El Yazısının Biyolojik ve Psikolojik Faydaları

Yıllar sonra el yazısıyla karşılaşınca ne kadar çok keyif aldığımı daha önce bir yazıda anlatmıştım. O yazıdan sonra amazon.com’dan el yazımı geliştirmek için bir kitap serisi aldım. Yazmayı yeni öğrenen bir çocuk gibi çizgiler çekiyorum, ovaller yapıyorum.

amazon.com’dan aldığım kitaplar

Bu yazıda ise el yazısının beni mutlu etmekten öte işlevlerinden bahsetmek istedim. Bunlardan ilki beyin-göz koordinasyonunu geliştirici etkisi. Bu etkisi elle yapılan diğer işlerde de daha iyi sonuçlar almanızı sağlıyor. Bir voleybol oyuncusunun basketbola daha kolay uyum sağlayabilmesi gibi bir şey. Bunu yaparken de beyninizin büyük bir kısmı etkin oluyor; düşünme, dil ve çalışan hafıza. Dolayısıyla beyninizde daha çok bağ kuruluyor ve genel olarak anlama kapasiteniz artıyor.

El yazısı aynı zamanda kişisel ve sanatsal bir etkinliktir. Kendi tarzınızı keşfedip kimliğinizi yazınızla yansıtabilirsiniz. Fakat bu biraz daha zor bir şey. Çünkü güzel bir el yazısına sahip olmak sadece ovaller çizmekten değil, bitmek tükenmek bitmeyen bir tekrardan ve çalışmadan geçiyor. El yazısının asıl ışığını yakalayabileceğiniz bir dolmakalemle yazmaksa tüm bu süreci çok daha hızlandırmanız anlamına geliyor. Çünkü mürekkep, kalemde durduğu gibi durmuyor. Sizin için kendim dolmakalemle yazılmış bir elyazısı örneği olması için Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözünü yazdım.

Ben manevi miras olarak hiçbir nas-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş, kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.

Ben oldukça amatör bir ruhla, hatta bir çocuk gibi yazıyorum. Ama yazmaktan vazgeçmiyorum. Zamanla çok daha güzel olacağının da farkındayım. Eğer siz şimdiden güzel elyazıları görmek isterseniz Facebook’taki Bana Sıkça Yaz grubuna katılabilirsiniz. Atatürk’ün elyazısı örnekleri içinse buraya tıklayabilirsiniz.

Kaynaklar