Şamanizm

Şamanizmin ne olduğunu az çok hepimiz biliyoruz. Şamanizm için kısaca, trans halindeki şamanlar vasıtasıyla ruhlar ve insanlar arasında bağ kuran inanç sistemi diyebiliriz.

Zor bir coğrafyada yaşayan atalarımız, gerek sosyal yaşam gerekse doğa ile mücadelelerinde Şamanizm onlara rehberlik etmiştir. Bizler de günlük yaşamımızda hala bu rehberi kullanıyoruz. Şamanizm dediğimizde aklımıza öncelikle Orta Asya gelse de daha çok dünya genelinde görülen temel inanış. Çünkü benzer gelenekleri Güney Amerika ve Kuzey Avrupa’da da görüyoruz. Dinlerden önce insanların doğayı dinleyip, pratik çözümler bulduğu sistemde diyebiliriz.

Loğusalı kadına bağlanan kırmızı çaputtan kedi görünce çektiğimiz saça kadar hepsi Şamanizmin günümüzdeki devamı. Daha önce hiç loğusalı kadınların neden kırmızı kurdele taktıklarını ya da küçükken neden rüyalarınızı suya anlattığınızı düşündünüz mü?

Şaman inancına göre yeni doğum yapan kadını rahat bırakmayan kötü ruhlar için kırmızı çaput takılır. İnanca göre bu kırmızı çaput kötü ruhları kovar. Bu olayın Türkçe karşılığı ise bir hastalık olan ‘’albastı’’dır. Anadolu da ise doğum yapan kadını kırk gün boyunda al bastıdan korumak için yalnız bırakmazlar. Kırk günün sonunda anne bebeği ile kırk uçurmak için bir komşuya ziyarete gider.

Bir diğer gelenekse, özellikle çocuklara, rüyanın suya anlattırılmasıdır. Orta Asya'da anneler o gün çocuklarının gördüğü rüyaları bir nehir kenarında suya bakarak anlattırır ve nehir o rüyayı alır götürür. Bazı kaynaklarda Orta Asyalı insanların bu kadar öz güvenli olmasının bundan kaynaklandığı yazıyor. İnsanlar böylece içlerinde hiçbir şey tutmuyor özgürce anlatıyor. Diğer adetleri sıralamak gerekirse, su dökerek uğurlama, kurşun dökme, nazar boncuğu, dilek çaput ve hatta tüm dillerde ayçiçeğinin karşılığı güneşten üretilmiştir fakat Türkçe’de ayçiçeği denilmesinin nedeni dahi Şamanizmdir. Ayrıca Şamanizm oldukça kadın merkezli bir inanış. Ana tanrıça Umay tüm doğanın ve insanlığın koruyucusu.. Orta Asya’da kadının bu denli değerli olmasının bir başka nedeni Umay..

Ne kadar coğrafi olarak uzaklaşsak da hala atalarımızın geleneklerini devam ettiriyoruz. Bugün insanlarımızın kullandıkları dilden, devam eden geleneklere kadar pek çok şeyi Orta Asya’dan taşıdık. Bugünün gidişatını anlamak için biraz da o eskilere bakmamızın gerekli olduğunu düşünüyorum.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.