Piri Reis ve biz

Başbakan Tayyip Erdoğan, bir açılışta Piri Reis haritası hakkında şöyle demişti:

Erdoğan, Marriot Otel’deki “Piri Reis’ten Katip Çelebi’ye Osmanlı 
Haritaları” sergisini açılışında yaptığı konuşmada, 16. yüzyılda Piri Reis tarafından adeta uydudan çekilmiş gibi son derece şaşırtıcı bir 
doğrulukta
hazırlanan haritaların, Katip Çelebi’nin eskiz çalışmalarının o dönemde Osmanlı Devleti’nin gücünü ve vizyonunu göstermesi bakımından son derece önemli olduğunu söyledi.

Belli ki Erdoğan bunları söylemeden önce Piri Reis haritasına bakmamıştı. Baksaydı Piri Reis haritasının uzaydan çekilmiş gibi olmadığını görecekti.

image

Eskiden 10 Liralık banknotların arka yüzünde bulunduğundan yıllarca cebimizde taşıdığımız Piri Reis haritası, internet sağolsun bugün de birkaç tık ötede… Bu haritayı Wisconsin Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Steve Dutch’ın izniyle kullanıyorum. Dutch, burada siyah renkli günümüz dünya haritasının üzerine, karşılaştırmak kolay olsun diye mor renkle Piri Reis haritasına göre kıyıları çizmiş. İlk bakışta özellikle Batı Afrika, İber Yarımadası ve Güney Amerika kıyıları ana hatlarıyla doğru çizilmişken, ayrıntılara bakıldığında birçok hata göze çarpıyor. Ayrıca Kuzey Amerika kıyılarında ve Güney Amerika’nın güneyinde ciddi hatalar var. Bunları haritanın üzerinde 
belirttim.

Mehmet Ali Kılıçbay da bu harita hakkında bilgi veriyor:

Piri Reis’e gelince, acaba o ünlü Amerika haritasını nasıl yapmış olabilir? Bunun için öncelikle Amerika’ya gitmesi ve kıyıları bizzat dolaşması, kara içlerine girip ölçümler yapması gerekirdi. Ama Piri Reis Amerika’ya gitmemiştir. […] Piri Reis, bu haritayı, başta Colombus’unkiler olmak üzere, Batılı denizci ve kartografların yaptıkları haritaları birleştirerek elde etmiştir. Zaten kendi de bu haritayı “20 kadar haritayı telif ederek” ortaya çıkardığını söylemektedir. Piri Reis’in haritası, “adeta uydudan çekilmiş gibi son derece şaşırtıcı bir doğrulukta” değildir. Çok fazla yanlış içermektedir. Birkaç tanesini örnek vermek üzere, haritanın ızgaraları yanlış yerleştirilmiştir, çünkü çok sayıda harita bir araya getirilince bu kaçınılmazdır. Colombus, Hindistan’a gittiğini sandığından Cipangu’yu
 (Japonya), haritasında Meksika Körfezi’nin karşısına koymuş, Piri Reis 
de bunu aynen tekrarlamıştır. Virgin adalarına iki kere yer vermiştir. 
Üstelik haritasında ciddi bir eksen kayması vardır, böylece Antarktika 
sanılan yer aslında Brezilya’nın güney, Uruguay ve Arjantin kıyılarıdır.
[Habertürk. Vurgular bana ait.]

Evet, Osmanlı coğrafi keşiflere katılmadı. Ancak görüyoruz ki Piri Reis yine de çağının güncel coğrafya bilgilerini edinmiş, görmediği yerlere ait bilgileri uydudan görüleceği şekilde değilse bile çağına göre şaşırtıcı bir doğrulukla bir araya getirmeyi başarmış ve Osmanlı’nın kullanımına sunmuş. Bu, Piri Reis’in önemli bir başarısı.

Peki, ondan sonrakiler ne yaptı?

Bunu da Celâl Şengör’den okuyalım:

YIL 1770: Bâb-ı Âli nezdindeki Fransız elçisi, Türk dostu Comte de Saint-Priest, Kont Orloff komutasındaki Rus Baltık donanmasının Ege’de Osmanlı donanmasına saldırmak üzere harekete geçtiğinin istihbar edildiğini Osmanlı hükümetine bildirir. Toplanan Osmanlı vezirleri Akdeniz kapalı bir deniz olduğu için (!) Rusların gelmesinin mümkün olamayacağı kararıyla tedbiri gereksiz görür. Ruslar gelip donanmamızı Çeşme limanında imha ederler. Bunun üzerine aynı cahiller grubu, İstanbul’daki Venedik balyozuna bir nota vererek, Venediklilerin Avrupa içinden bir kanal kazıp Ruslar’ın gelmesine imkân verdikleri için Venedik Cumhuriyetini protesto ederler. [Cumhuriyet Bilim Teknik, 21 Ocak 2006. Vurgular bana ait.]

Kim bilir Venedik Balyozu bu notaya ne kadar gülmüştür.

Ancak, Piri Reis’in haritasını yapmasından 250 sene sonra bu haritadaki bilgiyi kullanmaktan aciz devlet adamlarımızın olması bizim açımızdan acıklı.

O günlerde bir karar vermeden önce bir haritaya bakmayan vezirlerimiz varken, bugün bir belge hakkında konuşmadan önce o belgeye bakmayan 
başbakanımız var. Birkaç yıl önce de bir başbakan yardımcımız, 
televizyonda Maldiv Adaları’nın yerini bilmediğini söylemişti.

Aslında Erdoğan aynı konuşmasında bir doğruyu dile getirmişti:

Piri Reis gibi, Katip Çelebi gibi dehalara sahip olan bir millet, onların hatırasına sahip çıkmalı, onların vizyonuyla hareket etmeli, onların izinden yürümelidir.

Evet, bunun için hiç değilse yaptığı haritaya bir bakalım. Ayrıca onun kendi devrinde yaptığını yapalım: Hem ülkemizin hem de dünyanın coğrafyasını doğru dürüst öğrenelim.