Ürün Yönetimi İhtiyaçlar Hiyerarşisi (Çeviri Makale)

Photo by Dmitri Popov on Unsplash
ProductTank İstanbul Türkçe bilgiyi arttırmak için özgün yazılar kadar çevirilere de önem veriyor. Halihazırda üretilmiş değerleri dilimize kazandırmak da son derece faydalı. Bu kapsamda İyzico’dan Melis Aras bir çeviri daha yaptı bizim için.
Melis, yazının yazıldığı tarihte İyzico’da Product Owner olarak çalışıyor. Daha öncesinde EFT Software ve PayTrek’te ödeme sistemleri ve elektronik cüzdanlar üzerine çalışmış bir ürün insanı. Teşekkürler R. Melis!

Ürün Yönetimi ile ilgili yayınlanan yabancı dildeki içerikleri Türkçe’ye kazandırıp daha fazla Türkçe içerik yaratmak için takip ettiğim bir başka ürün insanı olan Joe Dempsey’in bir yazısını çevirip paylaşıyorum.


Maslow’un ünlü İhtiyaçlar Hiyerarşi teorisi genellikle en temel ihtiyacın en büyük bölümü oluşturarak en altta yer aldığı bir piramit olarak tasvir edilir. En yüksek seviyedeki ihtiyaçları karşılayabilmek için öncelikle en temel yani en alt seviye ihtiyaçlar karşılanmalıdır.

Joe Dempsey, startup’lar kurarak fikir aşılamadan piyasaya sunulup büyüme süreçlerine kadar içinde bulunmuş bir Ürün Yöneticisi. Bir ürün insanı olarak Joe Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi modelini Ürün Yönetimi için de benzer bir teori şekline getirilebileceğini düşünerek Ürün Yönetiminin İhtiyaçlar Hiyerarşisi modelini ortaya koymuştur.

En alttan başlarsak…

Neden?

Bir Ürün Yöneticisi için en temel ihtiyaç çözülecek bir problemdir. En iyi ürün ve şirketler gerçek ve iyi tanımlanmış bir problemden ortaya çıkmıştır. Google web sitesi aramalarını daha kolay yapmayı sağlamış, Amazon daha çok kitap seçeneği sunmuş ve Paypal basitleştirilmiş online ödeme sağlamıştır.

Sabırsız girişimciler sıklıkla gerçekte var olmayan bir probleme odaklanarak bir “CEO&Kurucu” olma hayali ile diğerlerini de inandırırlar. Benzer şekilde, Ürün Yöneticileri de sıklıkla kendilerini ihtiyaç duyulmayan ve değer yaratmayan bir dizi özellik geliştirirken bulurlar.

Fikriniz geçerli olmalıdır — problemin gerçekten var olduğunu ve çözüm bulma çabasına değecek ölçüde sancılı olduğunu anlamak ve doğrulamalısınız.

Başarılı ürünler görünürde var olmayan problemlerden ortaya çıkabilir, örneğin sadece eğlence için 75 milyon sanal bebek (Tamagotchis) satıldı. Ama hatırlayın, vitamin satmak ağrı kesici satmaktan çok daha zordur.

Öneri: 5 Neden (5 Why’s) yaklaşımı üzerinde durulan problemi ve esas sancılı noktaları anlamak için kullanılabilir.

Kim?

Eğer bir problemin varlığını doğrulayıp riskleri ve bilinmeyenleri işe koyulabilecek kadar -yani yeteri kadar- azalttıysanız, sıradaki temel ihtiyacı belirleyebilirsiniz — kullanıcılar.

Fikriniz geçerli olmalıdır — pazarda sunmuş olduğunuz ürünü kullanmaya hevesli (ve eğer satıyorsanız satın almaya hevesli) insanlar olmalıdır. Bu neden sorusunun cevabı ile ilişkilidir, çünkü eğer fikriniz için bir pazar yoksa aslında gerçekten bir problem çözmüyorsunuzdur.

Çok güzel görünen bir fikrin kullanıcı algısının ve kullanıcının içinde bulunduğu durumlardan dolayı geçerli olmadığı zamanlar olabilir, örneğin

● İnsanlar sizin ürününüzü kullanırken görünmek istemeyebilirler

● İnsanlar ürününüze ulaşamaz / erişemez

● Ürüne ihtiyacı olan insanlar ürünün ücretini karşılayamaz

Bu ihtiyacı karşılayabilmek için, müşterilerinizi tanıyın; onlarla konuşun, ürünü veya fikri ortalarına atın ve onları izleyin. Müşterileriniz kim, ne kadarlık bir çoğunluğu oluşturuyorlar, neredeler, ne yaparlar, motivasyonları ve acı çektikleri noktalar nelerdir sorularına cevap verebildiğinize emin olun.

