Şekiller, Renkler ve Oranlar

Tasarımın olduğu her tartışma şu cümle ile sonlanır; “Renkler ve zevkler tartışılmaz”. Ancak ben bu cümlenin tamamen yanlış anlaşıldığını, dünyadaki mutlak güzelliğin tek olduğunu ve herkes tarafından güzel bulunduğunu düşünüyorum. En azından logo konusunda.

Bana göre insanların farklı zevkleri ve beğenileri yok. Hepsinin güzellik anlayışı tamamen aynı. Sadece ne istedikleri hakkında bir fikirleri yok.

Bunu insanlara ilk söylediğimde hemen benden kanıt göstermemi ya da bir anda düşüncelerini değiştirebilecek bir sihir yapmamı bekliyorlar. Ne yazık ki bu zamanla öğrenilebilecek bir algı ama yine de elimden geldiğince örneklerle açıklamaya çalışacağım.

Logo, sadece şekil, yazı ve renklerden oluşur. Yazı da bir çeşit şekiller topluluğu olduğu için şekil alanına dahil ediyoruz. Yani, logo; şekil ve renklerin yerleştirilmesidir. Bu şekil ve renklerin belirli boyut ve oranlar ile gözümüze hoş gelecek biçimde yerleştirilmesine de “tasarım” deniyor.

Peki, tasarım neye göre gözümüze hoş geliyor? Bunu belirleyen temel etkenler nedir?

1- Şekil: Anlatılmak istenen temel olgudur. Üzerine Renk ve Oran eklenince bütünlük kazanır. Örneğin, Ferrari’nin logosundaki at. Tek başına kullanıldığında bir şekildir. Bir at şekli. Ancak renk ve oran eklenince Ferrari’nin logosu olur.

2- Renk: Her renk her insana kullanıldığı şekille birlikte aynı şeyi hissettirir. Şekle bir hissiyat yükler ve karakter katar. Starbucks’ın yeşili, Facebook’un laciverti, Google’ın renkleri gibi.

3- Oran: En büyük etkiyi yaratır ve diğer iki etkenin göze hoş gelmesini sağlar. Oranlama, göze en hoş gelen şekil boyutlarının ve kıvrımlarının belirlenmesidir.

Örneğin, National Geographic, logo olarak dikey duran bir dikdörtgen seçmiş. Ancak o herhangi bir dikdörtgen değil. Onun bir oranı var. Gördüğünüz üzere “a” ve “b” olarak iki çizgi belirlenmiş. Altın oran, Fibonacci Dizisi’ne dayanmaktadır. Bu diziye göre bir nesnenin, bir büyüğü olan nesneye oranı 1,618… olmak zorundadır. Burada “a”nın uzunluğu 1 birim ise “b”nin uzunluğu 1,618… birim olmak zorundadır. Sonsuz bir rakam olduğu için genelde 1,62 birim alınır.

Gelin bunların hepsine Apple’ın logosu ile bir örnek verelim.

Apple Logo

Apple’ın logosu bir elmadır. Elma burada şekildir. Şekil, her zaman yapılan işi özetlemek zorunda değil. Şekil, sadece bir akılda kalıcılık yaratmak için de konusunun dışında kullanılabilir. Evet, Apple elma üretmiyor. Elmayı sadece akılda kalıcı bir şekil olarak kullanıyor.

Gelelim renk konusuna. Biliyorsunuz ki birçok rengin kendince anlamları var. Beyazın temizliği, saflığı, hijyeni, yeşilin doğayı, doğallığı, sarının sıcaklığı, eğlenceyi, mavinin ciddiyeti, güveni simgelediği gibi. Bu konuda örnekleri arttırmak ve şekilleri kullanarak renklere anlam yüklemek de mümkün. Örneğin bir restoran logosunda kırmızı kullanırsa bu yemeği, iştahı, pişirmeyi, bir haber kanalı logosunda kırmızı kullanırsa bu aciliyeti, dikkati, ciddiyeti simgeleyebilir. Apple burada sadeliği, soğukkanlılığı ve üst düzeyliği korumak için koyu gri kullanmış. Siyah, beyaz ve gri aslında nötr, yani hiçbir anlam ifade etmeyen renklerdir. Kullanıldığı şekle göre anlam kazanırlar.

Oran bir tür son dokunuştur. Logoya en son uygulanır ve bütün güzelliği o tamamlar. Grafik tasarımda çok çeşitli oranlar vardır. Çemberler ve boyutsal farklılıklar için Altın Oran kullanılır. Bunun dışında kare oranı, üçgen oranı ve farklı matematiksel işlemlerle elde edilen ama fazla kullanılmayan oranlar da vardır. Altın Oran, göze en iyi oturduğu düşünüldüğü için açık ara farkla en çok kullanılan oranlama biçimidir.

Apple, logosunda bu oranı kullanarak şekil ve renk yerleşimi tamamlayarak logosunu oluşturur.

Apple Altın Oranı

Apple’ın logosunu beğenmemizin en temel nedeni bu orandır. Şimdi bir de bu oran olmadan önce ve olduktan sonra nasıl bir etki bırakıyor, bir örnekle açıklayalım. Twitter’ın bir önceki ve şu anki logosu buna çok iyi bir örnek.

Twitter Eski ve Yeni Logosu

Hangisinin göze daha hoş geldiğini tartışmaya gerek yok. Sebebi de elbette Altın Oran. Bu oranlama sayesinde daha iyi hizalanmış çizgiler gözümüze oturuyor ve dolayısıyla beğeniyoruz.

Peki, neden bazı insanlar bazı şeyleri beğenirken, diğerleri beğenmiyor? Bunun sebebi ne istediğini bilmekten geçiyor. İnsanların çoğu neye ihtiyaçları olduğunu ya da ne düşündüklerini bilmiyor. Henüz ne istediğine karar vermemiş ve konuyu tamamen size bırakmış bir müşterinize bir tasarım yapmaya çalışın, zorlanacaksınız. Ancak size belirli bir iş emri verip ne istediğini anlatan bir müşterinize bir tasarım yapmaya çalışın, kolay olacak.

Peki, neden bazı insanlar çok kötü tasarımları bile beğenebiliyor? Bunun en büyük sebebi ise kararsızlıklarının dışında daha önce daha iyi bir seçenek ile karşılaşmış olmamaları. Örneğin, Paypal’ın eski logosunu çok beğeniyorduk, çünkü henüz yenisini görmemiştik.

Paypal Eski ve Yeni Logo

Bir diğer güzel örnek de Medium’un logosu. Yenisi kullanıma ilk sunulduğunda çok tepki toplamıştı. Bunun sebebi de logoların çok küçük görsel simge olduklarından göze oturması için yeterli sürenin verilmemesi. İnsanlar, söz konusu şekle gözleri alışıncaya kadar tepki gösteriyor, sonra sakinleşip “aslında fena değil” diyorlar. Şimdi ikisini yan yana koyarak bile aradaki farkı anlayabiliyoruz.

Medium Eski ve Yeni Logo

Logolarda kullanılan çeşitli trendler, akımlar, sanatsal dokunuşlar, espriler ve lekeler yine beğenimize etki göstermektedir ancak bu etkilerin hepsi temel düzeyde şekiller, renkler ve oranlar ile alakalıdır.


Türkçe Yayın Sosyal Medya Hesapları

Facebook: https://www.facebook.com/mediumturkiye

Twitter: https://twitter.com/mediumturkiye