Mini Röportaj Serisi: Özgür Akın

Mini Röportaj Serisi’nde bu hafta eserlerine verdiği ilginç isimleri, hem öğrenci hem de eğitmen kimliğiyle Özgür Akın var.

Özgür’ün SanatBulur.com Profili: https://goo.gl/pwXhUo

Özgür merhaba. Sanat ve Tasarım Bölümü’nde yüksek lisansın devam ederken aynı zamanda bir okulda görsel sanatlar öğretmeni olarak çalışıyorsun. Nasıl gidiyor hayat?

Aslında genel olarak ikisini bir arada yürütmek biraz yorucu oluyor. Özel sektörde görsel sanatlar öğretmenliği yapmak bolca vakti ve enerjiyi oraya harcamak demek. Geri kalan zamandaysa sanat alanında üretim yapmaya çalışmak, oraya odaklanmak güç oluyor. Bir dengeye oturtmaya çalışıyorum diyebilirim. Ama yine de yapmak istediğim şeyleri yapıyorum, üniversiteyle bağı kopartmamak bu açıdan verdiğim en mantıklı karardı diyebilirim. Baktığımız dünya her an değişmekte, güncel kalmak ve üstüne daha çok şey katabilmek adına eğitimime devam ediyorum.

Öğrencilerinle nasıl gidiyor peki? Kaç yaş grubuyla çalışıyorsun? Açıkçası biraz öğrencilerinle yaşadıklarını merak ediyorum. Çocukların hayal dünyası inanılmaz şeyler çıkarabiliyor. Nelerle karşılaştın?

Anasınıfı ve ilkokul kademelerinde derse giriyorum. Çocuklarla çalışmak yorucu olsa bile çok keyifli aslında. Hayal dünyaları o kadar geniş ki, hiç aklınıza gelmeyecek fikirler ve resimlerle çıkıyorlar karşınıza. Yaş grupları gereği aslında yaptıkları resimlerle beraber resimlere yazdıkları hikayeler hayli ilginç ve güzel oluyor. Örneğin, resim bir sayfaysa hikayesi emin olun üç sayfa çıkacak kadar uzun oluyor. Özellikle hepsine sorduğum kısım o oluyor. Bana hikayesini anlatır mısın? Sonrası zaten bitmek bilmiyor :)

İsimsiz 2 | Özgür Akın | Eser Linki: https://goo.gl/eRUZSY

Tahmin edebiliyorum :) Peki hem yüksek lisans seviyesinde sanat eğitimi alan hem de madalyonun öbür yüzünde bir eğitmen olarak neler söylersin bize? Sanat eğitiminin köşe taşları neler?

Akademik olarak aslında o kadar eksik ve yarım eğitim verilmekte ki üniversitelerde. Mezun olup gerçekten sanatsal değeri olan işleri gördüğünüzde veya bir şekilde dahil olduğunuzda anlıyorsunuz bunu. Özellikle sanat alanında etkinliklerin kısıtlı hatta yok denecek kadar az olduğu bir şehirde okuyorsanız kentin küçüklüğü ve sıkışıklığı verilen eğitime de yansıyor. Bütün hocaları bir tutamam tabi ki fakat çıkan ürünler, üretimler cidden çok kısıtlı ve bakış açısı dar işler oluyor. Ve potansiyelin varsa dahi o alanda sen de sıkışıp bir sıçrama yapma konusunda istekli olamıyorsun. Kısacası verilen eğitim daha güncel ve özgür olmalı. Sanatın genişliği bir hocanın diretmesiyle kalıba sokulmamalı. Yüksek lisans seviyesinde neyse ki bu dar kalıplardan kurtulup tamamen kendi alanımı yaratabildiğim özgürlüğe kavuştum.

Biz de SanatBulur.com olarak sanatçıların özgürlüğüne çok önem veriyoruz biliyorsun. Bence de sanatta özgür olmak çok önemli. SanatBulur.com’da genellikle suluboya portrelerini görüyoruz. Bir eserinin üretim sürecinden kısaca bahsedebilir misin?

Bir anda başlayan bir süreç oluyor desem yeridir. o an o resmi çizmem gerekmiş hissine kapılarak direkt bir kağıt kalem bulup hemen eskizi çiziyorum. Bitene kadar başından kalkmam; bittikten sonraki birkaç gün de odaları gezer, gelir dönüp dönüp çalışmaya bakarım. Yere koyup, bazen de duvara asıp nerede eksik var nerede fazla var onu bulmaya çalışırım. Bitti dediğim bir çalışmam yok sanırım, çerçeveli dahi olsalar takıldığım noktaya direkt müdahale ederim. Bolca fotoğraflıyorum üretim sürecinde, gözlerimiz ne kadar gelişmiş olsa bile beynimiz bazen kusursuzmuşçasına gösterebiliyor karşıda duran nesneyi, fotoğrafta daha iyi görebiliyorum nerede ne kusur varsa.

Sıkışmış | Özgür Akın | Eser linki: https://goo.gl/RKNqhX

Açıkçası kendi eserlerine bu şekilde eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşabilmen çok erdemli bir davranış; tebrik ederim seni. Peki etkilendiğini düşündüğün ya da çok sevdiğin sanatçılar kimler?

