2015 yılında e-ticaret yüzde 31 büyüdü!

Bu yazı Kasım 2016 tarihli Digital Age Dergisinde yayınlanmıştır.

Geçen Haziran ayında sonuçları kamuoyuyla paylaşılan ‘Türkiye E-ticaret Pazar Büyüklüğü’ çalışması, ülkemizde e-ticaret pazarının 2015’teki performansını gözler önüne serdi. Bu yıl üçüncüsü hazırlanan rapora göre, e-ticaret sektörü yıllık yüzde 31’lik bir büyüme gösterdi. Öte yandan, e-ticaret toplam perakende içindeki payının sadece yüzde 2 olması, bu alanda henüz kat edilecek çok yol olduğuna işaret ediyor.

Türkiye’de e-ticaret her geçen gün hızla gelişiyor. Haziran ayında ETİD, TÜBİSAD ve Deloitte işbirliğiyle gerçekleştirilen ‘Türkiye E-ticaret Pazar Büyüklüğü’ çalışmasına göre, 2015 yılında ülkemizde e-ticaret pazarı %31’lik büyüme ile 24,7 milyar TL olarak gerçekleşti. TÜİK verilerine göre ise 2010 yılında internet kullanıcılarının yüzde 15’i alışverişlerini online olarak gerçekleştirirken, bu oran 2015’te yüzde 33,1’e kadar yükseldi.

‘Türkiye E-ticaret Pazar Büyüklüğü’ çalışmasının ortaya koyduğu yüzde 31’lik büyüme, e-ticaret sektöründe ciddi bir potansiyel olduğunu gösterirken, özellikle çok kanallı perakendecilerin e-ticareti stratejilerinde önemli bir noktaya getirmesi, gelecek dönemde de bu büyüme oranlarının devam edeceğini gösteriyor. Ancak önümüzde uzun bir yol var.

Perakende sektörü içerisinde e-ticaretin hacmi dünya genelinde ortalama yüzde 7 seviyesinde. Bu oran, Batı Avrupa ülkelerinde yüzde 11 seviyesine ulaşmış durumda. Ülkemizde ise yüzde 2 seviyesinde olduğunu görüyoruz. Bu rakamlar şimdilik bizlere uzak gibi görünse de, büyüme hızına baktığımızda aradaki farkın önümüzdeki beş yıl içerisinde kapanacağını söyleyebiliriz. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde perakende markalarının e-ticaret siteleri, ciro bazlı mağaza sıralamasında ilk sıralarda yer alacak. Aynı şekilde perakende markalarının pazarlama ve satış stratejilerinde e-ticaret siteleri temel belirleyici olacak.

Türkiye’nin en büyük 100 perakende markasının 35’i henüz internet üzerinden satış gerçekleştirmiyor. İlk 10’a baktığımızda ise sadece yarısının e-ticaret sitesi olduğunun görüyoruz. Kayıtlı kredi kartlarının ise yüzde 60’ı henüz online işlemlerde kullanılmamış durumda. Tüm bu verilere bardağın dolu tarafından bakarak söyleyebiliriz ki, Türk e-ticaret pazarı dünya genelinde en büyük fırsatları barından pazarlardan biri durumda.

Online satışların yüzde 17’si mobilden
Diğer taraftan mobilin hem online hem de offline alışverişlerde kullanımı ciddi oranlara ulaştı. Geçtiğimiz yıl pek çok e-ticaret sitesinde trafiklerin yüzde 50’sinden fazlası mobil kanallar üzerinden gerçekleşti. BKM verilerine göre ise online satışların yüzde 17’lik bir kısmı mobil cihazlarla yapılıyor. Showrooming’den sonra webrooming’de tüketici davranışlarını belirleyen önemli trendler arasında yer alıyor.

Tüketiciler mağazaya gitmekten vazgeçemiyor

Accenture’ın Nisan ayında açıkladığı dijital tüketici araştırması da gösteriyor ki online ve mobil kanallar her ne kadar hayatımızda önemli yer tutuyor olsa da, tüketicilerin yüzde 45’i aradıkları ürünü bulmak için mobil kanalları kullandığını belirtse de, satın almak istedikleri ürünü bulmak için mağazaya gitmekten vazgeçmiyor. Aynı araştırmasında bir önceki yıl katılımcıların yüzde 90’dan fazlası, mağazadan satın almak istediği ürünü ilk önce online olarak araştırdığını ya da internet üzerinden ürün satın almadan önce mağazada görmek istediğiniz belirtti. Bu yılki araştırma sonuçları gösteriyor ki, tüketiciler alışveriş deneyimini, birden fazla kanal üzerinden sürdürüyor ve yüzde 52’si alışveriş deneyimini en fazla geliştirecek özelliğin ürün stokunun mağazaya gitmeksizin sorgulanabilmesi olduğunu ifade ediyor.

Kanallar arası geçiş oranı çok yüksek

Tüm bu araştırma sonuçları gösteriyor ki, tüketiciler kanallar arasında çok hızlı geçişler yapabiliyor. Ortalama yüzde 53 olan kanallar arası geçiş oranı, kitap gibi öncü ürünlerde yüzde 64’lere ulaşıyor. Bu nedenle ister e-ticaret sitesi, ister mobil, isterse de mağaza olsun tüm satış kanalları aynı kullanıcı deneyimini sunacak şekilde hazırlanmalı.

Siteniz iş modelinize uygun olmalı

12 yıllık sektör deneyimimle söylemek isterim ki, buradaki en önemli konu platformunuz yani sitenizin iş modelinize tam olarak uyması. Her iş modelinde olduğu gibi e-ticaret için de tek bir doğru modelden söz etmek mümkün değil ve iş modeline özel tasarlanacak bir online satış sitesi başarılı olmak için en temek etkeni oluşturmaktadır.

E-ticaret projesi için gereken üç yapı

Bir e-ticaret projesinin gerçekleştirilmesi için temelde üç yapının çok iyi kurulması gerekiyor. Bunlar; Platform/ Altyapı, Operasyon/İşletme ve son olarak Pazarlama.

Platform, bir e-ticaret projesinin kalbi gibidir. Platformunuz iş modelinize tam olarak uymalı. İş modelinizin gereklilikleri doğrultusunda genişleyebilir olmalı. Herkesin yüzlerce özelliği olan, her çeşit kampanya planlayabilen, tüm ödeme yöntemlerini içeren veya tüm iş modellerini barındıran platformlara ihtiyacı olmayabilir. Ama işinizin gerektirdiği özelliklere yatkın olmalı. Türkiye çok özel bir pazar.

Platformun tasarımı kullanıcı dostu olmalı

Mobil ile desteklenmekten öte, iş modelinin mutlaka mobildeki stratejisi belirlenmeli ve geliştirmesi yapılmalı. Arama motoru trafiğinin büyük kısmı mobile kaymış durumda. Mobil sitenin responsive (duyarlı) olarak tasarlanması kullanıcıların web sitesinde yaşamış oldukları deneyimi, tüm cihazlarda da benzer şekilde yaşamalarını sağlayacaktır.

Platformun tasarımı da, kullanıcıya yaşatılacak deneyimi yükseltmek ve dönüşümü artırmak için çok önemli. Bunun için de iyi tasarlanmış satın alma süreçlerine sahip ve kolay kullanılan, kullanıcıyı yönlendirebilen arayüz tasarımına ihtiyaç var. Kimi zaman arayüz tasarımındaki iyileştirmelerle 2–3 kat fazla dönüşüm artışına ulaşmak mümkün olabiliyor.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Positive’s story.