Türkiye’de Çocuk Webmaster Olmak ve Dijital Pazarlama

Ragıp Diler
Feb 9 · 8 min read

Türkiye’de çocuk webmaster olmak, yazılımcı olmak ve dijital pazarlama tarihinden bahsetmeden önce bu konu hakkında neler biliyorum ve ben ne zamandır bu işlerle ilgileniyorum bunlardan bahsetmek istiyorum.

Türkiye’de Çocuk Webmaster ve Yazılımcı Olmak

İlk bilgisayarıma 1999–2000 yılları arasında 7–8 yaşlarımdayken sahip oldum. O günlerde büyük şehirde yaşamadığımız için çevirmeli internetimiz dahi yoktu. Büyük şehirlerden birkaç sene sonra bu nimete kavuştuk diyebiliriz.

Ama e-kolay vb. internet sağlayıcıları ve 145–146 çevirmeli ağlarla yurtdışındaki akrabalarla görüşmek için yine şehrimizdeki diğer insanlara göre erken eriştik.

7–8 yaşlarında fifa 97, gta 2 gibi oyunlar oynardık.

10–12 yaşlarımıza geldiğimizde ise yine aynı yaşlarda olan komşu arkadaşlarla delphi5 ve visual basic 4.0 programlama dilleri ile kendi oyunlarımızı kodlamaya başlamıştık.

2005’ten sonra internet fiyatları biraz daha makul ve daha çok eve eriştiği için (sanırım) internette zaman geçirmeye başladık ve internet siteleri yapmaya başladık.

O zamanlar her ne kadar çoğunluk hatırlamasa da “googlepages” ile websitesi yapmak kolay ve kullanışlıydı. Hatta bugünden o günlere baktığımda şu an googlepages sitelerin SEO için ne kadar değerli olduklarını da daha iyi görebiliyorum.

Hatta o yaşımızda bir müzik grubunun internet sitesini yapmıştık ve tüm iletişim online gerçekleşmişti. [Çocuk olduğumuzu hiç çaktırmadan]

O zamanlar yaptığımız ilk ciddi projemiz googlepages ile: Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe ile ilgili, marşlar, haberler, görseller vb. içerikler giriyorduk.

Bunu yaparken de görev dağılımını Beşiktaşlı arkadaş Beşiktaş içeriği, Galatasaraylı Galatasaray içeriği, Fenerli ise Fenerbahçe içeriklerini giriyordu.

Kodlamayla ilgilendiğimizi söylemiştim, işte bu googlepages sitesi için de kod araştırmaları yapıp, tv kodu, özel chatbox kodları gibi kodlar bulup site içerisine ‘embed’ etmiştik. (O zamanlar embed kelimesinin anlamından haberimiz yoktu)

Bu şekilde geçip giden günlerde ise liseye geçtiğim zamanlarda yani sene 2006, myspace, tumblr, blogger sitelerini keşfetmiştim.

O zamanlar Facebook henüz Türkiye’de aktif değildi ya da üniversite mail adresleriyle giriş yapılıyordu. (Tam hatırlamıyorum ancak Facebook üyeliğimi ilk olarak 2007–2008 yıllarımda aldığımı biliyorum)

Myspace’de bir hayli bağlantıya sahip ergenliğe yeni girmiş bir gençtim. O yüzden bu dönem biraz karanlık diyebilirim :).

Türkiye’de Sosyal Medya Akımının Başlaması

Myspace, Türkiye’de o kadar yankı uyandırmış bir sosyal ağ değildi. Müzik dinlemek için kullanılıyordu diyebilirim, bugün hatırladıklarım bu kadar en azından.

Çünkü sosyal medya akımının başlaması blogger ve tumblr’daki içerik üretenlerin friendfeed‘e ve sonrasında Twitter’a geçmesiyle başladı diyebiliriz.

Unutmadan araya Youtube ile ilgili de birkaç cümle sıkıştırmam gerekiyor.