Öneri: Ürününüzü kullanacak/satın alacak Karakter(leri) (Personaları) belirleyin. Herhangi birşey yapmaya başlamadan önce her bir persona grubundan en az 3 kişi ile buluşup, sorularınıza ve daha pek çok şeye cevap verebilecek kadar rahat olmalarını sağlayana kadar onlara kahve, kek ısmarlayın ve rahat hissetmelerini sağlayın.

Ne?

Şimdiye kadar iki ihtiyacı karşıladık, çözülecek bir problem ve bunu isteyen kullanıcılar var. Ürününüzün değerli olabilmesi için, kullanıcılarınıza sorunlarını çözerek fayda sağlayan bir çözüm ortaya koymanız gereklidir.

Bulduğunuz herhangi bir çözüm uygulanabilir olmalıdır. Kaynak, uzmanlık, fizik kuralları gibi her türlü mevcut kısıtlarınız altında bu çözümü uygulayabilir misiniz? gibi…

Örneğin — Işınlanma makinesi icat etmek taşımacılık sorununu kesinlikle çözer, ve kesinlikle kullanıcılarınız olur, ama bu daha iyi bir toplu taşıma çözümüne göre uygun bir çözüm değildir.

Bulduğunuz her çözümün çözmek istediğiniz problem ve bunu kullanacak insanlarla bağlantılı olduğundan emin olun.

Yalın Yöntemlerden faydalanarak, çözümünüzü erken safhalarda ve sıklıkla kullanıcılarınıza sunarak ürünün raydan çıkmasını engelleyen bariyerlerinizi yaratın.

Öneri: Kullanıcı yolculuğunu (User Journey) çizerek çözümünüzün etkilediği noktaları belirleyin. Ürününüzün istenen etkiyi yaratacağı ya da belirlediğiniz noktalarda yaratacağı değişikliği kontrol edin.

Nasıl?

Eğer bir problem tespit ettiyseniz ve hedeflediğiniz pazardaki kullanıcılar problemlerini çözmek için sizin çözümünüzü kullanabiliyorsa, çok büyük ihtimalle hayalinizdeki Minimum Geçerli Ürün’e yaklaşmışsınız demektir. (Bu makalede, Dempsey müşterilerinize değer sunmayı vurguladığı için Minimum Değer Yaratan Ürün teriminin daha uygun olduğunu düşünmekte.)

En temel üç ihtiyacı karşıladıktan ve Minimum Değer Yaratan bir Ürüne sahip olduktan sonra, Ürün Yöneticileri doğal olarak ürünü geliştirecek, yenileyecek ve optimize etmeye odaklanmaktadır. Maslow’un bu aşamadaki “Kendini Doğrulama” tanımı şu şekildedir;

“Olabilecek en iyisi haline gelmek için, yapılabilecek her şeyi yapmayı isteyin”

Yani — ürününüzün olabilecek en iyisi olmasını isteyin!

Bu tam olarak “Nasıl?” kısmıdır ve genellikle Kullanıcı Deneyimi çatısı altında yer alır. Kullanıcı Deneyimi ekranların sıralaması, butonların ve bilgi çubuğunun yerinden çok daha fazlasıdır. Kullanıcının sizin ürününüzü bulduğu andan indirmesi, açması, kaydolması, paylaşması, geri bildirimde bulunması, güncellemesi ve ödeme yapması gibi pek çok ana kadar yaşadığı tüm deneyimlerin tamamını kapsar. Uygulamanız mükemmel olabilir, fakat kimse tarafından bulunamıyor ya da indirilemiyorsa, nasıl bir değer sunabilir ve gerçekten mükemmel bir uygulama olabilir ki?

Kullanıcı Deneyimi Ürün Yönetimi Hiyerarşisindeki son ihtiyaçtır, ve bu sebeple de yaratıcı ve özgün olabilmesi için özgür bir alan yaratır. Kullanıcılarınızın neyi sevdiğini, neti sevmediğini öğrenin, A/B testleri ile deneyler yapın, tasarımı ilin içine katın ve her adımda optimize edin. Unutmayın, basit kolay değildir, ve genellikle bir ürünü geliştirebilmek için bir şeyleri kaldırmak, alışılageldiği gibi eklemekten çok daha iyidir.

Öneri: Üzerinde çalışılacak işleri ve ana ürününüzü daha istenen bir hale getirmek için Kano Modeli’ni kullanın. Ürüne ekleyeceğiniz zevkli ve eğlenceli özellikler Kullanıcı Deneyimini etkilemede ve ürününüzü sevilir hale getirmede oldukça etkilidir.

Özet

Ürün ihtiyaçlarını ve hangi sırayla karşılanması gerektiğini düşünecek olursak,

1. Neden sorusu ile başlayın ve problemi ortaya koyun

2. Dışardaki kullanıcılarınızı tanıyın

3. Çözümünüzun sunduğu bir değer olmalı

4. Ürününüzü sevilir hale getirmek için tüm Kullanıcı Deneyimini optimize edin