Nedir bu Ethereum?

Mahir Şentürk
portmanteau
Published in
4 min readJun 30, 2017

--

Ethereum son zamanlardaki hızlı yükselişiyle bir çok yatırımcının ve gündemi takip eden birçok kişinin “acaba ETH mi alsam?” sorusuyla kafasında yer etmiş olsa da aslında işin ticari ve yatırımsal boyutu sadece buz dağının görünen yüzü olmaktan başka birşey değil.

Öncelikle Ethereum neden bu kadar hızlı yükseliyor sorusunun cevabıyla başlayarak zihninizi yeni gelecek bilgilere hazır duruma getirmek gerekli. Ethereum’un yükselmesinin altındaki asıl nedenler;

1- JPMorgan, Cisco, Microsoft, BP, Toyota, Deloitte, Intel gibi birçok büyük şirket ve devlet kuruluşu blockchain (blok ziniciri) teknolojisini geliştirmek ve yatırım yapmak üzere bir konsorsium oluşturdular (Eterprise Ethereum Alliance’a şuanda 86 kuruluş katılmış ve hızlıca artmaya devam etmekte).

2-Bir diğer kriptopara birimi olan Bitcoin’in birçok spekülasyona ev sahipliği yapması ve Ethereum’un birazdan bahsediceğim üzere bir kriptopara birimi olmaktan ziyade ümit vadeden (birçok insan tarafından internetten sonraki en büyük gelişme) bir platform olarak görülmesi.

3- Birçok girişimci ve geliştirici (buna ben ve ekibimde dahil olmak üzere) Ethereum network kullanarak çok daha düşük maliyetli ve güvenilir uygulamalar, servisler ve sosyal ağlar yaratması.

Merakınızı bu kadar giderdikten sonra Ethereum’un ne olduğu ve mevcut sistemlere göre ne avantajları olduğunu konuşabiliriz.

Ethereum’u anlamaya başlamadan önce birkaç konseptten bahsetmek konunun anlaşılabilirliğini arttırcaktır.

Blockchain (Blok Zinciri) Nedir?

Blockchain, Bitcoin ile 2009 yılında dünyaya tanıtılmış bir kavram olmakla beraber asıl amacı işlemlerin güvenirliğini ölçmek için bir kuruluş veya otorite kullanmak yerine otonom bir sistem kullanılmasıdır. Yani bir kişi başka bir kişiye kriptopara gönderdiğinde alıcının ve kullanıcının kayıdı, işlem zamanı ve tutarı bir araya getirilip zincir halinde sistemin içerisindeki bir sonraki bloğa (işlem satırına) kaydedilmesi gibi özetleyebiliriz, böylelikle bütün transferler ve işlemler herkesin görebileceği şeffaf bir kayıt sisteminde tutulmuş olmaktadır. Ayrıca geçmişe dönük bütün kayıtlar herkesin erişebileceği ve ağın içerisine dağıtılmış şekilde durmaktadır.

Bu haliyle mevcut bankalar arası sistemlere (örneğin EFT sistemi) çok benzemekle beraber en büyük avantajı bu sistemin banka gibi bir aracı kullanmamasıdır. Kısaca herkes kendisinin bankasıdır.

Centralized (Merkezileştirilmiş) mı, Decentralized (Dağıtılmış) mı?

Bildiğiniz üzere günümüzde bütün websiteleri ve uygulamalar merkezi sistemler üzerinden çalışmaktadır. Merkezi sistemlerden kastım siz bir websitesine erişirken aslında dünya üzerindeki bir sunucunun depolama birimindeki bir bölümünü çağırırsınız. Yıllardan beri gayet güzel işlemiş bir sistem olmakla beraber bazı eksikleri ve kısıtlamaları mevcuttur.

İşte bu eksiklikleri gidermek ve daha efektif bir çözüm bulma konusunda decentralized (dağıtılmış) ağ devreye girmektedir.

Decentralized ağların ana avantajlarını listelemek gerekirse:

1- Hacklenmesinin çok zor olması. Mevcut sistemlere göre çok daha güvenilirler çünkü hacker’ların hackleyebilecekleri herhangi bir merkezi sunucu mevcut değil, hackerların ağa sızabilmeleri için bütün ağdaki bütün düğüm noktalarını (yani kullanıcıları) hackleyebilmeleri gerekir ki bu da her babayığıdın harcı değil.

