Avustralya’da Futbol

Günümüzde futbol kulüplerinin ülke sınırlarını aşarak dünya çapında marka olma yolunda politikalar izlediğini biliyoruz. Kulüp yönetimleri, global marka değerini sportif başarılarıyla harmanlayarak yüksek sponsorluk ve yayın gelirleri elde etmek istiyorlar. Bu bağlamda Çin başta olmak üzere Japonya, Hindistan, Endonezya, Malezya, Amerika ve birçok ülke büyük kulüplerin radarında. Peki ya kendi başına bir kıta olan Avustralya’da futbol nasıl gidiyor ?

Avustralya, nüfus yapısı açısından İngiliz kökenli vatandaşların yoğunlukta olduğu bir ülkedir. İngilizler 19. yüzyılda Avustralya’ya göç ederken yanlarında futbolu da getirmişler. Kanguruların ülkesi olarak bilinen bu topraklar ilk defa bu şekilde tanışmış futbolla. Hatta ilk futbol kulüplerini de bu yüzyılda kurmuşlar. Biz kendi kulüplerimize eski deyip duralım ama adamlar 1880 yılında, Sydney’in kenar mahallelerinin birinde Wanderers FC diye kulüp kurmuşlar.

Ancak futbol ligi sistemine biraz geç başlayan Avustralya, 1977 yılında Ulusal Futbol Ligi’ni (NFL) başlatıyor ve 2004'e kadar bununla devam ediyor. NFL, yarı profesyonel bir lig olduğundan dolayı 2005'te Hyundai sponsorluğunda Hyundai A-Ligi adıyla 1'i Yeni Zelanda’da olmak üzere 10 takımdan oluşan ve günümüzde de devam eden lig sistemine geçiliyor.

Bu arada Avustralya’da futbol organizasyonlarını yöneten Avustralya Futbol Federasyonu 2006 yılında Okyanusya Konfederasyonu’ndan ayrılarak Asya Futbol Konfederasyonu’na giriyor.

Avustralya futbol ligi düzeninde en üst seviye lig Hyundai A-Ligi’dir. Bir alt seviye ise Kuzey, Güney, Tazmanya, Queensland, Victoria…gibi toplamda 8 bölgeden ve 90 kulüpten oluşan Ulusal Liglerdir.

A Ligi’nde 27 haftalık olağan düzenin sonunda final serisi başlar. Ligin 1. ve 2.’leri yarı finallere kalırken 3, 4, 5, 6 sıralarında olanlar da çeyrek finallere tekabül eden aşamalarda karşılaşırlar. Aşağıdaki görsel final serileri eşleşmelerini açıklıyor.

Final serileri eşleşmeleri

Final serisini kazanan takım şampiyon oluyor ve Asya Şampiyonlar Ligi’ne katılmaya hak kazanıyor. Bu arada son şampiyon Sydney FC :)

A Ligi’ndeki takımlar; Adelaide, Brisbane Roar, Central Coast Mariners, Melbourne City, Melbourne Victory, Newcastle Jets, Perth Glory, Sydney FC, Wellington Phoneix, Western Sydney Wanderers. Bu takımların stadyum kapasiteleri 16,500 ile 83,500 arasında değişiyor. Ayrıca Avustralya Futbol Federasyon(FFA) Başkanı Frank Lowy, 2018–19 sezonu için A-Ligine en az 2 takım daha katarak büyüme planladıklarını açıkladı.

Ligdeki Rekabet ve Derbiler

The Big Blue ( Melbourne Victory v Sydney FC)
The Original Derby (Adelaide United v Melbourne Victory)
F3 Derby ( Central Coast Mariners v Newcastle Jets)
Melbourne Derby (Merbourne City v Melbourne Victory )
Sydney Derby ( Sydney FC v Western Sydney Wanderers)
Distance Derby ( Perth Glory v Wellington Phoenix)

Bu maçlar arasında The Big Blue diğerlerine göre ön plandadır. Sebebi ise Avustralya’nın 2 büyük kentinin karşılaşmasıdır. A-Ligi tamamlandıktan sonra oynanan final serilerinde Büyük Final olarak adlandırılan son maç genelde The Big Blue olur ve çok ilgi çekicidir.

Bu arada Western Sydney Wanderers’ın 2014 yılında Asya Şampiyonlar Ligi’nde, finalde Suudi Arabistan ekibi Al-Hilal’i yenerek şampiyon olduğunu da belirtelim.

Maaş Sınırı (Salary Cap)

Aslında burada takımların kadro sınırlamalarından da bahsetmem gerekiyor ancak detaya girmek istemediğim için; kısaca 3+1 yabancı sınırı olduğunu söyleyelim. Yani takımlar 3 yabancı oyuncu ve ayrıca 1 Asyalı oyuncu oynatabiliyor.

Avustralya’da, hiçbir Avrupa ülkesinde olmayan bir maaş sınırı var. Kulüpler, oyuncuları için belirli bir miktarın altında ve/veya üstünde bir maaş veremiyorlar. Tabii burada, Federasyon tarafından kulüplere 3 oyuncu muafiyet esnekliği de sağlanmış durumda.( Oyuncu muafiyeti bir önceki sene 2'ydi. ) Ayrıca 23 yaşın altındaki ve üstündeki oyuncuların maaş sınırları aynı olmuyor. Çok detaya girmeden biraz bilgi verelim.

Şu an Avustralya’da bir kulüp en fazla 2,650,000 dolar maaş ödeyebiliyor ve bir oyuncunun alabileceği en az miktar 55,715 dolar’dır. Tabi burada oyuncu muafiyetini unutmayalım. Ayrıca 23 yaş altı oyuncuların sınırları daha düşük.

Bu maaş sınırı kulüplerin zarar etmelerini engelliyor, ligdeki rekabeti diri tutuyor, oyuncular arası rekabeti ve dengeyi koruyor. Aslında maaş sınırı yıllardır Amerikan Basketbol Ligi NBA’de uygulanıyormuş. Şahsımın basketbol bilgisi pota, üçlük ve ikilikten ibaret olduğu için, ben ilk defa duydum :) Bu arada NBA’deki maaş sınırı 100,000,000 dolar civarı…

UEFA bildiğimiz gibi 2012–13 sezonundan itibaren Financial Fair Play uygulamasını başlatmıştı. Bu uygulamayla kulüplerin gelir/giderlerini denetleyip, onları kâr elde eden şirketlere dönüştürmek istiyordu. İşte bu noktada UEFA Başkanı Aleksander Ceferin 2017’nin Temmuz ayında, bazı kulüplerin gelirlerinin ve giderlerinin devasa ölçüde arttığına işaret ederek dengeleri bozmamak adına Salary Cap uygulamasının gelebileceğini de söylemişti.

Dünyanın öbür ucunda biraz tur attıktan sonra Türkiye ile ufak bir kıyas yaparak sözlerimizi de burada bitirelim;

Türkiye’de stadyumlardaki seyirci ortalaması son yıllarda 9,000 civarı iken Avustralya’da stadyumlardaki seyirci ortalamasının 13,000 olduğunu da son notlarımıza ekleyelim…
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.