SDTR
Published in

SDTR

Yazılımcılık, kaliteli hayat, mutluluk üzerine: Life Debt

Selamlar,

Life debt, yazılımla alakalı olan bir kavram olan technical debt’ten yola çıkarak uzun bir süre önce uydurduğum bir kavram.

Daha önce duymamış olanlar için technical debt, yani kısaca tech debt, yani teknik borç, yazılım dünyasında günü kurtarmak adına daha kolay, daha az vakit alacak çözümlerin tercih edilmesi sonucunda, bu seçimlerin ileride çok daha fazla çalışma yükü meydana getirmesi durumuna verilen ad. Yazılım üzerinde biriken bu “borç” ödenmediği takdirde, yani, karşılaşılan problemler üzerine yeterince kafa yorulmayıp çözümlerde kolaya kaçıldığı durumda yazılım geliştirme süreci zamanla oldukça verimsiz hale geliyor ve hatta belki bir süre sonra kaçan “iyi yazılım geliştirme treni”ni yakalamak mümkün olmuyor.

Life debt ise yazılımla uğraşmayı seven, mesai saatleri dışında dahi vaktinin büyük kısmını yazılımla geçiren (bu, ilgi duyulan makaleleri okumaktan öğrenmek istenilen bir teknolojiyle ilgili küçük bir proje yapmaya, hatta bir start-up kurmaya kadar herhangi bir şekilde olabilir) insanlardan bazılarının farkında olmadan hayatı kaçırması hadisesi. Bu yazı yazılımcılar özelinde yazılmış olsa da terimi illa tek bir meslek ile sınırlamaya gerek yok; mesai saatleri dışında yazılım kadar vakit ayrılan başka mesleklerin mensupları da bu durumdan muzdarip olabilir. Genel bir tanımlamayla, “severek yapılan işe yoğunlaşmaktan farkında olmadan hayatı kaçırma” şeklinde tanımlanabilir.

Yukarıdaki life debt tanımı, teknik borç tanımıyla tam anlamıyla paralel gözükmüyor olabilir; ortak nokta tam olarak şurası: Yazılımı çok seven kişi için sürekli yazılımla uğraşıyor olmak tam anlamıyla konfor alanında kalmak demek (en azından benim için böyleydi). Yani, yazılıma, kendine geliştirmeye çok vakit ayırıyor olmak düşünülebileceği gibi konforsuz bir durum değil; aksine ben ve benim gibi çoğu insanın zevkle içine daldığı bir durum. Teknik borca tekrar dönecek olursak, karşılaşılan problemlerde sürekli günü kurtaran çözümü tercih etmek ise resmen “konfor alanı nedir” sorusunun cevabı. İyi yazılım geliştirmek için konfor alanından çıkıp teknik borcu ödemek iyi olabilir; hayatı iyi yaşamak ve daha sonraları pişman olmamak için yazılım geliştirme tutkusuna bir an için dur deyip, konfor alanından çıkıp hayatta yapmak istenenleri bir önem sırasına sokmak iyi olabilir.

Benim şimdiye dek toplamda sadece iki senelik bir çalışma deneyimim oldu ve bu iki senenin sonlarına doğru, çalışmaya ara vermeden bir süre önce, yazılımın benim için asla 8–5 çalışabilen bir iş olmaması beni iyice rahatsız etmeye başlamıştı. Çalıştığım süre içerisinde mesleğimle alakalı daha fazla şey öğrenmek ve kendimi hızlıca geliştirmek isterken benim için çok daha öncelikli olan bazı şeylerle doğru düzgün ilgilenemediğimi fark etmiştim. Sonrasında işi -bir sağlık probleminin de yardımıyla- bıraktım ve benim için öncelikli olan diğer şeylere de vakit ayırabildim. İş-yaşam dengesini elbette gayet güzel kurabilmiş çok sayıda insan vardır; ancak kendi mesleğime, özellikle mesleğini tutkuyla yapan insanlara baktığımda onların da azımsanmayacak bir kısmının benim çalıştığım süre boyunca gittiğim yoldan ilerlediğini görüyorum. Elbette vaktinin çoğunu yazılımla geçirmekten zevk alan ve benim aksime bunu yaparken çok da kaçırdığı bir şey olmadığını düşünen bir insan için problem yok. Sadece, bu yola girilirken yolun alacağı zamanın bilincinde olmanın iyi olacağını düşünüyorum. Ben çok severek girdiğim o yolda, yola girdikten ancak iki sene sonra zaman zaman molalar vermem gerektiğini fark ettim ve bu yazıyı da benim gibi olan başkaları için bir hatırlatma olsun diye yazıyorum. Life debt’e kapılmamak için yapmak gereken sadece, yazılımla ya da vaktinizin büyük bölümünü ayırdığınız işiniz ne ise onunla haşır neşir olmaya başlamadan hemen önce işinizi hayatınızda nerede konumlandırmak istediğinize oturup bir karar vermek; hayatınızdaki şeyleri önceliklendirmek. Bu video da, muhtemelen artık bayağı bir klişeleşmiş olsa da bu yazının sonunda paylaşılmayı hak ediyor sanırım.

--

--

Yetenekli ve bilgili geliştiricilerden oluşan bir topluluk!

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store
Mert Elifoğlu

Mert Elifoğlu

Software Engineer. Also writing at philocoder.com. Also listening to on https://spoti.fi/3LY6wmS. Also içerikleri Türkçeyken burası neden İngilizce, bilmiyor