Amerika’da Türk Dansı

2005'te ABD’nin en iyi 25 dansçısı arasında gösterilen Nejla Yatkın, modern insanın nasıl hareket ettiğini keşfetmenin peşinde. Yatkın’ın hayali su altında ve uzayda dans etmek.

Bugün Dünya Dans Günü. Ancak Türkiye’de coşkuyla kutlanmıyor. Zira ‘oryantal’i dışarıda bırakırsak, Türk’ün dansla ilişkisi mesafeli. Gerçi bir süredir gündemi dans yarışmaları meşgul ediyor. Ama yine de yeni albüme klip çekmek için ders alan popçular dışında, dansla profesyonel olarak ilgilenenlerin sayısı çok az.

Yatkın dansıyla dünyayı sallıyor ama Türkiye’de varlığından bile haberdar olan az.

Oysa 2005'te ‘Dance Magazine’ dergisi tarafından Amerika’daki en iyi 25 dansçı arasında gösterilen, Maryland-College Park Üniversitesi’nde doçent olarak dersler veren bir dansçımız var. Nejla Y. Yatkın, yıllardır nedense yalnızca Türkiye’de yankı bulmayan çalışmalarıyla dünyayı fethediyor.

Babası devrimciymiş
Yatkın’ın babası gençken Erzincan’dan İstanbul’a taşınmış. Türkiye’deyken bir devrimciymiş. “Benimle bunları konuşmak istemezdi. Türkiye’de ortam karışınca, 1965' te Almanya’ya taşınmışlar” diye anlatıyor.

“Gerçek bir ülkem hiç olmadı”

Almanya’da doğan, Amerika’da yaşayan Türk dansçı, bu ‘çokulusluluk’tan nasıl etkilendiğini şöyle açıklıyor: “Bazen vatanıyla ilgili gurur duygusuna sahip insanları kıskanırım. Benim böyle bir deneyimim olamayacak, çünkü gerçek bir ülkem hiç olmadı. Ama, tarihi ve kültürel deneyimlerim büyük avantaj, hayata ilişkin çok sayıda perspektifim var, sanatım bunların bir yansıması.”
Çocukken Türk halk danslarıyla da ilgilenmiş Nejla Yatkın, ancak büyüdükçe folklordan uzaklaşmış: “Çok güzel ama çok eski bir dans. Ben modern insanın vücudunu nasıl hareket ettirdiğini keşfetmek istedim. Ama koreografilerimde Türk dansından birçok etki var. Bazı hareketlerin genetik kodlarımıza işlediğini ve bizi her zaman etkilediğini düşünüyorum.

Bu röportajı yaptığım 2006'da da dansının yanı sıra koreagraf olarak tanınıyordu. Ancak geçen süre zarfında Yatkın dünyanın en önemli koreograflarından biri oldu.

Yatkın’ın kendi geliştirdiği tekniği var, adı ‘Mozaik’. Dünya kültürlerinin tüm dans tekniklerini bütünleştirmeye, aynı zamanda onları biricik kılan özelliklerini de korumaya çalışıyor. “Dünya küreselleşmenin yeni bir aşamasına giriyor. Bu süreç, bence insan türünün en büyük meydan okuması. Dans, bu büyük süreçte rol oynaması gereken öğelerden biri. Mozaik, dansta iletişimi, birbirini keşfetmeyi ve anlamayı içeren bir düşünce” diyor.

Peki planları var mı? Hem de pek çok: “Sanatımı ve Mozaik’i geliştirmek, yeni prodüksiyonum için Guggenheim bursunu almak, solo dansın yaşamı ve ölümü hakkındaki kitabımı bitirmek, yeni dans teknikleri öğrenmek, bir dans şirketi kurmak, bir gün su altında ve uzayda dans etmek…”

29 Nisan 2006'da Radikal Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

Facebook | Twitter | Instagram | Slack | Kodcular | Editör | Sponsor