İnternet’in Altın Madeni

Facebook anlık mesajlaşma servisi WhatsApp’ı 19 Milyar dolar ödeyerek satın aldı. Peki neden?

Kadir Has Üniversitesi-Turkcell Akademi işbirliği ile bu dönem vermeye başladığımız ‘İnternet ve Mobil Pazarlama’ dersinde geçen hafta son dönemin trendlerinden içerik pazarlama (content marketing) konusunu ele aldık.

Derste öğrencilere, 21. yüzyılda pazarlama odağının, markaların kendi ürett(irdi)ği ve ağırlıkla geleneksel medyalarda yaygınlaştırdıkları reklam bazlı içerikten kullanıcıların Yeni Medya’da onlar hakkında ürettiği içeriğe doğru kaydığını anlattıktan sonra, “Kullanıcıların ürettiği bu içerik, tüketicinin satın alma kararında daha fazla rol oynamakta giderek belirleyici olmakta. Burada markanın sorumluluğu, olabildiğince çok sayıda içeriğin markanın hedefleri doğrultusunda üretilmesini sağlamakta. Bunu yapmak için ise, kullanıcının ürün ve hizmete ilişkin gelen geri bildirimleri rasyonel bir değerlendirmeyle organizasyonun iş sürecine yansıtmak gerekli ancak tüm bunlardan sonra bile iş bitmiyor aksine yeni başlıyor. Bir sonraki adım da, içerikten öte o kullanıcının içeriği nasıl bir ortamda hangi dinamiklerle ürettiğini anlayıp analiz eden ve bunu bir bağlama oturtarak pazarlama stratejisi geliştirebilen bir anlayışı geliştirebilmekte. İşte içerik pazarlamadan bir sonraki aşamaya, ingilizcede context marketing olarak tanımlanan ve türkçeye bağlamsal pazarlama olarak çevirebileceğimiz kavramı geliştirebildiğimiz takdirde geçebiliriz.” şeklinde uzuun bir anlatımla dersin sonuna geldim. Öğrenciler çıkmaya hazırlanırken, henüz son sözünü söylememiş hoca edasıyla şöyle bir soru sordum: “Gelecek haftaya kadar bana içerik pazarlamadan bağlamsal pazarlama aşamasına geçişin olmazsa olmazını tek sözcüğü yazıp gönderene bonus not vereceğim!”

Öğrencilerim, yazılarımı ne kadar takip ediyorlar bilemiyorum ama doğru yanıtı buraya yazayım; VERİ.

Veri kavramını ve önemini bu sayfalarda birçok kez yazdım anca geçen hafta yaşanan bir gelişme adeta bunun ispatı oldu; Facebook’un 16+3 milyar dolar ödeyerek anlık mesajlaşma platformu WhatsApp’ı satın alması, İnternet ve ekonomi-finans çevrelerinde epey tartışıldı. 450 milyonla neredeyse Facebook’un yarısı kadar ama çok daha fazla vakit geçiren genç bir aboneye sahip WhatsApp’ın ayrı bir hizmet olarak devam edeceğinin açıklanması ile Mark Zuckerberg’in bu parayı neden ödediği ve bu parayı nasıl geri kazanacağı üzerine epey spekülasyon yapıldı. Kişisel olarak, bu sorunun yanıtının da derste öğrencilerime sorduğumun yanıtı ile aynı olduğunu düşünüyorum:)

Kuruluşundan bu yana yaptığı her şirket satın almasında Facebook’u, adeta yeniden yaratan ve büyüten bir simyacı Mark Zuckerberg. 2009 yılında aldığı entellektüel tartışmaların sosyal medyası FriendFeed’in like butonu, başlık açma ve içerik akış ekranı gibi özelliklerini Facebook’a taşıması sayesinde 1 milyar kullanıcı barajını geçerek dünya İnternet’inin zirvesine kurulmuştu. Geçen yıl satın aldığı Instagram’da ise farklı bir yol izleyerek hizmetin özerk bir fotograf-video tabanlı sosyal medya olarak platformu olarak büyümesine izin vermiş ancak hafif bir entegrasyonla kullanıcıların Facebook ve Instagram hesaplarının eşlenmesini ve albümlerinin her iki platformda da görünmesini sağlamıştı. Bu sayede bir çok Facebook kullanıcısı Instagramla tanıştı ve abone sayısı 1 yılda 30 milyondan 130 milyona çıkarken Facebook’un içerik ve veritabanı çok daha zenginleşti. Bu iki örneğe bakarak WhatsApp’ta ne yapılacağını yorumlarsak, bence Zuckerberg WhatsApp’ı Instagram’dan daha özgür bırakacak ancak oradaki kişisel bilgiler ve sohbet içeriği Facebook’un veritabanına akacak ve herkesin profili daha da netleşecek. Son dönemde yaş ortalaması giderek artan ve gençlerin yavaştan terk etmeye başladığı Facebook, Instagram ve WhatApp ile birlikte oluşturduğu armada sayesinde her kitleye hitap eden ve sürekli güncellenen merkezi veritabanından kurum ve kuruluşlara veri üreterek onların kendi tüketici kitlesiyle bağlamsal pazarlamaya olanak tanıyacak şekilde buluşmalarını sağlayacak.

Örneklersek; WhatsApp’da arkadaşınızla ne tip ayakkabıdan hoşlandığınızdan söz ediyorsunuz. Facebook’a girdiğinizde ya da cep telefonunuza gönderilen bir notifikasyonla bu ayakkabıya ilişkin bir teklifle karşılaşacaksınız. Teklifin size en uygun zaman-mekan ve diğer koşullarda gönderilmesini ise, Facebook’un merkezi veritabanındaki bu bilgilerle hesaplanacak. Bu ise, ödenen 19 milyarın çok ötesinde bir adım!

Tabii bunlar kullanıcı açısından neler getirir ve götürür orası ayrı bir tartışma ama ’21. yüzyılın altın madeni nedir?’ sorusunun yanıtı hep aynı:)

İsmail Hakkı Polat

Bu yazı İsmail Hakkı Polat’ın blog sayfasından alınmıştır.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Pusula TV’s story.