Türkiye’de Youtube’a ilk içerik üretenlerden birileri yine bizim ekipti. 2006 yılında VGA webcamlerimizle 4–5 tane çocukça videolar çekip yüklemiştik. Birilerinin izlediğini veya izleyeceğini bilmiyorduk ki zaten Youtube Türkiye’de engellendi. Bugünlerde o videoları bulduğumda ise şu an izlenmeleri 1000–2000 civarında olan kalitesiz ve benim için komik videolar.

Youtube Türkiye’de engellendiğinde vtunnel veya ktunnel sitelerinden giriş yapıyorduk. Bu dönemde yine liseye yeni başladığımdan, sınıf arkadaşlarımızla da birkaç içerik çekmiştik, o zaman okul adımızla bir kanal kurup.

Yeniden Tumblr, Twitter, Blogger dönemlerine dönüyorum.

Tumblr ve Blogger’dan takip ettiğim içerik üreticileri vardı, hatta tumblr’da düzenli olmasa da içerik üreten biriydim.

2008–2009 yıllarında Tumblr ve Blogger’dan takip ettiğim bazı yazarlar Twitter hesaplarını paylaşmaya başladılar ve ben de ilk Twitter hesabımı böylece açmış oldum.

Sosyal Medyaya İlk Ciddi Giriş

Twitter hesabımı ilk açtığımda takip ettiklerim Selver Yıldırım, Evrim Güvenç, Pucca, Sami Hazinses, pakiteysis, gibi Blogger ve Tumblr’dan takip ettiklerimdi. Ayrıca bu ekipten bazıları yine FriendFeed dönemlerinde de bir hayli aktiftiler.

İlk Twitter hesabımı açtıktan birkaç gün sonra hesabım “suspended” diye bir uyarı almıştı ve bir daha asla açılmadı.

(Twitter hesabım kapatılmışken çok kısa Google+ geçmişimden bahsetmek istiyorum.)

Her ne kadar Google+’ın açılışı 2010 ya da 2011 gibi yazsa da internette, çok iyi hatırlıyorum 2009’da davetiye ile üye alımı yapılıyordu. Ben de Türkiye’den üye olan nadir insanlardandım. Benim Google Plus üyeliğim sayesinde ekipten bir arkadaşımı daha Google+ üyesi yapmıştık.

Google+ öyle boş bir araziydi ki, hemen aklımıza ünlü sanatçıların sayfalarını açmak geldi tabi, ee kolay değil 4–5 senedir sektörün içindeyiz o zamanlar:). Ünlü sanatçılar derken Türk ünlü sanatçıların profillerini değil Bob Marley vs. gibi dünyaca ünlü sanatçıların sayfalarını kurmuştuk.

Bu dönemde Twitter’da iyi bir patlama olmuş ve 100.000 takipçili hesaplar ortaya çıkmıştı. Yani bir hayli kullanıcı kazanmıştı Twitter.

Tabi eskiden takip eden olduğum için, bu kişilerle iletişim kurabilmem de mümkündü. (çoğu ile msn’de arkadaştık.)

2011–2012 yıllarında ben de hem anonim hem de kişisel hesaplar olmak üzere 5–6 tane Twitter profili açmıştım.

Twitter’da RT hesapları çok popülerdi o zamanlar, işte o RT hesaplarını kasıp bir TweetDeck hesabında topluyorduk.

Sonradan bir sürü deck hesabı oluştu ve küçük, orta, büyük deck hesapları ortaya çıktı. ( Bu dönemde ya parayla deck hesabı satın alıp hesap büyüteceksiniz ya da manuel olarak RT hesabı kasıp bir deck’e kayıt olmanız gerekiyordu)

Bu arada kişisel hesabımda 3000+, Sezen Aksu hesabımda 5000+ ve anonim hesabımda 120.000+ takipçi bulunuyordu. (Sezen Aksu hesabını daha sonra kasmaya başlamıştım.)

Herkes gibi ben de reklam teklifleri alıyordum ve genelde aylık çalışmalar yapıyorduk. (Ayrıca bu dönemlerde artık üniversitedeyim)

Bu arada birçok ünlüyle takipleşiyoruz kimisiyle de tanıştık. O dönemde Twitter’ı iyi kullanan Hande Yener yine bunlardan biriydi. Hatta menajeriyle çok kez danışmanlık, konser gibi olaylar için iletişime geçmişliğimiz vardır.

