Bir Tutkudur Amerikan Futbolu

'O kadar sporla uğraştım ama hiç bunun gibisini görmedim.' demek istiyorum ve ayrıca yazıma başlar başlamaz hemen bir sorunuzu yanıtlamaktan kaçınmayarak:'Hayır,öyle birşey yok bacaklarımız,kollarımız sürekli kırılmıyor.Sadece birazcık vücudumuz yıpranıyor...'.Yanlış anlaşılmasın bir anda bu kadar sert girdim ama her kiminle Amerikan Futbol'u hakkında konuşsam ilk sorusu 'Oğlum bir yerleriniz kırılmıyor mu?' olmasıdır.Neyse sohbetimize başlamadan önce Sevgili Ozan'a teşekkür etmek istiyorum bu konuda benden bir yazı istediği için...Çünkü bende düşünüyordum 3 senedir içinde olduğum bu spor hakkında gerçekten ne yazabileceğimi.

Öncelikle oyunun amacından bahsetmek istiyorum.Neredeyse her sporda olduğu gibi amaç sayı atmak.Peki sayı nasıl atılır?Birbirimize vurdukça sayı mı atarız?Tabi ki hayır.İki şekilde sayı kazanabiliyoruz;birincisi topla birlikte 'endzone' dediğimiz , adı üzerinde olduğu gibi rakip bölgenin sonundaki alana girdiğimizde 'touchdown' diye adlandırdığımız 6 puanlık sayı veya 'fieldgoal' dediğimiz(bize daha uygun olanı bu dikkatle okuyun) ayakla yine rakip 'endzone'daki kaleye gol attığımızda elde ettiğimiz 3 puanlık sayıdır.Ayrıca 'TD'(Touchdownın kısaltılması)yaptıktan sonra yine ayak ile 'PAT'(Point After Touchdown) denilen ekstra 1 sayılık veya 2 sayılık 'extra' denilen rakip 'endzone'a ikinci bir 'TD' yapılması ile elde edilir.
 Nasıl sayı atıldığının yanında tabiki daha çok merak edilen şey rakibimize karşı yapılan hareketlerdir ki çünkü bana sorulan en güzel sorular:'Kanka kafa atıyor musun?' , 'Kanka tekme serbest mi?' ve daha niceleri ki tabiki de bu tarz sorular geldiğinde bir an gülsem de sonradan 'e normal adam sanki bütün gün Amerikan Futbolu izliyor...' diyorum kendimce.Ne kadar sert ve ne kadar dışarıdan kuralsız gözükse de belki de bu Dünyadaki en kurallı spordur(diğer dünyaları bilmem de burada böyle).Giydiğimiz kaskı demirlerinden çekmek,üst vücudumuzu koruyan ekipmanımızın arkadaki boşluğundan çekmek olsun , rakibimizin görmediği taraftan vurmak olsun vs...Bunların hepsi yasaklı hareketlerdir ve cezaları ciddi anlamda ağırdır.Kısacası tek bir yanlış harekette hiçbir şey anlamadan kendinizi saha dışında bulabilirsiniz.
Bahsetmek istediğim bir diğer konu ise bu sporun en güzel tarafı(bu sporla her uğraşan kişinin hissettiği duygular):Takım arkadaşlarınız sizin için savaşta birlikte çarpıştığınız kişilerden farksız değil(nokta)Neden mi?Çünkü burada o topu 'endzone'a götürmenin yanında 'kardeşlerinizi' de korumak gibi yükümlülüğünüz var.Savaşı ne kadar kazansanda kaybettiğin kişiler olduğunda her zaman bir üzüntü olur içinde ki bu sporda da farklı değil.Hatta 3 silahşörlerin sözü vardır ya 'Unus pro omnibus, omnes pro uno'(Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için)'cuk' diye oturur bu spor için ve bir kere savaşa dahil oldun mu bir daha oradan çıkamazsın.
Gelelim bu spora dahil olabilme olanaklarına ; birincisi FoxSports kanalına erişerek pazartesi,perşembe ve pazar akşamları NFL(National Football League:Dünyadaki en üst seviyeli Amerikan Futbolu ligidir ve izleyeci kitlesi de Amerikan'ın yoğun nüfusunun ve tabiki başka ülkelerden insanların da yardımıyla zirveye oynamaktadır)maç keyfi yaşayabilirsiniz.İkinci yol ise Türkiye'de maçları izlemektir ki aradaki kalite farkı ne kadar fazla olsa da arkadaşlarından birini ya da birlikte aynı bölümde olduğun birisinin olduğu bir maç daha az eğlenceli değil.Ayrıca Türkiyedeki futboldan bahsetmem gerekirse iki tane profesyonel lig ve iki tane üniversite ligi mevcut süper lig ve 1.lig adları altında.
Teknik olarak çok şeyden bahsedememiş olmam biraz beni üzse de başlangıç olarak bu kadar bilinmesinin de yeterli olduğunu siz okuyucuları fazla sıkmamamın daha iyi olacağını düşünüyorum ve yüzeysel olarak bu sporun gerçek yüzünü ayrıca neden bu savaşa dahil olduğumu anladığınızı varsayıyorum.

https://www.instagram.com/yildizstallions/

https://www.facebook.com/Y%C4%B1ld%C4%B1z-Stallions-31001837300/?fref=ts

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.