2- Bir merkezi otoriteye güvenilmesine gerek olmaması. Günlük hayatımızda bir çok devlet otoritesine ve şirkete güvenmek zorunda kalıyoruz, fakat bu güvenimizin zedelendiği bir çok durum mevcut. Bu sistem ile kayıtlarımızın güvende olması için bir kuruma güvenmemize gerek yok.

3- Sunucu problemlerinin ağı etkilememesi. Ağ tamamen bir çok düğüm noktasına dağıtılmış olduğu için herhangi bir düğüm noktasında yaşanan bir problem ağın çalışmasını etkilemez.

4- Sansür uygulanamaması. Özellikle Türkiye’de bir çok websitenin kapanmasına (yani websitesinin sunucusuna giden trafiğin engellenmesine) alışığız. Fakat decentralized ağlarda böyle bir problem yok çünkü sunucuya doğru giden bir trafik söz konusu değil.

“Gülü seven dikenine katlanır.” — Anonim

Decentralized ağların dezavantajlarını listelemek gerekirse:

1- Tamamiyle hacklenemez olamaması. Tabiki hiçbir sistem hacklenemez değil her sistemin bir açığı ve her sistemi hackleyebilecek birileri daima mevcuttur. Bir zaman önce “DAO attack” bir hadise gerçekleşmiş ve değeri milyonlarca dolar olan ethereum çalınmış bu durumda sistemde bazı düzenlemeler yapılmasını (hard fork — zorunlu çatallaşma) gerektirmiş. Hard fork konusunu daha sonraki yazılarımdan birinde daha detaylı değineceğim.

2- Sonradan sistemin altyapısında değişiklik yapmanın zor olması. Bir önceki maddede bahsettiğime benzer bir durum yani sistemde herkesi etkilemesi planlanan bir durum gerçekleşir ve bu sistemin altyapısını değiştirmeyi gerektirirse ve bazı insanlar bu duruma katılmak istemezse zorunlu çatallaşma (hard fork) dediğimiz olay meydana gelip fikir ayrılıkları sonucu sistemde bazı aksaklıklar meydana gelebilir.

Ethereum Nedir?

Bütün bu açıklamalardan sonra gelelim asıl konumuza nedir bu Ethereum?

Ethereum, decentralized ağ ve blockchain altyapısını kullanan ve bu ağda çalışan uygulamalar geliştirebilmenizi sağlayan bir platformdur. İşte herşey bu kadar basit!

Şaka şaka! Aklınızda yüksek ihtimalle bu ağı oluşturacak ve besleyecek işlemci gücü ve hafıza nerden geliyor diye bir soru gelmiştir. İşte burada devreye, Bitcoin’den aşina olduğunuz bir terim olan mining (madencilik) terimi giriyor. Mining (madencilik) yapabilmek için siz bilgisayarınızı açıyorsunuz (ya da sırf bu işi yapan bir makine alıp kuruyosunuz) gerekli ayarlamaları yapıp ağa bağlanıyorsunuz ve siz blokların oluşturulmasına olanak veren hash gücünü sağlıyorsunuz ve buna karşılık bir kazanç elde ediyorsunuz (bu durumda ETH kazanmış oluyorsunuz). İşte bu sayede Ethereum ağı size uygulamanızı geliştirmeniz için gerekli bir işlemci gücü sunmuş oluyor.

Tabiki Ethereum sistemi bununla yetinmeyerek yapmış olduğunuz uygulamaların verimliliğini kontrol altına alacak bir takım önlem almış. Bu konuyu biraz açmak gerekirse, siz ağ üzerinde bir işlem yaptığınızda (smart contract) bunun bir işlem bedeli oluyor (fuel). Bu her işlem için ödenecek bedel (fuel) sayesinde her gereksiz işlem için cebinizden para çıkacağı için sizde daha akıllıca tasarlanmış uygulamalar geliştiriyorsunuz.

Bence genel hatlarıyla konuya başarılı bir giriş yaptık devam yazılarımda Ethereum ağı ile neler yapılabileceğini ve Ethereum hakkındaki haberleri bulabilirsiniz.

--

--

Mahir Şentürk
portmanteau

serial entrepreneur, engineer, writer, tech-savvy #codenight