Sosyal Medya Pazarlama Tarihine Giriş

Geldik asıl meselemize! Twitter’da yüksek takipçili olmak ve dijital pazarlama uzmanlığına giriş!

Öncelikle şunu belirtmeliyim, Twitter’da ya da orada burada yüksek takipçili olmak ile dijital pazarlama uzmanı olmak arasında dağlar kadar fark olduğunu bugün çok daha iyi anlıyorum.

Ama konu benim anlayıp anlamamam değil, o dönemde yüksek takipçili hesaplara danışmanlık teklifi ya geliyordu ya da bu kişiler bu işten para kazanmak için bu teklifi götürüyorlardı. Aslında bu anlaşılabilir bir durum çünkü o zaman markalar, sosyal medya hesaplarını büyütebilecek ve yönetebilecek insanların, bu insanlar olduğunu düşünüyordu.

Bu kişilerin arasında gerçekten bunu yapabilecek insanlar da vardı elbette, hatta örnek vermem gerekirse OdunHerif gerçekten bu işi düzgün ve uzmanlıkla yapanlardandır.

OdunHerif gibileri hariç tutarak, şunu söyleyebilirim: Bazı insanlar o dönemlerde gerçekten hiçbir bilgisi olmadan bu işi yapmaya başladılar. Nitekim hepsi de birkaç sene içerisinde yok oldu gitti.

Bu dönemdeki bazı kişiler özellikle İstanbul’da yaşayanlar, o dönemlerde bu dijital pazarlama ajanslarında çalışmaya başladılar. Tabi çoğunun zamanla bu işten anlamadıkları anlaşıldığından, sonradan ajans içerisinde farklı görevlerde yer aldılar. (bunlar benim kısmen içerden kısmen de iyi bir izleyici olmamdan çıkardığım sonuçlar)

Yine bu eski dönemlerden bazı kişiler ise daha öngörülü davranarak kendi ajanslarını da kurdular. Şu an onlardan başarılı olan bir elin parmağını geçmez.

Ama o dönemlerde yüksek decklerde yüksek takipçili hesaplara sahip olanlardan biri şu an önemli bir ajansın sahibi. Bugün yaptığı projelere bazen rastgeliyorum ve incelediğim zaman dediğim “bazı insanlar da işten anlamasa da, etmese de doğru kişi, doğru zaman formülüyle kotarıyor.” oluyor.

“Bugünlerde de dijital pazarlamayı sadece influencer marketing olarak düşünen büyük bir çoğunluk var.”

Ben bu dönemlerde ne yaptım?

Twitter projelerimi exit edip, Vine’da bu tarz hesaplar büyüttüm, bir ara bir ajans için bir Vine projesi de yapmıştık.

Vine zamanında, video montaj ve basit efekt, kurgu vs. gibi şeyler de öğrendim.

Vine kapandıktan sonra eski günlerime, internet sitesi yapma işlerime geri döndüm :).

Üniversitede arkadaşlarla bir proje için internet sitesi yaptım, içeriklerini girdim ve projeyi yürüttüm.

Bu proje zamanında, eski bilgilerimi kullanamadığım için yeni bilgiler öğrendim. Bir hayli araştırma yaptım. Hatta bir sene boyunca 5–6 tane domain alıp hepsine ayrı ayrı siteler kurup, farklı eklentileri, farklı cmsleri, özellikleri, içerik tiplerini denedim, uyguladım ve öğrendim hala da öğrenmeye devam ediyorum.

Tabi bu öğrenme dönemlerimde, algoritma, yapay zeka, seo, sem, facebook reklamları, instagram reklamları gibi bir sürü kavram da karşıma çıktı. Bir website projesi yapmak istiyorsam bunları da öğrenmem gerektiğini farkettim ve bu konularla da haşır neşir olmaya başladım.

Facebook reklamını, google reklamları öğrenmek için reklam veriyordum, verilen talimatlarla basit reklam verme adımlarını yapıp reklam veriyordum. Reklam vermeden ve sonucunu görmeden, yani eliniz yanmadan bu işi öğrenmek bence bir hayli zor.

