Görünmeyen Depremler

Başlığın devamını getirirsek, “hissedilen yıkımlar” olarak belirtmekte fayda var. Böylelikle hangi konudan bahsedileceği biraz daha net anlaşılmış olur. Evet, kalp kırmak diyeceğim. Belki çok lüzumsuz gelecek size fakat şunu söylemeliyim ki; “Kırık temeller üzerine,sağlam binalar inşâ edilemez.” Bir bina elde etmek için temelleri gözden geçirmek gerek öyleyse buyrun. İnsan bu hayatta çeşitli evrelerden geçer bu evrelere farklı farklı tepkiler verir. Bu tepkiler bazen çevresindekileri de tahrip edebilir. Bu, neticesi düşünülmeden bir işe başlamaya benzer. Şöyle ki tepki dediğimiz hadise dahi insan kontrolünde gerçekleşen bir durumdur,dolayısıyla kontrolde tutmak icab eder. Kontrolde tutamamak olayları, daha de içinden çıkılamaz hale getirecektir.Bu noktada Hz.Muhammed (s.a.v)’in “Kuvvetli kimse, (güneşte hasmını yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir.” hadisi hatıra geliyor. Buhari, Edeb 76, Müslim, Birr 107, (2760); Muvatta, Hüsnü’l-Halk 12, (2, 906).

İnsanlar aynı toprağa bassa da farklı dünyalarda yaşarlar. Onlara kendi dünyamıza çekmektense onların dünyasına saygı gösterip tanımak her daim daha erdemli bir davranış olacaktır. Siz kendi atmosferinize bakın.Bu aynı zamanda; geçimdir. Bu stabilizasyonu sağlamak oldukça kolaydır;dilimizi tutmak. “Bu o kadar da kolay değil” dediğinizi duyar gibiyim.Ama inanın ki ağızdan çıkan her söz sonrası yaşananlar göz önüne getirilirse bu katlanılabilir bir durum gibi geliyor insana.

Yine olaya “neticeli” bakmak” gerekiyor. Ağızdan çıkacak tek bir söz karşınızdakini “tümüyle” kaybetmenize sebep olabiliyor ve bu yapan sadece tek bir söz. Bu çabalanması gereken bir durum hiç değil, soruyorum şimdi bunun için değer mi? Ciddiye alınmayan bir durum demiştim yazımın başında. Peki tam da bu noktada Peygamberimiz dediğine bakarsak durumun ehemmiyetini görebilir miyiz, artık?

“Kalp kırmak,70 kere Kabe’yi yıkmaktan daha büyük bir günahtır.” (Hz.Muhammed (s.a.v)) Evet, adını duyduğumuzda heyecanlandığımız Kabe’yi 70 kez yıkmayı düşünün. Bu çok acımasızca olmaz mı? Sonuç olarak hayat kimsenin kalbini kırmaya ve öfkelenmeye yetecek kadar uzun ve değersiz değil. Yunus Emre’nin de dediği gibi “

“Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı”.

“Susmasını bil dost,lüzumunca,

İnsan dediğin küçücük bir gonca.

Sebepsiz değilsin bu kısa hayatta,

Sen onu hep aydınlıkta bırak çünkü o dünya senin kollarında.”

Yazan: Esra Abdülazizoğlu

Like what you read? Give Mustafa Gerdan a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.