Train to Busan

Bir arkadaşın yorumuna göre “World War Z ile Snowpiercer karışımı abi.”. Bana ise daha farklı filmler anımsattı. Akla gelen yapımların hepsi efsane çünkü Güney Kore’nin bağrından kopup gelen yapımı sevmemek imkansız! (Hatırlattığı film: 28 Days Later)

Daha öncesinde sadece animasyon filmlerin yönetmenliğini üstlenen Sang-ho Yeon, bu yapımda senaryoya bile el atmış ve bana göre başarılı bir iş çıkarmıştır. Çekimlerin kalitesini şimdilik kenara bırakıyorum fakat sonra geri döneceğim. Biraz içeriği öveceğim… — — SPOILER — —

Borsa ile uğraşan firmanın yöneticisi, şerefsiz gibi gözüken fakat yavaş yavaş delikanlı olan başrol karakterimiz Seok Woo (Yoo Gong); başlarda dile getirdiği yatırımın sonrasında zombi kıyametinin adımlarını attığını öğrenmemiz baya sağlam bir twistti. Trendeki durumdan kurtulmak adına iletişime geçtiği adamların ona karşı gösterdiği tavrın hala paradan kaynaklı olduğunu “Sana tüyo veririm he.” cümlesinden anlıyoruz ki bence filmin içerisinde boy gösteren 2–3 şerefsiz karakterin hayatta kalmak uğruna yaptıkları pislikler ile birlikte insaniyetin koşul farketmeksizin düşebileceği halleri gizliden gizliden gözler önüne seriyor. Sonunda da “Babayım ulan ben!” diyerek kendini atması… neyse.

— — SPOILER — —

Yönetmenliğin altına kalın bir çizgi çekiyorum. Aksiyon sahnelerinde verdiği adrenalin yetmiyormuş gibi korku sahnelerinde de hepimizi germeyi başaran Sang-ho Yeon, cebine birkaç parça ödül koymalıdır. “Yılın En İyi Filmi” etiketini şöyle alnına yapıştıralım. Şuraya da fragman bırakalım.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.