Ne yalan söyleyim, bunları öğrenmek bir hayli pahalı oldu, çünkü aynı zamanda üniversitede öğrenciyim bu zamanlarda.

Tabi bu işlerle haşır neşir oldukça düğümler çözülüyor yavaş yavaş, facebook blueprint, udemy ve google akademilerini öğrendim ve tüm kursları da tamamladım.

Algoritma nedir, ne değildir nasıl çalışır tüm makale, belgesel ve izlenimi de bayağı yoğun bir şekilde yaptım.

Burada çok küçük bir şey söylemek istiyorum; “ Bir konuyu öğrenmek istediğinizde o konu size denizci düğümü gibi gelir ancak ortasından, sonundan, başından bir yerden başladıktan sonra o düğümler kendiliğinden çözülür.” bu benim düşüncem ve yaptıklarım.

Şimdiki Zaman

Şimdi gerçekten bu konularda nispeten iyi derecede gözlem yapabilen, algoritmayı ve değişikleri nispeten iyi sezebilen, okuyabilen, yine bu konularda stratejiler geliştirmeyi öğrenmiş, bu konularda nispeten danışılan bir kişi haline geldim.

İşte bu yoldaki tecrübelerimi kullanarak webional.com sitesi için zaman zaman facebook reklamları, seo, blogculuk gibi konularda içerik üretiyorum.

Bunun yanında biraz da farklı farklı bloglarım var. (Eee, Off-page SEO için biraz böyle varlıklarınızın da olması gerekir değil mi😀 ).

SEO, Google, Algoritmalar, Facebook, Instagram reklamları yani kısaca Dijital Pazarlamaya dair tüm paylaşımlarımı Linkedin hesabımda neredeyse günlük olarak paylaşıyorum.

Ayrıca yine çoğunluğunu benim oluşturduğum webional.com/dijital-pazarlama sayfasında da birçok içerik bulabilirsiniz ve eklemeye de devam ediyorum.

Ben bildiklerimi kimseden saklamıyorum ve saklayacağımı da düşünmüyorum işte bu yüzden Webional ile birlikte yine bu konularla ilgili bir soru-cevap platformu oluşturmayı istedim.

Daha önce hiç kullanmadığım Q2A platformunu iyice araştırdım (Bu dönemde en az 5–6 tane Q2A sitesi kurup config.php, .htaccess kodlarında bir sürü deneme-yanılma yaptım.) ve Q2A ile https://sor.webional.com soru-cevap platformunu oluşturduk.

Burada zaman zaman soruları ben de yanıtlıyorum ancak genelde daha önceden oluşturduğumuz içeriklerden de parçalardan da cevaplar çıkabiliyor. (Sonuçta search console, semrush gibi analizlerden edindiğimiz sorguları daha önceden bildiğimizden başlangıç aşamasında çok farklı ve kafa yorulması gereken sorular olmuyor)

Böyle uzunca bir kendimi anlatmamıştım, kendim için de böyle bir blog yazısı oluşturmak istedim eğer hikayede başka aklıma gelen noktalar olursa bu yazıyı güncelleyerek eklemeler yapabilirim.

Her ne kadar bilfiil olmasa da neredeyse 15 senedir bu işleri takip eden, bu işlerle ilgilenen, bu işleri öğrenen ve uygulayan biriyim ve bugüne kadar böyle bir yazı yazmamıştım.

Şimdilik görüşmek üzere, belki de google’da yaptığınız bazı arama sonuçlarında benim içeriklerime ulaşıyorsunuzdur :)

  • Kişisel olarak en aktif ve tek kullandığım profilim Linkedin, beni Linkedin üzerinden güncel olarak takip edebilirsiniz.

Saygılarımla.

Ragip

Ragıp Diler

Ragıp Diler

Written by

Digital Marketing and Tech Editor- webional.com — Seotional.com — ragipdiler.com / Performance Marketer ikas.com & mugo.com.tr

Ragip

Ragip

Ragıp Diler

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade