Tüketiciler İhtiyaç Duydukları Anda Markaya Tüm Platformlarda Benzer Deneyimlerle Ulaşmak İstiyor

14 senedir firmaların dijital dönüşüme ayak uydurabilmeleri ve iş süreçlerini teknolojik yeniliklere adapte edebilmeleri konusunda çözümler üretiyor; çözüm süreçlerini tasarlıyor, akışları planlıyor ve uygulayıp hayata geçiriyoruz. Ortaklarımız Caner Istı ve Eren Dedeoğlu’nun E-Ticaret Çağı okuyucuları ile paylaştıkları röportajlarını keyifle okumanız dileğiyle.

E-Ticaret Çağı dergisinde Nisan ayı kapak konusu ve röportaj olarak yayınlanmıştır.

Positive’in kuruluş hikayesini bizimle paylaşabilir misiniz?

2005 yılında kurulan Positive, markaların dijitalleşme süreçlerinde özelleştirilmiş kullanıcı deneyimi odaklı teknolojik ve inovatif çözümler geliştiriyor. Perakende sektörü başta olmak üzere, farklı sektörlerden elde ettiğimiz deneyimlerle birlikte kullanıcı deneyimi ve çoklu kanal (omnichannel) yaklaşımının merkezde olduğu yazılım ve tasarım çözümleri sunuyoruz. Mobil uygulamalarını ve responsive web sayfalarını hayata geçirdiğimiz markalar, dijital ekonomiden maksimum seviyede yararlanıyor. Konusunda uzman ekibimiz ile birlikte markaların dijitalleşme sürecindeki tüm ihtiyaçlarını A’dan Z’ye karşılıyor, en zor problemlerin de üstesinden geliyoruz. Geride bıraktığımız 13 yıla, onlarca lider marka için geliştirilen yüzlerce proje ve 59 ödül sığdırdık.

Markaların dijitalleşme sürecine hizmet eden ne gibi çözümler sunuyorsunuz?

Firmaların dijital dönüşüme ayak uydurabilmeleri ve iş süreçlerini teknolojik yeniliklere adapte edebilmeleri konusunda çözümler üretiyoruz; çözüm süreçlerini tasarlıyor, akışları planlıyor ve uygulayıp hayata geçiriyoruz. Positive olarak çalıştığımız markaların dijitalleşme süreçlerini depodan mağazaya, web’den IOS & Android uygulamalarına kadar uçtan uca planlıyor, danışmanlığını veriyor ve markaya özelleştirilmiş tüm çözümleri hayata geçiriyoruz.

Markaların web, mobil, kiosk, mağaza gibi satış platformları üzerinden tüketicilere bütünleşik bir marka denetimi sunmalarını kolaylaştırıyoruz. E-ricaret platformundan başlayarak responsive tasarım, instore ordering, self-checkout ve click & collect gibi uygulamalar aracılığıyla adım adım ilerliyoruz. Tüm bu uygulamalar ile markalara online ve offline platformlarında satışlarını artırmalarına, mağazalarında metrekare verimliliğini optimize etmelerine, maliyetlerini düşürürken verimliliklerini yükseltmelerine yardımcı oluyoruz.

Positive şimdiye kadar kaç marka ile ne tür projelere imza attı? Öne çıkan çalışmalarla ilgili bilgi verebilir misiniz.?

Bugüne kadar gıda perakendesi, yapı market, tekstil, ayakkabı, oyuncak, sağlık, bebek beslenmesi, güvenlik, inşaat ve otomotiv gibi sektörlerde yüzlerce başarılı projeye imza attık. Sektör ihtiyacına uygun olarak B2C ve B2B e-ticaret platformları, mobil uygulamalar, depo süreçlerinin optimizasyonu, online siparişin farklı depolardan gönderilebilmesi, instore ordering (mağaza içerisinde kiosk ya da dijital ekranlar ile alışveriş yapabilme), self-checkout, kasız ödeme sistemleri gibi müşteri deneyimini maksimum seviyeye taşıyan projeler hayata geçirdik.

Sizce e-ticaret tarafında kullanıcı deneyimini en üst seviyeye çıkarmak için hangi noktalara önem vermek gerekiyor?

Tüketiciler markalara karşı memnıniyetlerini, ihtiyaçlarının tam olarak karşılanıp karşılanmamasına göre belirliyorlar. Omnichannel mantığını merkeze alan markalar; alışveriş yapılan platforma göre değişmeyen, yani tekilleştirilmiş kampanyaları ver tekilleştirilmiş ürün gamları ile alışveriş yapılan tüm platformlardaki müşterilerini tekilleştirerek onları tanıyor, ihtiyacını biliyor ve doğru bir şekilde iletişime geçiyorlar. Araştırmalar da omnichannel süreçlerinin daha sıkı takipçisi olduğunu ve tekrarlayan satış oranlarının arttığını gösteriyor.

Dijitalleşme ile merkeze ürünü değil tüketici ihtiyaçlarını koyup, ilgili tüm alanlarda veri tekilleştirmesi yapıp, platformların hepsini birbirine bağlayan markalar içinde olduğumuz dönemin beklentilerini sağlayabilecekleri gibi uzun vadede de rekabette fark yaratacaklar. Omnichannel adaptasyonu ile yapılabileceklere örnekler vermek gerekirse; fiziksel mağazada sunulan müşteri deneyimine mobil cihazlardan da ulaşmak, internet üzerinden satın alınan ürünleri mağazada iade etmek veya değiştirmek, internet ortamında mağazadaki ürünleri rezerve etmek, mağazada olmayan ürünü kiosk üzerinden ödeyip başka bir mağazadan teslim almak, online olarak satın alınan ürünü mağazada kasada sıra beklemeden teslim almak gibi onlarca senaryodan birkaçını örnek verebiliriz.

Kısacası; tüketiciler bütün platformlarda ihtiyaç duyduğu anda benzer deneyimlerle markaya ulaşmak istiyor. Tüketici ihtiyaçları platforma göre değişiklik gösterirken markaların da bu ihtiyaçları aynı tutarlılıkta karşılayabilmeleri için omnichannel çözümler en etkili yöntemlerden biri. Çalıştığımız markalarda e-ticaret kanalından gelen cironun markanın tüm cirosuna oranı yüzde 4 ile yüzde 8 arasında değişebiliyor.

Bildiğiniz gibi Türkiye’nin yakın dönem planları arasında sınır ötesi online ticareti geliştirmek yer alıyor. Peki e-ihracat firmalarının göz ardı etmemesi gereken kullanıcı beklentileri neler olmalı?

Yurt içindeki satışlarda olduğu gibi yurt dışındaki satışlarda da e-ticaret büyük potansiyel vadediyor. İnternetin mesafeleri kaldıran yapısı ile e-ticaret şirketleri yurt dışında satış yapmak ve e-ihracatta devlet desteklerinden faydalanmak istediklerinde bundan kolayca faydalanabiliyorlar. Kullanıcıların beklentilerini kısaca listelediğimizde; kendi yerel dil ve para birimleri ile alışveriş yapabilmeleri, bulundukları konuma göre ödeme yöntemi ve teslimat seçeneklerini kullanabilmeleri, çağrı merkezine kolayca ulaşabilmeleri konuları firmaların öncelik vermesi gerekenlerdir.

E-ihracat yapmak isteyen firmalar için pazar yeri entegrasyonu konusunda ürettiğiniz çözümler neleri kapsıyor?

E-ticaretin temel kuralları yurt içi ve yurt dışına satış yaparken benzer olsa da bazı dinamiklerindeki ayrışmaları çok iyi bilip doğru bir şekilde uygulamak, uygulamanın da geliştirilmeye uygun bir özelleştirilmiş altyapıda olması gerekiyor. Sınırları e-ihracat ile aşan çözümlerinizi geliştirdiğimiz 10 adım kuralını baz alıp firmaların belirledikleri hedef pazar yerlerine uygun geliştirme ve adaptasyonlarını yapıyoruz.

