Ürün ve Yönetimi Üzerine

İnsanoğlunun ilk araçlarını milyonlarca yıl önce yapmaya başladığını biliyoruz. O zamanki teknolojiyle yapılabilen araçlar önce sivri kamışlardan daha sonra da taşı yontarak elde ediliyordu ve her iş için farklı taşlardan farklı aletler yapılıyordu. Yani hangi taşın ne işe yarayacağı, nasıl bir şekle sahip olursa istenen fonksiyonu yerine getireceği gibi karmaşık konuların çözülmesi gerekiyordu. Örneğin avlanacak hayvana göre farklı, hayvan etlerini doğramak ve kasaplık için ayrı, kürkünü yüzüp bir giyim eşyası yapmak için ayrı araçlara ihtiyaç vardı. Elde ise kamış, sopa, ot, taş ve hayvan kemikleri vardı. Teknoloji buydu ve insan, araç kullanabilen bir hayvan olarak bu araçlara ihtiyaç duyuyordu.

Milyonlarca yıl sonra bugün de teknoloji ve onun sağladığı araçlar her birimiz için olduğu gibi şirketler için de önemli bir rekabet avantajı anlamına geliyor. Programlanabilir ilk bilgisayar olan Z1'in 1936–38 yılları arasında üretildiğini düşünecek olursak modern bilgisayar teknolojisinin henüz ortalama bir insan ömrü kadar olduğunu söyleyebiliriz. Peki milyonlarca yıl sürmüş bir evrim içinde bir insan ömrü nedir ki? İnsanlığın önünde yepyeni bir teknoloji çağı var ve biz onun çok başlarındayız. Teknoloji ve ürün milyonlarca yıldır olduğu gibi yine baş rolde. Bu iki kavramı iyi anlamak ve yönetebilmek önümüzdeki dönemde insanlığın en önemli sınavlarından biri olacak diye düşünüyorum.

Ürün bir balta kadar somut ve basit olunca anlatması da anlaması da kolay oluyor haliyle. Tarih öncesine doğru bir gezinti yapmamızın sebebi de bu. Ancak bugüne geldiğimizde ürünü anlatmak o kadar kolay olmuyor çünkü artık fiziksel ürünlerden dijital ürünlere doğru bir geçiş dönemini yaşıyoruz. Fiziksel dünya elbette bir yere gitmeyecek ama pek çok fiziksel ürün dijitalleşme sürecinde evrime uğrayacak, kimisi de yok olacak.

Peki dijital bir ürünü nasıl tanımlarsınız? Aslında fiziksel ürünlerde olduğu gibi dijital ürünlerde de bir işlev söz konusudur. İnsanın bir işini gören birer araçtır ürünler. Dijitalde ise işlev olanakları sınırsızdır. Yani dijital bir üründe genelde birden fazla, hatta çok daha fazla işlev barınmaktadır. Bu işlevler o ürünü kullanan kişinin deneyimini oluştururlar. Dijital bir ürünün iyi veya kötü olduğu bu işlevlerin ne kadar anlaşılır, ne kadar kolay kullanılır olduğu ve beklendiği gibi çalışıp çalışmadığı ile belirlenir çünkü dijital bir ürünü kullanmak, bir balta kullanmaktan çok daha zordur. Ekrandaki herşey birer algı zorluğu yaratır. Oysa bu ürünlerin yaratıcıları olan yazılımcı, tasarımcı ve analistler için ürünü yapmak kullanmaktan çok daha zor ve karmaşıktır. İşte bu yüzden bu karmaşık işi yaparken ürünü kullanacak olan kişiye göre tasarlamak, onun ihtiyaçlarını anlamak ve ona kolay gelecek şekilde geliştirmek belki de bu işin en kritik noktasıdır. Kullanıcısı olmayan bir ürün ne işe yarayabilir ki?

Şimdi baltamıza biraz daha yakından bakalım. (Basit olsun diye) Bir baltayı bileşenlerine ayıracak olursak;

  1. Kavrama
  2. Birleşme yeri
  3. Kesici kısım

Olarak üçe ayırabiliriz. Kavrama kısmında yeterince sert, güçlü bir ağaçtan ele tam oturacak şekilde, kıymıksız bir parça yontmalıyız. Bu iki ana parça çıktıktan sonra birbirlerinden ayrılmamalarını sağlayacak olan otlardan bükülmüş sağlam bir ipe de ihtiyacımız var. Baltamızın kesici kısmında ise milyonlarca yıl önce taş vardı ve o taşın da onlarca çeşidi. Doğru taşı araştırıp bulmak, onu yontup kesici hale getirmek ve ona doğru şekli vermek gibi epey meşekkatli bir işimiz var. Kısaca bugün yapmaya çalışsak muhtemelen çok azımızın becerebileceği bir iş.

Ancak biraz uğraşla bu tip bir baltayı bir kişi milyonlarca yıl önce yapabiliyordu. Dijital dünyada ise artık bir kişi kolay kolay tek başına bir ürünü yapamıyor. Özellikle de e-ticarette olduğu gibi ürün ve servis birlikte çalışıyorsa. Artık takım çalışmasının olmazsa olmaz olduğu bir çağdan söz ediyoruz. Bu yüzden bugün dijital bir balta yapacak olsak yukarıda üç parçaya ayırdığımız balta için üç takımımızın olması, her bir takım sorumlu olduğu alanla ilgili derinlemesine bilgi sahibi olması ve baltayı nasıl daha iyi yaparız üzerine bıkmadan usanmadan çalışması gerekirdi.

Dijital ürün yönetiminin özünde yatan 
dikey uzmanlaşma ve dedike kaynaktır.

Proje yönetiminden ayıran en önemli fark budur. Bugünkü modern baltaların dövme çelikten uçları çelik fabrikasında, plastik veya ahşap sapları başka bir fabrikada, bu ikisini tutturacak olan kimyasal ise başka bir fabrikada üretiliyor. Sizin üç ekibiniz olmuş çok mu :)

Bu yazımda dijital ürün ve ürün yönetimine bir giriş yapmak istedim. Sonraki yazılarımda Agile ürün yönetimi, deneyim ve ürün ilişkisi, agile backlog ve süreç yönetimi, ürün metrikleri gibi konuları ele almayı planlıyorum. Siz de okumak istediğiniz konuları yorumlarda paylaşırsanız yer vermeye çalışacağım.

Sevgiler.

*Bu yazının orijinali 24 Eylül 2017’de yayınlanmıştır.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.