3 önemli kullanılabilirlik kuralı

Kullanılabilirlik, web sitenizle etkileşimde bulunulduğunda, kullanıcının deneyiminin kalitesinin bir göstergesi olarak tanımlanır ve genellikle birkaç farklı faktöre dayanır.

Sitenizi inceleyen bir kullanıcı, öğrenme ve kullanım kolaylığı arar. Kullanıcı, daha önce siteyi kullanmış olsa bile, bir dahaki ziyaretinde siteyi etkili bir şekilde kullanabilmek için süreci yeterince hatırlamaya ihtiyaç duyacaktır. Buna hatırlanabilirlik denir.

Evet, “öğrenme” ve “kullanım kolaylığı” kullanıcıdan kullanıcıya değişiklik gösteren bir durumdur. Fakat birçok alanda olduğu gibi bu konuda da belli standartlar vardır.

Özellikle dikkat edilmesi gereken 3 kullanılabilirlik hatasını gelin birlikte inceleyelim.

Tıklanabilir alanların dikkat çekmemesi

Web sitenizdeki tıklanabilir alanlara atamanız gereken aksiyon hiyerarşileri vardır. İçerikte kullandığınız text linklerin düz metinden ayrışması, buton olarak konumlandırdığınız alanların diğer tıklanabilir alanlardan farklı şekilde gösterilmesi gibi.

Kullanıcının her durumda “tıklanabilir” alanları ayırt edebilmesini sağlayın.

Öte yandan, buton kullanımlarınızın text linklerden farklı bir görünümde olması, kullanıcının aksiyonları birbirinden ayırmasına da yardımcı olur.

Gereksiz pagination kullanımı

Pagination, doğru amaç için kullanıldığında ziyaretçiler için fayda sağlayabilecek bir uygulama. Tek bir sayfada tüm içeriği sunmak yerine, içerikleri sayfalara bölmek en mantıklı kurgulardan biri olabilir.

Bununla birlikte, tabii ki sağlıksız kullanımları da vardır. Örneğin, bazı siteler, sırf sayfa görüntülenmelerinin daha fazla olması için gereksiz yerde pagination kullanımına gidebiliyor (Özellikle gelirlerini reklam ile elde eden siteler).

Bu hem kullanıcı için hem de SEO için sağlıksız bir uygulama biçimi haline dönüşebilir.

Kullanıcı için sağlıksız olan kısmı, toplamda 4 paragraflık içeriği tüketebilmek için 4–5 kere tıklamak zorunda kalmasıdır.

SEO açısından sağlıksız olan kısmı ise, her bir sayfadaki anahtar kelime sayısını azaltmak durumunda kaldığınız için, içeriğin çok daha az anlam taşımasına sebebiyet vermesidir. Çünkü arama motorlarının her bir sayfanın tam olarak ne hakkında olduğunu düzgün şekilde yorumlayamaması, arama motorları sonuç sıralamalarının da olumsuz etkilenmesine sebep olur.

Okunması ve ilişkilendirilmesi zor içerik

Sitenize ait kullanıcı deneyimi tasarımını oluşturmadan önce, sitede yer alacak içeriğin iletişim dilini, yapısını, haritalandırmasını belirleyebilmek için kullanıcıların görüntüleme davranışlarını ayrıntılı bir şekilde analiz etmenizde fayda var.

Kullanıcılar, bir web sayfasındaki tüm bilgileri, bildiğiniz üzere soldan saga doğru okuma eğilimindedirler. Fakat bazen, içeriğin bir parçasından diğerine atlayarak bilgileri absorbe ederler. Kullanıcıların göz hareketleri temel olarak, sayfada onların dikkatini çeken bir bölümden diğerine göz gezdirmek biçimindedir. Bu, içeriğinizi haritalandırırken göz önünde bulundurmanız gereken kullanıcı alışkanlıklarından biridir.

Her odak noktasını kendi içinde gruplamanız, kullanıcıların birbiriyle ilişkili içerikleri anlayabilmesini kolaylaştırır.

Sonuç olarak;

Kullanılabilirlik, bazen takip etmesi zor olabilecek birçok faktörü içerebilir. Kullanıcıların alışkanlıkları değiştikçe kullanılabilirlik standartları da evrim geçirir. Bu nedenle, kullanıcı alışkanlıklarını gözlemlemeyi, analiz etmeyi ve bulgularınıza göre ürününüzü optimize etmeyi es geçmemelisiniz. Kullanıcı deneyimi tasarımında “bitti”nin olmadığını unutmayın.


Originally published at sherpa.blog on February 24, 2017.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.