Lokasyon bazlı ziyaretçilerini tanıyıp konuma göre dil, para birimi, ödeme seçeneği, fiyatlandırma politikalarına göre farklılaşan fiyatlamalar, giriş yapılan ülkeye göre farklı lojistik seçeneklerinin sunulmasının entegrasyonundan ERP, çağrı merkezi arayüzlerinin hedef pazara göre özelleştirilmesine, dil seçeneklerine göre hazırlanmış her biri ayrı bir bağlantı adresi olarak konumlanan sayfaların SEO çalışmaları diye listeleyebileceğimiz bu 10 kuralı e-ihracat ile yurt dışına açılmak isteyen markalara sunuyoruz.

Size göre Türkiye dijital dönüşümün neresinde?

Dijital dönüşüm her ölçekten şirketin öncelikle konusu. Türkiye’deki şirketler stratejilerine mobil ve omnichannel yaklaşımını entegre ettiklerinde rekabette avantajlı bir konumda olacaklar. Perakende sektöründe de dijitalleşme hız kazandı. Depo yönetimi, mağazacılık sistemleri, dijital kanalların yeniden oluşturulması, çoklu kanal kullanımı 360 derece pazarlama ile dijital dünyaya adım atan şirketlerin sayısı her geçen gün artıyor. Positive olarak biz de markaların dijital dönüşüm süreçlerinde onların yanında oluyor dijitalleşmeyi beraberce DNA’larına işliyor ve süreci en etkin şekilde gerçekleştirmelerini sağlıyoruz.

Kullanıcı deneyimine odaklanan bir teknoloji ve inovasyon firması olarak ilerleyen dönemlerde hangi teknolojik yaklaşımların e-ticareti şekillendireceğini öngörüyorsunuz?

Yeni sosyal medya reklam modelleri, omnichannel, chatbotların gelişimi ve bunun gibi daha pek çok teknolojik gelişme e-ticarette iş yapış biçimini şekillendiriyor, kurallar yeniden yazılıyor. “Big data” fenomeni yıllardır konuşuluyor. Artık iş zekasında bu yeniliklerin pratik uygulamalarını göreceğiz. Müşteri davranışı ile ilgili oldukça önemli veriler toplandı. Markalar bu verileri kullanarak yeni projeler geliştirecek ve yeni araçları kullanarak bu verilerden daha fazla fayda sağlayacak. Doğru toplanmış, temiz verilerin uzmanlar tarafınca işin matematiğine uygun olarak analiz edilmesi ve yorumlanması ile yapılabileceklerin sınırı gerçekten yok.

Örneğin; en verimli kampanya saatini bulmak da, bir satıcının dolandırıcı olup olmadığını anlamak da, bir ürün için verilebilecek en yüksek miktarı hesaplamak da veriler sayesinde kolaylaştı. Positive teknoloji uzmanlarımız ile markaların dijitalleşme süreçlerini hayata geçirip marka yöneticilerimiz ile yeni dönem pazarlama dinamiklerinin entegrasyonu ve işletilmesini sağlıyor, verimlilik ve karlılık odaklı çözümler ile ilerliyoruz.

Positive’in 2018 yılının devamında gerçekleştirmeyi planladığı hedeflerinden bahsedebilir misiniz?

Dijital dönüşümde yaşanan tüm gelişmeleri yakından takip edip uygularken, markalar için katma değerli çözümler sunmaya devam etmek başlıca hedefimiz. 2018’de ve sonraki yıllarda global projelere ağırlık vermeyi düşünüyoruz. Perakendede sahip olduğumuz 12 yıl ve onlarca markadaki deneyimimiz ile hem lokal hem de global perakende dünyasının ihtiyaçlarını karşılayacağız. Ayrıca, iş zekası ve istatistiksel davranış çözümlerine odaklı çalışmalarımızı daha da yaygınlaştıracağız. Yaptığımız Pazar araştırması işe çalışmalarımızı yürütmek istediğimiz üç farklı bölge belirledik. Bir yandan da e-ticaret ekosistemine sunduğumuz çözümlerimizi de geliştirmeye devam edeceğiz.