Kullanıcı araştırması hangi durumlarda işe yaramaz?

Kullanıcı araştırması UX tasarımının — ayrıca daha birçok tasarım alanının ve farklı endüstrilerdeki üretim süreçlerinin — ilk aşamasını oluşturur: Önce kullanıcınızı tanır, onun ihtiyaç ve sıkıntılarını tespit eder, bu ihtiyaçların size nasıl tasarım fırsatları sağladığını analiz eder, sonra da bu temelin üzerine ürününüzü inşaa edersiniz. Sonuçta amaç, gerçek bir ihtiyaca hizmet eden ve kullanılacak ürünler yaratmaktır. O halde kullanıcı araştırması, kimi durumlarda bir ürünün başarılı olmasına nasıl engel olabilir?

Yanlış sorular

Kullanıcı araştırması dikkatlice planlanmalı, yürütülmeli ve analiz edilmelidir; çünkü topladığınız bilgilerin çoğu sübjektif ve hatta bazen de yanlıştır. Mülakat yaptığınız ya da gözlemlediğiniz kişiler — eğer gözlemlendiklerinin farkındaysalar — sorularınızı doğru cevaplamama ve doğal davranmama eğilimindedirler. Bu yüzden, araştırma mümkün olduğu sürece, katılımcıları kendileri hakkında kötü hislere kapılıp yanlış bilgi vermeye itmeyecek şekilde hazırlanmalıdır.

Örneğin, bir kişiye günde kaç defa dişini fırçaladığını sorduğunuzda alacağınız standart yanıt ikidir ve bu yanıt çoğu zaman yanlıştır. Kişi bu cevabı size yalan söylemek istediği için değil kendisi ile ilgili — örneğin pis ya da sağlıksız olduğuna dair — olumsuz fikirlere kapılmamanız için verir. Bu topladığınız bilgi, yanlış olabileceğini göz önünde bulundurmadığınız sürece değersizdir ve bunu baz alarak tasarım için yola çıkarsanız, üretiminize daha ilk adımdan yanlış başlamış olursunuz. Dolayısı ile, sorularınıza tasarlanmış cevaplar almak yerine gerçek alışkanlıkları keşfetmek istiyorsanız, mülakatınızı katılımcıları rahatsız etmeyecek şekilde düzenlemelisiniz. Ek olarak, sadece ucu kapalı sorular sorarsanız hem katılımcıyı yönlendirme riskinizi arttırmış, hem de ‘insight’ alma olasılığınızı ortadan kaldırmış olursunuz.

Yanlış katılımcı seçimi

Bulduğunuz katılımcılar hedef kitlenizi temsil edebilecek nitelikte olmalıdır. Ürününüzü beğendirmeye çalışmayacağınız ve satamayacağınız, fikrini önemsemediğiniz bir demografik yapıya sahip focus group ya da tekli soru — cevap katılımcısı kullanmak size zaman ve para kaybı olarak geri döner. Üstelik edindiğiniz bilgilerin de o anda çalıştığınız proje kapsamında geçerliliği yoktur.

Bunun haricinde katılımcı sayısı da fazlasıyla önem taşır. Bazı araştırma konuları büyük ‘sample size’ gerektirir. Geliştirilecek olan ürün çok yaygın kullanılacaksa ve örneğin 30–35 yaş arası, erkek, müzik paylaşım platformu kullanıcıları gibi özelleşmiş parametreleri olmayan bir grup söz konusuysa, çalışmadan verim alınabilmesi için en azından yüksek katılımcı sayısına sahip olunmalıdır. Bu sayıyı belirlediğiniz hata marjinine göre seçmeniz gerekir. Aksi takdirde, mülakatı yaparken keşfetmeyi umduğunuz insight ve fırsatların karşınıza çıkma ihtimali tamamen şansa bağlı olur.

Yanlış analiz

Yanlış analizin, katılımcının soruları yanıtlarken dürüst olmaması veya analiz eden kişinin bulgulara objektif bakamaması gibi birçok sebebi olabilir. Katılımcı tarafından kaynaklanan sorunun sebebi yukarda anlatıldığı gibiyken, ikinci problemin sebebi araştırmayı yapan kişinin önceden düşünülmüş bir sonuca varmak istemesidir. Ancak kullanıcı araştırması sizin kişisel düşüncelerinizin doğruluğunu tasdik etmek için kullanılamaz. Eğer gerçekten kullanıcı odaklı tasarım yapmak niyetindeyseniz önemli olan kullanıcının ihtiyaçlarıdır. Dolayısıyla katılımcı belirli cevaplara yönlendirilmemeli ve cevapları tarafsız olarak incelenmelidir. Yanlış analiz ettiğiniz her bulgu ve gözardı ettiğiniz her insight, büyük ihtimalle size başarısızlık olarak geri dönecektir.

Detaya inildiğinde, araştırmanın hatalı sonuç vermesine sebep olabilecek daha birçok yanlış işleyen süreç tespit etmek mümkün ama daha genel olarak ele alındığında en sık hata yapılan noktalar yukarıda sıralananlardır. Sonuç olarak kullanıcı araştırmasının hakkını vermenin en kısa yolu bu üç aşamayı olabildiğince verimli tamamlamaktan geçer.


Originally published at blog.designedbysherpa.com on June 17, 2015.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.