopayı geçirip cüzdanını çalıyor. Pes etmiyorsun. Tam ayağa kalkacaksın, çalan telefon işten atıldığını haber veriyor. Bir sopa darbesi daha, artık telefonun da yok. İnatla devam yaşamaya.

Ülkeni “Allah’ın bir lütfu”yla dini mafya yönetiyor. Hukuk ve adalet yok, OHAL var. Onbinlerce insan sorgusuz sualsiz önce işinden atılıyor, sonra hapse. Yıkılmıyorsun. İnternetin kesik, değilse yasaklı. Medyan sansürlü, değilse otosansürlü. Gazeteler televizyonlar polis tarafından basılıp, çalışanları saçlarından yerlerde sürüklenerek kapatılıyor. Pes etmiyorsun. Ülkenin bir bölümünde taş taş üstünde kalmamış. İnsanlar tank ve top atışlarıyla eritilip kalanlar poşetler içinde ailelerine teslim ediliyor. Ölenler kurtuluyor, kaçıp hayatta kalmayı başaranlar rezil ve hain ilan ediliyor. Bombalar patlıyor, yüzlerce insan ölüyor, engel ol(a)mayan “güvenlik güçleri” protesto edenlere saldırıyor. İnatla devam yaşamaya.

Türkiye’de yaşamak artık böyle bir his. Dev bir patlamaya arkasını dönüp, donuk bir yüzle kameraya doğru yürümeye devam eden Hollywood oyuncusu gibi yaşamaya devam etmeye çalışıyorsun. Önce sinirlenip tepki gösteriyorsun. Sonra sakinleşmeye başlıyorsun. Yavaşça ısısı yükseltilen su hafiften keyif vermeye başlıyor. Biraz daha sakinleşiyorsun. Sonra biraz daha.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.