Birçok sanatçı var tabi ki. Fakat beni son zamanlarda heyecanlandıran, çalışmalarını paylaştığında tüm detaylarını delice incelediğim isim Sadi Güran. Tarzı ve anlatış biçimi çok etkiliyor beni. Hikayesi olan işlere bayılıyorum ve bir derdi olan. Taner Ceylan da aynı şekilde. Hayranlıkla takip ediyorum. Ve çok koyu bir Frida hayranlığım var. Son dönemlerde fazla popüler olması, yeni çıkmışçasına ilgi görmesi rahatsız etse dahi. Müthiş güçlü ve bir o kadar kırılgan olması, hayattan kopmayışı ve bunu resimleriyle anlatması beni derinden etkiliyor. Çalışmalarına her baktığımda hissettiğim hüzün sanırım bu bağı kurduran. Ve niceleri tabi ki.

Spiritual | Taner Ceylan | Yağlı Boya Tablo

Beğendiğin sanatçıların sende yarattıkları etkileri gerçekten çok net açıkladın. Yine eğitmen yönünü düşünerek soracağım. Sanat bir insanda nasıl etkiler yaratıyor? Neleri değiştiriyor sanat?

Sanatın herhangi bir dalında üretim yapmak müthiş bir his diye düşünüyorum. Resim yaparken mekandan, sorulardan, sorunlardan o kadar kopuyorum ki. Terapi gibi aslında. O an sadece önümdeki iş, birkaç boya, fırça ve ben oluyorum. Sanatın birçok yol açtığına inanıyorum, beynimizde, hayatımızda. Görerek bakmayı öğrendim diyebilirim bu süreçte. Ve gördüğümün üzerinde düşünmeyi. Çok farklı disiplinler var ve ister istemez etkileşimde bulunmak, bir diğerinden başka bir şey öğrenmek en güzel yanı. Mesela çalıştığım kurumdaki müzik öğretmenlerinin yanına gidip çılgınca şarkılar söylediğim oluyor bazen. Piyanoda birkaç nota çalmayı gösteriyorlar mesela o gün benden mutlusu yok:) Sanat birbirimize dokunmamızı ve birbirimizi anlamamızı sağlıyor.

Peki eserlerini hangi duygularla üretiyorsun? Son eklediğin eserlerinden “Sıkışmış”ta mesela, günümüz koşullarına uyan bir his duydum ben. Ruh halin eserlerine yansıyor mu? Yoksa profesyonel bir yaklaşımla, şimdi sırada bu çalışma var diyerek planlı bir şekilde mi üretime geçiyorsun?

Planlı olduğum zamanlar oluyor tabi ki. Ama genel olarak şu gün şu çalışmayı yapayım diyerek bir çalışmaya başlamıyorum. Aslında tamamen ruh halim o çalışmalar. “Sıkışmış” isimli çalışmama bu ismi vermem, o dönem kendi içimde varamadığım yolların sonucundan kaynaklı. “Sen Derilmemiş Bir Korusun” adlı çalışmam da mesela direkt kişisel yaşanmışlıkların sonucu. Her çalışmamı kişiselleştiriyorum çok fazla. Üstüne yazdığım hikayeler oluyor benim de. Ruh halimiz de hayli sıkışmış aslında, bir şeylerin zorla kabullendirilmeye çalışıldığı, hoşgörünün yok denecek kadar az olduğu, birilerinin hislerimizi dahi kendi tekeline almaya çalıştığı, öteki beriki olduğumuz garip zamanlardan geçiyoruz. Bunlar da beni etkiliyor ve ister istemez çalışmalarımı bir şekilde şekillendiriyor.

Söylemeden geçemeyeceğim bu arada, “Sen Derilmemiş Bir Korusun” adlı eserini ilk gördüğümde güzel bir tebessüm bırakmıştı bende :) Klasik bir soru oldu artık; tüm sanatçılarımıza yöneltiyoruz Türkiye’deki sanat piyasası ve SanatBulur.com hakkında ne düşünüyorsun?

İlk duyduğum zamandan beri merakla bekliyordum sizi. Sunduğunuz özgür alan bizler için gerekli olan. Baskıları sevmediğimiz aşikar :) Açılmadan önce direkt işlerimi yüklemiştim. İlginizden dolayı da teşekkür ederim. İnanın “Piyasa” konusunda çok bilgili değilim lakin çok da geniş bir alana dokunabildiğimizi düşünmüyorum. Ama umut her zaman var, olmalı :)

Sen Derilmemiş Bir Korusun | Özgür Akın | Eser Linki: https://goo.gl/H2jSbi

Hepimizde var bu umut :) Son olarak seni takip eden sanatseverlere söylemek istediğin bir şeyler var mı?

Doğayı, hayvanları, insanları, kendinizi sevin; sanatın herhangi bir formunu hayatınızın bir yerlerinde bulundurun, emin olun gördüğümüz dünyayı güzelleştirecek ve yaşanır kılacak kıymetli değerler bunlar.

Özgür’e bu değerli röportaj için çok teşekkür ediyorum. Kendisinin SanatBulur.com profiline https://goo.gl/pwXhUo linkinden ulaşabilirsiniz.