SDTR
Published in

SDTR

Kaç Dil Bilmeliyim?

S.A. Arkadaşlar,

https://www.linguisticsociety.org/content/how-many-languages-are-there-world
https://www.linguisticsociety.org/content/how-many-languages-are-there-world

Geçenlerde Twitter Spaces üzerinden yaptığımız bir sohbette farklı konulardan konuştuk. Genel itibarıyla her alanın kendine göre zorluk ve kritik noktalarından bahsetmeye çalıştık. Benim de vesilemle, konu dışına itmiş de olabilirim, konu bir ara yazılımcıların belirli bir alanda uzmanlaşması konusuna geldi. Bu yazıyı da bana yazdıran tam da bu nokta oldu. Bu yazıya doğrudan ve dolaylı olarak katkı sağlayan arkadaşlara da ayrıca teşekkürü bir borç bilirim.

Piyasada 8–10 yıldır “backend developer” pozisyonunda çalışıyorum. Kendi çapımda hem yurt dışı hem de yurt içi piyasasını farklı noktalar üzerinden takip etmeye çalışıyorum. Özellikle rahatsız olduğum, muhtemelen sizlerin de bol bol karşılaştığı, Türkiye piyasasının bir kişiden bir ömre sığmayacak isteklerde bulunmasıdır. Bunu zaman zaman yurt dışındaki ilanlarda da gördüğümüzü itiraf etmek lazım. Bu istekler doğrudan veya dolaylı olarak insanların kariyerlerini çizme noktasına yön vermektedir. Her ne kadar direnç gösterilse de bir yerden sonra piyasaya göre hareket etmek durumunda kalınabiliyor.

Bu isteklerin en başında bir yazılımcıdan hem backend hem frontend beklenmesi, devops da olursa tadından yenmez mantığındaki dayatmalar… Malumu üzerine full stack diye nitelenen bir rolümüz var.(şimdilik sadece backend ve frontend olarak ele alsak bile yeter olur düşüncesindeyim). Bir insan iyi derecede hem backend hem frontend bilebilir, buna saygı duyarım, hatta çevremde az da olsa böyle nitelikli arkadaşlarım/büyüklerim var, fakat bunun olabilmesi için uzun yıllara ihtiyaç olduğunu unutmamak lazım. Bir diğer problem ise bir konuda/dilde derinlemesine öğrenmeyi gerçekleştirmeden hemen onun yanına bir başka konu/dil konulmak istenmektedir. Burada yazılımcı arkadaşlara da kızamıyoruz çünkü idealist olmak bu ülkede çok değerli bir şey değil maalesef. Bir dili incelikleriyle bilmek yerine 2 dili orta seviyede bilmek Türkiye’de daha çok getiri sağlıyor.

Peki bu durum yurt dışında (Avrupa ve Amerika) nasıl diye bakalım. Buralarda da benzer örnekler olmakla birlikte genelgeçer olarak uzmanlığa daha çok önem veriliyor. Hem sosyal medyada gördüğümüz hem arkadaşlardan duyduğumuz ve bizzat birlikte çalıştığım ve bu görüşleri edindiğim arkadaşlarım oldu. Birlikte çalıştığım arkadaşlarımın en genci benden yaklaşık 10 yıl deneyimliydi ve hepsi yıllardır sadece .net dünyasında geliştirme yapmış insanlardı (web api, mvc, wpf gibi geliştirmeler yapmışlar). Bu konudaki yetkinlikleri gerçekten çok iyi olmakla birlikte bunun dışındaki bir alanla ilgilenmemişler. Burada dikkatimi çeken başka bir nokta ise “business” dediğimiz iş bilgilerinin çok iyi derecede olması. Yani hangi sektörde çalışıyorlarsa o sektördeki yazılımı gerçekten iyi derecede biliyorlar ve bu sektördeki geliştirmeleri çok rahatlıkla yapabiliyorlar.

Kabaca yurt içi ve yurt dışındaki genel duruma göz attık. Peki doğru olan nedir? Bir de bunu sorgulamaya çalışalım. Her ülkenin şartları doğrultusunda davranmak doğru olabilir. Yani oyunu kurallarına göre oynamak doğru bir hareket olabilir, fakat ben böyle düşünmüyorum. Ben şimdiye kadar elimden geldiğimce odak noktamı dağıtmadan backend konusunda derinleşmeye kafa yordum. (Bunu söylerken de Java, Nodejs ve .Net teknolojilerini kullandığımı itiraf etmeliyim, fakat neyse ki son yıllarda .Net tarafına odaklanabildim, şimdilerde ufaktan Go ilgimi çekiyor :) ). Bu benim doğrum, herkesin doğrusu farklı olabilir.

Bir konuda uzmanlıktan bahsederken körü körüne sadece o konuyla ilgilenmek ve diğer kalan her şeyi boş vermek anlamına gelmiyor. Bir uygulamanın ön tarafıyla nasıl konuştuğu, ne gibi şeylere dikkat edilmesi gerektiği, devops adımlarındaki entegrasyonlar nasıl olur diye bu konularda da bilgi sahibi olmak önemlidir. (Bunu tıpta her doktorun uzmanlığına benzetebiliriz. Her birinin bir uzmanlığı olsa da kaba hatlarıyla tüm olaya da hakimler.) Burada ben kendi işimi yaptım gerisine karışmam mantığından bahsetmiyorum. Tam da burada sık bahsedilen “T” kuralını tekrar anımsatmak isterim. Bir konuda derinleşmek ve diğer konularda da gerektiği kadar bilgi sahibi edinmek. Bu konuda Bilgem Çakır’ın şu tweet’indeki videosuna göz atmanızı tavsiye ederim.

Tabii piyasada çok istekli ve birçok konuda hevesli ve gerçekten bu işe gönül vermiş arkadaşların kısa sürede birçok şeyi öğrendiğine ve diğer arkadaşlardan kısa bir sürede sivrildiğine de şahit olduk, oluyoruz. Bunlar zaten genelin çok az bir kısmını oluşturmakla birlikte bütün benliklerini yaptığımız işe veriyorlar. Onların bu bilgi ve yetkinliklerini genelleyip ona göre bir yorum yapmak bizi yanlış yönlendirebilir.

Yukarıda belirttiğim görüş ve gözlemlerim tamamen özneldir. Farklı düşünceler elbette olacaktır ve olmalıdır da. Bu da yaptığımız işin güzelliğidir belki de.

Lafın özü, kaç dil biliyorsak da en az birini çok iyi bilmeye gayret edelim . Her ne yapıyorsak en iyisini yapabilmek dileğiyle.

Ebû Hüreyre ‘den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cen­netin yolunu kolaylaştırır.” (Müslim, Zikr 39.)

Originally published at https://malikmasis.blogspot.com.

--

--

Yetenekli ve bilgili geliştiricilerden oluşan bir topluluk!

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store